şükela:  tümü | bugün
  • arka kapağında şu cümleler yazan kitap:

    "sevgili dost!

    bu sabah kuş sesleriyle uyandım. ne güzel değil mi? hayır, güzel değil! açık penceremden ok gibi dalıp yastığıma saplanan karga sesleriydi.

    kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum. bu, karganın da bir kuş türü olduğunu bilmeyişinden değil, karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşten mahrum oluşundan elbette. yüzümü yıkarken acaba diyordum; acaba türümüzün en önemli özelliklerini taşıyor muyuz? hareketlerimiz ve sözlerimiz nerelere saplanıyor? acaba 'insan' denince hatırlanıyor muyuz?"

    döktürmüş resmen
  • hayal dünyasına sürükleyen mızıkadır. başlığı okuduğum saniye içinde kafamdan türlü görüntüler geçti. kitap olduğunu anlayınca ise yıkıldım. okuyunca toparlarım belki..
  • kitap bitince insan bir "polyana" oluyor sanki.ayrıca sonbaharın ınsan yerıne konması,onunla konusulması kitabı muhteşem yapmış.
  • bir arkadaşımın tavsiyesiyle tadına bakma şansı bulduğum, tümünü okumama rağmen hala sadece tadını alabildiğim bir kitaptır. kitabın tamamına hükmedebilecek bir konu bütünlüğü aramak suretiyle ilk bir kaç mektubu telef ettiğimi ve tekrar okumak zorunda hissettiğimi söylemeliyim. her mektubu ayrı bir aforizma gözüyle süzdüm. sevgili dost hitaplarının (bence) haddinden fazla tekrarlanması kitabı bir süre sonra bu hitapların okunmaması şeklinde bir reaksiyona maruz bırakıyor.

    kitabın sadece 166 sayfa olması önce onun alelade bir kitap olduğu varsayımını içimde uyandırmış olmasına karşın okuduktan sonra 166 sayfada adeta kitapların anlatıldığı hissine kavuşturmuştur beni. şiir gibi kitaptır.
  • e-kitap formatında yazarın kendi web sayfasında ücretsiz olarak okunabilecek güzel eser.

    http://www.aliural.com/posta_kutusu.htm
  • unutulan bir mektubun kefaretidir... sevgili dost der, der de daha bir sarıp sarmalar bu eşsiz ali ural kitabı. "sevgili dost, ellerini uzat." işte aynen böyle, bilmeden,farkında olmaksızın uzatıverirsiniz ellerinizi ...
    "sevgili dost, sen mektubunu posta kutusuna atamadın ama, birileri havai fişekleri her gece gökyüzüne atıyor. her gece evin balkonuna dökülen bu renk küllerine bakıyor ve kibritçi kız gibi hayallere dalıyorum..."
  • insana sevilene mektup gönderme isteği veren eser.

    "sevgili dost,

    her defasında bu iki kelimeyle başlıyorum mektubuma. çünkü bu iki kelimeden her biri, gücünü diğerinden alıyor. sevgili olunmadan dost, dost olunmadan sevgili olunmuyor. eğer bir ruh beraberliğiyse dostluk, iki ruhu bir kılan nedir? nedir bileşik kaplardaki su seviyesinin sırrı? demek, 'dost insanın bir ikinci kendisidir.'* demek, 'sevgi hiç ayırt etmez; sevenle sevilen aynı şeydir.'*

    - kim o?

    - senim!

    böyle bir diyalogda kapının varlığından kim söz edebilir?"

    "birçok filozofun sevgiyi, sevilenin gelişiminden duyulan 'haz' olarak algılaması bize yardımcı olabilir mi? bu gelişimin faydacılıktan çok feragatle mümkün olacağını düşünmek bir anahtar verebilir mi elimize? anahtar varsa, kapının arkasında ya da önünde olmanın ne önemi var!"
  • okur okumaz arkadaşlarıma kitap hediye etmek istediğimde hangi kitabı hediye edeceğimin cevabı olmuştur. şimdiden üç sevgili dost'a hediye ettim. içinde benden bir şeyler var o mektupların...
  • beklediğimin çok ötesinde çıkan, bana montaigne'nin denemeler'ini hatırlatan leziz kitap. ali ural'ın farklı yazarların aforizmalarını yazılarının içinde alıntı olarak kullanmasını beğendim. kendisi de gayet edebi yazıyor.
  • deneme türünü sevdiren , hiç bitmesin dedirten muhteşem bi kitap. geçen yıl okumama rağmen hâlâ etkisindeyim. kitap okumayı seven herkese öneririm. böyle bize okulda gösterilen sıkıcı denemeler gibi değil, okudukça daha da okuyası geliyor insanın, en yakın zamanda ali ural ın diğer kitaplarını da alıcam inşallah