şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: http://www.postcrossing.com/) adresine faaliyet gösteren, şimdiye dek 150bin adet kartın sahiplerine ulaştığını söyleyen posta kartı değişim sistemi. ekşi duyuru'da netizen konuyla alakalı şöyle demiş:

    --
    kartpostal göndermeyi ve almayı sevenler postcrossing.com'a bir uğrasın. üye olduğunuzda sistem size yabancı bir ülkeden üyenin adresini veriyor. sizin kartpostal o üyeye ulaştığında sistemin size verdiği ve kartpostalın üzerine yazdığınız kodu sisteme giriyor ve kartpostalı göndermiş oluyorsunuz. ardından sistem sizi kartpostal gönderilecekler sırasına alıyor. kartpostal göndermek isteyen üye sizin adresi alıyor ve bir gün bakıyorsunuz kapınızda tanımadığınız yabancı bir kişiden kartpostal gelmiş! hemen kartpostal ile gelen kodu siteye giriyorsunuz ve o kişi kartpostalının size ulaştığını öğrenmiş oluyor. daha ince ayrıntıları da siz girip öğrenin. kartpostalsevenler bağımlısı olacak. ha bir de üye olurken hotmail hesabınızı verecekseniz dikkat edin, hotmail siteden gelen mailleri spam olarak algılıyormuş.
    --

    genel itibariyle güvenilir ve işe yarar görünüyor. adreslerin kötü amaçlı kullanımını önlemek amacıyla aynı anda en fazla beş kişiye posta kartı gönderilebilmesi, ev/iş adresinizin hiç bir şekilde web uzerinde yayınlanmayışı artı puan hanesine yazılıyor. denemeye değer, ilginc bir fikir.
  • ilk çıktığı zamanlar üyeydim buraya.* türkiye'den 3-5 kişi vardı daha. birkaç sene önce de bıraktım. nedeni için okumaya devam:

    tee lisedeyken üye oldum buraya. o zamanlarda da kartpostal atmayı, arkadaşlarımla mektuplaşmayı severdim. ancak önümde çok büyük bir sorun vardı: kartpostal bulmak! kırtasiyelerde en fazla simli ayıcık ya da gökhan özen kartpostalları bulabiliyordum. bu uğurda şehrin sırf kartpostal satılan dükkanlarını araştırdım, buldum. uzun mesafeler katederek gittim dükkanlara. tozlu kartpostal çeşitleri arasından vasat olmayan ne varsa aldım. ancak ne kadar güzel kartpostallar bulursam bulayım, yurtdışından gelen en dandik kart bile benim tozlu kartlarımdan güzeldi.

    birkaç hafta sonra postcrossing'in forumuna üye oldum. artık kartpostal yetmedi, millete ıvır zıvır göndermeye başladım. şeker, çikolata, incik boncuk, hediyelik eşya vs.. ne ararsan. haftada 2-3 kez gittiğim postanenin çalışanlarıyla da bu yüzden kavga ettik. binbir özenle hazırladığım hediye zarflarımın içinde ne var diye ille bakmak istiyorlardı. zaten yüksek posta ücretleri yüzünden istediğim kadar hediye de gönderemiyordum. elalem bana koccca bi zarf dolusu binbir çeşit çikolata gönderirken, ben onlara karşılık olarak 2-3 tane dandik çikolata gönderebiliyordum.

    postcrossing forumunda sadece hediye değişimi yapılmıyordu elbette. aklınıza gelebilecek her türlü kartpostal değişimi için topic'ler vardı. en ilginci sanırım nudity temalı olanlardı. nudity temalı kart gönderecek olanlara, kartı zarfta göndermelerini rica ederdim utana sıkıla.

    forumun bir adabı vardı. karşı tarafın kartpostalı ya da hediyesi size ulaştığında u2u atardınız. öyle ki, günde onlarca u2u alıp göndermişliğim vardı.

    postcrossing'le uğraştığım birkaç ay boyunca, onlarca muhteşem kartpostalım, dünyanın dört bir yanından gelen şahane hediyelerim oldu. postacılarla arkadaş oldum, günde 32 tane kartpostal getirdikleri oldu! kimi küçük postanelerde kartpostalları göndermek istediğimde oradaki memur "bu ne?" dedi, sinirden bağırıp çağırdım.

    sonra baktım forumdan hediye veya kartpostal değiş tokuşu yapmak çok pahalıya geliyor, ben de sadece official kartpostal gönderip alayım dedim. bir süre sonra, taşındığım yeni şehirde kartpostallarımın çoğu kaybolunca onu da bıraktım.

    bırakmadan önce, türkiye'de en çok kartpostal gönderip alanlar listesinde ilk 5'te miydim neydim. forumdan çok güzel insanlar tanıdım- ki onlar da eskisi kadar takılmıyor postcrossing'de.
    ben bırakmak zorunda kaldım; ama herkese üye olmasını tavsiye ettiğim çok süper bir oluşum burası. her gün posta kutusunu kontrol etmek, acaba kartpostalım nerden geldi diye merak etmek inanılmaz bir heyecan.

    özetle: bu şahane oluşumu bırakmamın en büyük nedeni, ülkemizin kartpostal sektörünün kısırlığıdır. utanıyorum ulan o iğrenç, biçimsiz kartları göndermekten!
  • kart gönderikten sonra beklemenin ve eve gelen kartı alıp posta kutusu önünde sekerek zıplamanın yarattığı keyif ve heyecan ile üyelerine sonsuz mutluluklar vaadeden oluşum.ingilizce biliyor olmak, posta kartı alacak ve gönderecek kadar para sahibi olmak ve üşenmemek yeterli. bir de posta kartlarını pulla gönderirseniz elbette çok daha makbule geçiyor ama bizim postahanelerde pulla gönderebilir miyim dediğinizde o görevli kızın size bir bakışı var ki, dillere destan.sanki küfretmişsiniz gibi bir muamele görüp, ama pulla göndermek daha güzel falan deseniz de bir şey değişmiyor.
    posta kartı göndermek 75 kuruş bu arada, kartlar da 50 kuruşa falan bulunabiliyor kırtasiyelerde. kullanıcılar genelde gönderenin, kendi ülkesine dair bir şeyler göndermesini seviyorlar, yani istanbul kartları bu durumda gayet güzel bir seçim. kadıköy nezih kitabevinde gayet güzel istanbul kartpostalları var bu arada, meraklıları için.(biraz reklam gibi oldu ama)
    bir de bu kartpostalları daha sonrasında flirck'e yükeyip, oradan da gönderilmiş diğer kartlara bakmak, keyfi uzatmanın en güzel yolu.
    tavsiye etmekten keyif duyarım.
  • bir arkadasimin tavsiyesi üzerine hemen üye oldugum site. uzun zamandir hiç bir sey beni bu kadar heyecanlandirmamisti.
    deli gibi seviniyorum simdi, dünyanin dört bir yanina kart atacagim ve dünyanin dört bir yanindan kart alacagim diye. sirf iyi niyetli bir kaç kelime söylemek için bireleri özene bezene kart postal seçip, ona pul yapistirip yollayacak. biraz naifçe ve çocuksu gelebilir ama bu beni inanilmaz mutlu ediyor.

    ılk kartimi rusya'da bir kiza yolliyacagim. hadi bakalim *
  • gördüğüm en iyi niyetli oluşumlardan biri; taa ebesinin şeyindeki insanlarla birbirimize iyi dilekler gönderiyoruz aylardır.
  • 3 aydır üyeyim, toplamda 11 kartım karşı tarafa ulaşmış, hala tek bir kart bile alamadım.

    "kanka bana hiç kart gelmedi, ne iş?" diye mesaj attım, yetkililerden bir dönüş de olmadı. adresimde problem yok, zira aynı adrese ingiltere'den gönderilen kartlar sorunsuz ulaşıyor. bana neden postcrossingten kart gelmiyor bir fikri olanlar yeşillendirse nasıl mutlu olurdum.

    edit: az önce 9 kart birden geldi. sanırım bizim posta sistemi ile alakalı bir durum. lav yu postcrossing.
  • yüzüncü posta kartıma az kalan site. çok güzel bir fikirle ortaya çıktı ve özellikle finlandiya, almanya, rusya, abd, tayvan, belarus gibi ülkelerde çok popüler. ancak türkiye'de ücretler biraz pahalı. yine de her ay başında posta kartı göndermek, sonra bana gelmelerini beklemek otuz dokuz yaşımda beni çocuk gibi heyecanlandırıyor. ;)
  • çok sevdiğim olay. bunun yüzünden beş aydır posta kutusunun yanında uyuyorum yeni kart gelecek diye. hele profilimi okuyup, sevdiğim şeylerle ilgili kart gönderdiklerinde heyecandan bayılıyorum sözlük. tek derdim sürekli aynı ülkelere kart gönderiyorum ve aynı ülkelerden kart alıyorum. bıktım arkadaş almanya, rusya, amerika üçlemesinden. gönül istiyor izlanda olsun, kanada olsun ne bileyim arjantin olsun, bir singapur falan olsun ama yok. random anlayışına yumurta kırayım postcrossing.
  • ilginç bir proje. size hiç bilmediğiniz bir yerden hiç tanımadığınız birinin adresini veriyor, siz de kartpostal yolluyorsunuz. kartpostal ulaştığında siteye kaydediliyor, "evet, bu kartpostalı harbiden aldım" diye, o an size de bir kartpostal yollanmasına hak kazanıyorsunuz, ve yine hiç bilmediğiniz bir yerden hiç tanımadığınız başka birine sizin adresiniz veriliyor. siz de kartpostal elinize ulaştığında siteye kaydediyorsunuz ki, size kart yollayan kişiye bambaşka birileri kart yollasın. sistem böyle ilerliyor, bir nevi şişeye konup denize bırakılmış mesajın modern versiyonu gibi — hiç bilmediğiniz, görmediğiniz ve bir kartpostal yollamış olmaktan başka yollarınızın hiç kesişmediği/kesişmeyeceği birine mesaj yolluyorsunuz.

    yalnız siteyle ilgili beni rahatsız eden bir şey var: etraf mutluluktan yıkılıyor! "kartpostallarla mutlu ettiğimiz insan sayısı", "posta kutunuzun mutlu olduğu günler", "mutlu kartpostallaşmalar" ("happy postcrossing") gibi deyim/istatistikler gırla. oldum olası hazzetmem zaten böyle mutluluktan/sevgiden yıkılan ortamlardan — "hayvanseverler derneği" örneğinde olduğu gibi, sanki hayvan haklarını savunmak için geyiklerle, ayılarla dudak dudağa olma gibi bir zorunluluğum varmış gibi. "mutlu olacaksın, kartpostalı alınca mutlu olacaksın". ne bu yahu?

    gerçi şöyle birşey de var, bu site kanalıyla iki kart aldım (işin ilginci ikisi de aynı gün yollanmış, bana aynı gün ulaştı ve birbirine komşu iki slav ülkesinden geldi — beyaz rusya ve rusya. bugüne kadar bu site üzerinden gönderdiğim tek kart da başka bir komşu slav ülkesine gitmişti — polonya). kartları elime alıp yazılanları okumaya başlayınca istemsizce tebessüm ederken yakaladım kendimi. ama gene de hazzetmiyorum işte "mutluluk" kelimesinin b*kunun çıkarıldığı ortamlardan.

    bir de istatistiklere göre en çok üyenin olduğu, en çok kart gönderen ve alan ülke finlandiya'ymış, tüm dünya posta kurumları heriflere çalışıyor sanki. hatırlar mısınız bilmem, zamanında iys adlı bir mektup arkadaşı ayarlama şirketi vardı, o da finlandiya merkezliydi. herhalde o kadar sıkıcı hayatlar yaşıyor ki bu insanlar (intihar oranları da bir fikir verir bu konuda sanırım), böyle mektup arkadaşıydı, uzaklardan gelen kartpostaldı, bu tip şeylerle oyalanmaya çalışıyorlar.
  • üye sayısı ile ilgili yeni bir istatistik yayımlamış olan kartpostal paylaşım sitesi.
    http://bit.ly/postcstats

    100.000 kişiye kaç postcrossing üyesi düştüğünü hesaplamışlar.
    finlandiya'daki her 100 bin kişiden 220'si bu siteye üyeymiş.
    estonya 138, litvanya 124, hollanda 75 diye gidiyor.
    türkiye mi? 100 bin kişide 3 kişi.
    çünkü sen üye olmadın hala!