şükela:  tümü | bugün
  • rashit in 4. stüdyo albümü (6. albüm) her şeyin bir bedeli vardan bir şarkı.

    sözlerini de yazalım tam olsun stayla

    yaşam şartlarını düzeltmek istiyorsun
    yüksek standartlarda bir hayat istiyorsun
    sınıf atlamak ve yükselmek istiyorsun
    koca bir sıfır olmaktan korkuyorsun

    kaldırımlar senin gibilerle dolu
    senin için yok aldığın malın sonu
    önemli olan sadece konforu
    o asla doymak bilmeyen tüketme arzusu

    yaşam şartlarını düzeltmek istiyorsun
    yüksek standartlarda bir hayat istiyorsun
    sınıf atlamak ve yükselmek istiyorsun
    koca bir sıfır olmaktan korkuyorsun

    kaldırımlar senin gibilerle dolu
    senin için yok aldığın malın sonu
    önemli olan sadece konforu
    o asla doymak bilmeyen tüketme arzusu
    sonu olmayan bu senaryoda
    çırpındıkça batarsın
    dibe çekiyor herşeyin verdiği ağırlık
    sen sahip oldukça

    kaldırımlar senin gibilerle dolu
    senin için yok aldığın malın sonu
    önemli olan sadece konforu
    o asla doymak bilmeyen tüketme arzusu

    dinlemek için http://www.4shared.com/…y/rashit_-06-_potlatch.html
  • rashit'in bunalıma sokan, karamsar şarkısı.
  • zamanında kuzey amerika'nın kuzeybatı kıyısında oldukça yaygın olan bir kurum. kwakiutl isimli grup ve komşuları tarafından uygulanıyormuş. şöyle ki, bu gruplar balıkçılık ve avcılıkla geçinen zengin gruplar ve benzer gruplarda yaygın olanın aksine hiyerarşik olarak daha katı bir topluluk. sistem içerisindeki aristokratlar gösterişli hediyeler vererek göreli olarak toplumsal mevkilerini koruma ve artırma çabasındalar. bu gift economy olarak tanımlanabilecek sistem de sürekli olarak kendini hızlandırıyor. yani şef b, şef a'dan bir hediye aldığı zaman, bu hediyenin karşılığı olarak a'dan aldığı hediyeyi geçmek zorunda.

    bu rekabet kimi zaman bütün materyal zenginliğin yok edilmesiyle de sonuçlanabiliyor. her kış bütün şefler birbirlerini bol yemekli ve içecekli, davetlilere hediye verilen geniş partilerle ağırlıyorlar. buna ek olarak balıklar atılıyor, çadırlar yakılıyor, vs. kısaca maddi varlıklar yok ediliyor. hatta franz boas'ın dediğine göre şeflerin zenginliklerini göstermek için denize köleler atılıyormuş. bu partiden sonraki partiyi organize edecek şef, bir önceki partinin yıkım gücünü geçmek zorunda. en çok yıkımı gerçekleştirmeyi başarabilen şef, bölgesel hiyerarşide en üst seviyeye çıkıyor. işte bu sisteme de potlach deniyor.
  • bir zamanlar yaptığım, denediğim, hazır giyim markasının adı (hüzünlü surat)
  • kapitalizmin kültür katliamına uğrattığı, yasaklayıp yok ettiği ‘potlatch’. özellikle amerika’nın kuzeybatısında geçerli olan bu âdeti, ‘uygar’ olmadığı gerekçesiyle hıristiyan misyonerler yok etti. abd hükümeti yasakladı (1885 ındian act). potlatch âdetini yaşatanlar, danslarla törenlerle kutlayanlar hapse atıldı. *
  • 1888'te baba antropolog franz boas'in yasaklanmasını kınadığı, kuzey amerika'nın batısında yaşayan yerel halkın (kwakiutl ) ekonomik sistemlerinin temelinde yatan aktivitedir. sadece ekonomiyi değil sosyal hayatı da etrafında düzenler.

    (bkz: armağan ekonomisi)
  • letrist enternasyonel tarafından 1954'ten 1957'ye kadar 29 kez çıkarılan dergi. para karşılığı satılmamış, editörler tarafından belirlenen kişilere ücretsiz olarak gönderilmiştir.