şükela:  tümü | bugün
  • nükleer apokaliptik* korkuların 1960'larda* zirve yapması, ve bu dönemde üretilen fütürizmin modernizm öncesi retro kimlikte** olmasından dolayıdır.
  • tam olarak fallout konseptindeki gibidir.
  • gelip burada iki tane bilmediği kelime görüp fularlı espri yapan tipleri ortaya çıkaran başlık.

    bahsi geçen filmler gelecekte geçtiği için retrofütüristik ögelerin bulunması gayet normaldir. zaten retrofütirizm kelime anlamıyla geçmişin gelecek hakkındaki tahminidir.
  • yani diyor ki ortalık toz duman üstün başın yırtık yiyecek ekmek yok ama lazer silahı portal kapısıyla oynuyorsun. nasıl bir imkansızlıktır bu? lazeri yapan teknoloji bir zahmet ortamı düzeltsin.
  • (bkz: cyberpunk)
  • izleyicide yoğun bir duygusal etki bırakmak için izlenen klasik bir strateji.

    insan beyni eskileri, eskilerin yaşandığı zamandan daha güzel anımsamaya eğilimlidir. romalılar buna "memoria praeteritorum bonorum" derlermiş.

    nostalji duygusu, toz pembe retrospeksiyondur, bilişsel bir önyargıdır. insanın gerçeklik görüşünü bozar, lakin bireyin kendisine duyduğu saygıyı artırır ve psikolojik olarak faydalıdır. geçmişe duyulan bu özlem, evrimin insanoğluna miras bıraktığı bir tür psikolojik kalkandır.

    post apokaliptik filmler hayatta kalma mücadelesini işlerler, yani canlıların en temel dürtüsünü. bu tür filmlerde görülen depresif fütürizm, izleyiciye yabancılık, güvensizlik duygusunu verir. böylelikle nostaljinin zıttı bir etki yaratır.

    nasıl sıcak ve akışkan çikolatalı sufleler ve buz gibi dondurmalar aynı tabakta servis edildiklerinde, ağızda etkileyici bir tat bırakıyorlarsa; post apokaliptik filmlerdeki retrofütürizm de aynı şeyin insan beynine yapılışıdır. yıkık dökük bir metropolde, tek başına swing diyen biri, izleyiciye kolay yoldan duygusal kargaşa yaşatır; film endüstrisi de haliyle bayılır buna.
  • çoğunuzun gayet iyi bildiği terimleri içeren bir cümledir.

    fakat iste maksat espri yapmak olunca, fular esprileri gırla gidiyor. hadi diyelim google'a yazmadık. kelimeyi inceleyelim;

    retro ve futurism. yani retro öğeler içeren gelecek veya alternatif evren tasviridir. bunun fularlılıkla veya havalılıkla bir alakası olduğunu düşünmüyorum. fakat bazen mesele öyle bir noktaya geliyo ki, otoriter çoğunluğun alaycı davranışlari arasında, ciddi ciddi yazanların entryleri kayboluo gidiyor.

    mesela bir filmde uçan klasik otomobilgörürseniz bu bir çeşit retrofuturism örneğidir. klasik otomobil retrodur, otomobilin uçması da futuristiktir.

    umarım açıklayabilmişimdir.
  • the road‘u izlememiş bireyin beyanatıdır.