şükela:  tümü | bugün
  • yumurtayı direkt olarak kaynar suyun içine kırmak suretiyle pişirilen yumurtaymış bu. 7 yıllık yurt hayatımın yeni tatlar aramaya itmesiyle rastladım; şimdi deniycem. püf noktası falan bilen varsa mesaj kutumu yeşillendirebilir.

    edit: bu yaşıma kadar çılbırı hiç duymamışım ya lan. vay amk.
  • (bkz: çılbır)
  • (bkz: poached egg)

    keyifli haftasonlarının vazgeçilmezi.. hem basit hem süper leziz!

    tarifi veriyorum not edin gençler:

    -suyu ufak bir tencerede kaynatın, içine tuz ve biraz sirke (1 yemek kaşığı sirke yeterli) ekliyoruz.
    - yumurtamızı (her defasında 1 yumurta ile yapın) bir kaseye kırıyoruz, sarısı dağılmamalı.
    - su iyice kanayınca ocağın altını biraz kısıyoruz ve bir kaşıkla suyu karıştırıyoruz. ufak bir girdap oluşturunca kasedeki yumurtayı girdabın tam ortasından tek seferde hızlıca döküyoruz ve hiç ellemiyoruz!
    - 3 dakika bekliyoruz. 3 dakika sarısı akan harika bir poşe yumurta yapmak için ideal bir süre.
    - yumurtayı bir kevgirle (delikli kepçe) ile alıp hemen bir peçeteye koyuyoruz ve suyu emmesini sağlıyoruz sonra güzelce sarısının etrafına beyazı dolanacak şekilde tabağımıza yerleştiriyoruz.

    afiyet olsun ;)
  • yıllardır, hatta yüzyıllardır yediğimiz çılbırın adı poşe yumurta* olmuş.
    sanırım böyle daha ingiliz oluyor, ondan.
  • yıllar önce yumurta yemekten tiksinmiş ve çok az miktarda, sadece kaliteli protein alma maksatlı tüketen biri olarak arada kendime yaptığım küçük sürpriz. üstüne iri deniz tuzu ve değirmen karabiber ile yumurtayı baya çekilir kılıyor.

    sevgilinize falan da yapın, havalı olur, şukuları toplatır.
  • hızlı kahvaltı için yaptığım yumurta.

    ben bir kaseye azıcık derince olacak su koyup(soğuk) içine kırıyorum sonrada mikrodalgada 2 dakika pişiriyorum 700 watt gücünde.

    bir arkadaşıma bunu anlattım daha küçük kasede yapmayı deneyince yumurta mikrodalgada patlamış. derin kase olacak patlarsa karışmam.
  • poşe yumurtayı,

    sarımsaklı yoğurt, yağ ve kırmızı biberle servis ederseniz çılbır;

    iki parça muffin arasında bacon (domuz jambonu--normal jambon da olur), hollandaise sos ile servis ederseniz egg benedict (ilk defa bu çeşit yemeği bulan lemuel benedict'e ithafen);

    yine iki parça muffin arasında bu sefer jambon yerine tütsülenmiş somon ile servis ederseniz egg royale (tercihen üstüne kırmızı veya siyah havyar ve frenk soğanı eklenebilir);

    yine iki parça muffin arasında ama bu sefer bacon veya somon yerine sotelenmiş ıspanak ve hollandaise sos ile servis yaparsanız egg florentine (menşei floransa); şeklinde adlandırılır.

    (hollandaise sos: yumurta sarısı, sıvı yağ, su ve limon suyunun iyice çırpılarak kıvamlandırılmış fransa ve hollanda menşeili bir sos).

    muffin yoksa iki parça kabarık kızarmış ekmek de aynı işi görecektir. üstte poşe yumurtanın nasıl yapılması gerektiği güzelce yazılmış. işin püf noktası dağılmayı önlemek için pişirilecek suda muhakkak sirke (veya birkaç damla limon) olması, yumurtayı kırmadan önce suyu karıştırıp girdap haline getirmek ve yumurtayı bu girdabın içine kırmak (yumurtayı dağıtmadan toplu halde pişmesi için) ve aşırı pişirmeden dikkatlice sudan almak.

    afiyet olsun.
  • bildiğimiz sahanda yumurtanın; kızgın yağ yerine kaynar su ile yapılan ecnebi versiyonu.

    aynı zamanda "deplasmanda yumurta" olarak da adlandırılabilir.
  • kabuksuz, beyazı tam pişmiş, sarısı da akışkan kivamdaki yumurta. rafadan yumurtayı seven bunu da sever. yumurtayı kaynar suya kırmadan önce iyice bir girdap oluşturun tencerenin içinde. sonra, o kırdığınız yumurta döne döne top haline gelecek girdabın içinde, sonrada alti delikli bir kepçe ile dikkatli bir şekilde çıkartın tencereden...
    hatta pazar kahvaltıları için biraz günaha girmeyi göze alıyorsanız, poşe yumurtayı sarımsak+süt+ bayat ekmek+yumurta beyazı karışımına bulayıp kizartabilirsiniz. yanında bir de demli çay... ohhh... afiyet olsun.
  • pratik şekilde pişirmek için suya bir miktar sirke katmak gereken yumurta türevi.