şükela:  tümü | bugün
  • ing: postpartum blues
  • genelde tüm acısı lohusa kadının kocasından çıkar
  • (bkz: albiz)
  • annelerin doğumdan sonra girdikleri depresyon türüne verilen isimdir. kısa adı ppd olarak geçer tıpta. görülen 3 türü vardır.

    1. baby blues
    2. postpartum depression
    3. postpartum psychosis
  • genellikle dogumdan sonraki üç ay içinde, bazen de doğumdan sonraki ilk yili takiben ortaya çikan durum. her ne kadar "dogum sonu" dense de dogum öncesi ve sirasinda da ortaya çikabilmekte aynı zamanda. hasta, depresyonun tipik belirtileri olan üzüntü, moralsizlik, kendine güvende azalma, kötümserlik, aglama sikayetlerinden yakınır. tablo ağırlaşmadan müdahele edilmesi önerilir.
  • minik bebeğinizi kucağınıza almak için 9 ay beklediniz. uzun ve bitmek bilmeyen hamilelik sürecinde hep bu anı düşlediniz. bebişiniz doğacak, kucağınıza alacaksınız, kokusunu duyacak, öpmeye kıyamayacaksınız. herşey tam da hayal ettiğiniz gibi oldu. ama sanki hayal edilmeyen bir şeyler var gibi... mutlu olmanız gereken bu günlerde içinizde kötü bir his: sıkılıyorsunuz, ağlamak istiyorsunuz, gözleriniz sık sık doluyor, biri bir şey söylese hüngür hüngür ağlayacaksınız. kendinizi şaşkın ve çaresiz hissediyorsunuz ama neden böyle olduğunu da tahmin edemiyorsunuz. uykusuzluk, bebeği emzirirken meme uçlarında oluşan sızı ve acı, eski gümbür gümbür hayatınıza bir daha asla dönemiyeceğinizi bilmenin verdiği üzüntü......işte tüm bunları hissetmenin verdiği vicdan azabı ve benden anne olur mu endişesi...tum bu duyguların toplamına lohusa bunalımı deniyor....benimkinin geçmesi tam 4 hafta sürdü....
  • annelerin bebeklerine bu dönemde verdikleri zararlardan dolayı yargılanmaları durumunda kendileri için ceza indirimi yapılması sözkonusudur, zira tıbben kadınlar bu döneme girdiklerinde ne yaptıklarını bilemez hale gelmekteymişler.*

    konuyla ilgili tıbbi bilgi ve çözüm önerileri almak isteyenler için:
    (bkz: http://www.gebelik-rehberi.com/…/sonradepresyon.asp)
  • evet o an geldi, bebeğinizi kucağınıza alacaksınız, heyecanla beklenen an geldi ama bir şeyler ters gidiyo... doğum yapmak için hastaneye gidiyorsunuz, kontroller yapılıyor, eş dost arkadaş herkes yanınızda, tamam güzel. başlıyor muhabbet. ben normal doğum yapıcam biz doktorla böyle karar verdik. eee noluyo? biri gidip biri geliyo odaya? en sonunda çıkartıyorlar ağızlarından baklayı. bebek ölüyor. acil sezaryen lazım. hayır kesecekler beni, istemiyorum, ben buna hazırlamadım kendimi. birden ışıkların altındayım, lanet olası acılar, ilk kez ameliyathane görüyorum, kolumdan devasal bir enjektörle beyaz bir sıvıyı kanıma zerk ediyorlar, bayılıyorum....
    uyandığımda her şey bitmiş oluyor, doğumu göremedim, bebeğim hala yok, sağa sola dönemiyorum, tarifsiz bir acı karnımda, beni kestiler..... beni kestiler.....

    malum sendrom bu şekilde başlar. devamı ise şöyledir: dört ay boyunca iki saatte bir viyaklama sesiyle uyanmak, oturur konuma geçip, en az yirmi dakika bebeğimizi beslemek. evet bunu anneden başkası yapamıyor. her gece saat 11'de başlayıp 2'de biten gaz krizleri, ekstra uykusuzluk, aşırı terleme, sıfır sosyal hayat, eve gelen ziyaretçi akını...

    veeeeeeeee insanın çileden çıktığı an, o an fena bir an, o an insanın cinayet işleyebileceği, her şeyi kırıp dökebileceği bir an. o an insanın karşısına kim çıkarsa çıksın avazı çıktığı kadar bağırabildiği bir an, o an hiçbir şeyin önemli olmadığı an...

    bu depresyon kimi zaman atlatılabiliyor demekki ama kimi zaman da olmuyor.. destek lazım, hisleri anlamak her ne kadar zor olsa da yardımcı olmak lazım.
  • (bkz: siyah süt)