şükela:  tümü | bugün
  • sadece "i find my love in portofino" kısmı ingilizce olan italyanca sarkının adı
  • 1959 yili baslarinda portofino, cenova yakinlarinda küçük, siradan ama sevimli bir balikçi köyüdür. sonra bir gün vittorio palentieri diye bir italyan çıkar sahneye. hazindir (midir?), bugün bu adamın sesi isminden çok taninir, hiçbir italyana yakistirmayacagim kadar hüzünlü olan sesi. önce dalgalar vurur kiyiya, sonra ıslik karisir dalgalara, ve vittorio türküsüne baslar:
    i found my love in portofino
    perche nei sogni credo ancor
    lo strano gioco del destino
    a portofino m'ha preso il cuor
    öyle bir patlar ki sarki tüm dünyada, italyanca bilen bilmeyen herkes sözlerini yasin-i serif gibi ezberler, portofino diye inler ortalik.
    bununla kalmaz sarki, ayni zamanda adini aldigi o kiyi köyünü de dünya turizminin gözbebegi haline getirir. zaten o yillar dünyada da savasin yaralarinin artik sarilmaya baslandigi, turizmin yeni yeni patladigi yillardir. ne olur? asiri gelismis bir turizm sehrine dönüsür portofino. portofino olmaktan çikar, bodrum olur. hazindir...
    fakat hakikaten çok güzel, çok hisli sarkidir bu portofino. annenize babaniza portofino deyin, hemen içlenirler, hüzün olurlar.
    (aslinda bir de dalida söyler bu sarkiyi, ki ben açikçasi, vittorio'ya saygim sevgim sonsuzsa da, onu daha çok begenirim)
  • dalidanin sozleri italyanca fransizca ve ingilizce olan ,anilar kasetlerinin birinde kolayca bulabilecegimiz,romantik sarkisi,bu sarkidan bihaber olan anne-baba yoktur,bir donem o veya bu sekilde dinlemislerdir
  • sevdigim, bayildigim bu sarkiyi çevirmek de istiyorum güzel türkçemize, yapabildigim kadar:

    i found my love in portofino (aski portofino'da buldum)
    perchè nei sogni credo ancor (çünkü hala hayallere inaniyorum)
    lo strano gioco del destino (kaderin tuhaf oyunu [bu tamlamayi çok seviyorum])
    a portofino m'ha preso il cuor (portofino'da kalbimi aldi)
    nel dolce incanto del mattino (sabahin tatli büyüsünde [bu tamlamayi da seviyorum, evet banalim])
    il mare ti ha portato a me (deniz seni bana getirdi)
    socchiudo gli occhi (gözlerimi hafifçe kapiyorum)
    e a me vicino (ve yanimda portofino'da)
    a portofino
    rivedo te (seni yeniden görüyorum)

    ricordo un angolo di cielo
    dove ti stavo ad aspettar (seni beklemekte oldugum gökyüzünün bir kösesini hatirliyorum)
    ricordo il volto tanto amato (o kadar sevdigim yüzünü hatirliyorum)
    e la tua bocca da baciar (ve öpülesi dudaklarini)

    i found my love in portofino (aski portofino'da buldum)
    quei baci più non scorderò (o öpücükleri bir daha asla unutmayacagim)
    non è più triste il mio cammino (yolum artik hüzünlü degil)
    a portofino i found my love (portofino'da aski buldum)

    burdan sonrasi ancak dalida'nin sarkisinda bulunan fransizca sözlerdir, ki konu asktan birdenbire evlilige, gökyüzü köselerinden nikah masasina, dalgali sahillerden dag evlerine kaymaktadir:

    il y avait à portofino
    un vieux clocher qui s'ennuyait
    de ne sonner que les matines
    quand portofino
    se réveillait

    (bir zamanlar portofino'da sadece sabahlari, çanini sadece sabahlari, portofino uyanirken çalabildigi için cani sikilan yasli bir çanci vardi)

    mais après cette nuit divine (ama o ilahi geceden sonra)
    on l'entendit sonner un jour (gündüz vakti çan çalarken duydular onu)
    même jusqu'aux villes voisines
    de portofino
    pour notre amour
    (bizim askimiz için çaliyordu, portofino'nun komsu köylerinde bile duyulan o çani)

    je vois le marié qui m'emporte
    vers le petit chalet de bois (beni küçük ahsap dag evine goturen kocami goruyorum)
    dont il me fait franchir la porte
    en me portant entre ses bras (beni kollarinda tasiyarak esikten atlatan kocami)

    a chaque fois qu'à portofino
    le vieux clocher sonne là-haut
    il chante notre mariage
    vers les nuages
    a portofino

    (orda portofino'da ne zaman yasli çanci çanini çalsa bizim evliligimizi bulutlara dogru haykirir, portofino'da)

    i found my love
    i found my love

    bu arada portofino "son liman" gibi bir anlama gelmektedir, ki bu da hos gelmektedir bana.
  • hursid yenigun(ya da yedigun bilemiyecem) in bir toplama kasedinde ilk duyup bir donem eglence konsuu yaptigimiz sarkidir.
    zira ay fayn may lav in portofiiino denildikten sonra agizla dalga sesi yapilir "fosssssss" diye.
    sahilda dalganin sahile vurma ritmine uydurularak da soylenebilir.
  • gayet basarili ve kaliteli kuba purosu...
    kendisini tanıma sansini yakaladigim olay ecnebi bir memlekette luks sinif bir restoranda gecmektedir, ana yemek yeni bitmis masadaki bes kisinin suuru alkol sebebiyle yari acik yari kapali vaziyettedir. aralarindan biri:
    bakin bu portofino cok guzel bisi bundan istiyelim tatli olarak mealinde bisiler geveler.
    teklif kabul gorur
    garson elinde bir tepsiyle gelir tepside tabak veya benzeri bir nesne dolayisiyla tatli falan yoktur, ancak tatli niyetine bes adet metal tup masadakilerin onune dizilir...
    iste o tuplerin icinde portofino vardir. keyifle tutturulur
  • 1960`lardan bir esinti geliyor $imdi kulaklarimiza ,
    italyanin sahil kasabalarindan portofino da gecen bir a$k masalini fisildiyor $arki bizlere, soyleyeni hatirlamasak da 50 ya$ ve uzeri insanlar uzerinde unutulmaz etkiler birakmi$ bir melodi bu.
    sevgili ile dans, unutulmaz anlar ve benzeri aci $eyleri cagri$tirsa da hala ba$inda duyulan o dalgalarin sesi insani alip goturuverir. gelmi$ gecmi$ en en duygulu melodilerden.
    cukulata renkli cheja...
  • şarkının ismi portofinodur pek çok kişi tarafından yorumlanmış olmakla beraber en makbul yorumu vittorio paltrinieri nin yorumudur...
  • bir akşam* "petkim lokalinde yemek yiyelim" dendiğinde akla gelebilcek tek şarkı, şarkıların anıları oluşturduğuna dair belirgin bir örnek.