şükela:  tümü | bugün
  • yonetmenligini andrzej wajda'nin yaptigi ve 2017'nin ocak ayinda vizyona girmesi beklenen film. ingilizceye afterimage olarak cevrilen film ayrica polonya'nin yabanci dilde oscar aday adayi olarak gosteriliyor.
  • sosyal gerçekçilige karşı savasan ve tum siyasi engellere rağmen kendi sanatsal özgürlügünden vazgecmeyen karizmatik ressam wladyslaw strzeminski'nin hikayesidir.
  • 2016'nın ekim ayında vefat eden andrzej wajda'nın son filmidir. türkçe'ye ardıl görüntü olarak çevrilmiştir.

    --- spoiler ---

    15 nisan günü, istanbul film festivali kapsamında izlediğim son film olduğu için benim için festivalin kapanış filmiydi. hem biraz bu yüzden, hem de wajda'nın çektiği son film olduğunu bilerek izlediğim için daha bir hüzünlüydüm film başlarken. film de hüznümü depreştirmek adına beni katiyen hayal kırıklığına uğratmadı. city's denen alışveriş merkezinin çatı katındaki balkonlardan birinde hıçkıra hıçkıra ağladım film bittiğinde.

    filmde hayatı anlatılan ressamın (bkz: wladyslaw strzeminski), filmin başında ardıl görüntünün tanımını yaparken yaşadığı ve yaşattığı heyecan, öğrencileri ile doğada işlediği bir derste çıktığı bir tepeden tek ayağı ve tek kolu olmadığı için yuvarlanarak ve gram kompleks yapmadan inmesi beni karaktere yürekten bağladı amma ve-lakin filmin sonunda kolsuz ve bacaksız hali ile, kolları ve bacakları eksiksiz olan vitrin mankenlerini büyük bir çaba ile giydirmeye çalışması ve tam o anda ölmesi, hele ki mankenlerden birinin kolunun nispet yaparcasına sağa sola sallanması beni de öldürdü. böylesi bir ölüm tasviri yapılmamalıydı. çünkü böyle bir ölümü gördükten sonra yaşamak çok zor. iki gündür büyük bir hüzünle yaşıyorum bu yüzden.

    filmin başında, strzeminski tuvale tam kahverengi bir boya sürecek iken, üzerinde stalin'in portresinin bulunduğu kırmızı bir afiş strzeminski'nin içinde bulunduğu binayı kaplar, strzeminski'nin tuvali de kıpkırmızı olur bir anda. odasının ışık alması için, strzeminski koltuk değnekleri ile afişi yırtar ama ne odası tam olarak ışığı alabilir ne de komünist rejimin faşist tarafından kurtulabilir. afişi yırttığını fark eden komünist memurlar tarafından evinden alınır ve sorgulanır. gençliğinde kendisi de komünist söylemlerde bulunmuş olsa da, sonrasında sanatın bireyin iç dünyasını yansıttığında bir anlam taşıyacağını düşündüğünden, ideoloji için verilen sanat eserlerini üretmekten uzaklaşır. her zaman yeniyi ister, yenilenmeyi tercih eder. bu görüşlerini komünist unsurların yanında dile getirdiğinde öncelikle kurucusu olduğu üniversiteden uzaklaştırılır, sonrasında sanatçı lisansı iptal edilir ve komünizmde sanatçı lisansı olmayana boya bile satılmaz. bu maalesef ki onun için ölümden de beterdir.
    heykeltıraş olan annesi ile kalan kızı, annesinin ölümünden sonra yanına taşınır ama strzeminski'nin öğrencilerinden biri, strzeminski'nin ölmeden tamamlamak istediği kitabı the theory of vision 'ı daktilo ile çoğaltmak için sürekli evine girip çıktığından, kızı nika babasının annesinden sonra başka bir kadına aşık olacağını düşünerek, evi terk edip kimsesizler yurduna yerleşir. halihazırda gelir kapılarının tümü kapanan ressam için, kızının bilinçli ya da bilinçsiz olarak yaptığı bu seçim isabet olmuştur. giyecek başka paltosu olmadığı için annesinin cenazesine bile kırmızı paltosu ile gitmek zorunda kaldığından etraftakiler tarafından eleştirilen nika, tüm olgunluğu ile kendi hayatını sürdürmeye, babasının hayatını kolaylaştırmaya devam eder. eski kocasının cenazesine gelmesini istemeyen katarzyna kobro'nun cenazesinde de cenazeyi taşıyan 4 kişi ve 2 tane papaz da dahil olmak üzere sadece 7 kişi vardır. veremin en son evresinde, hayatının sona ereceğini anlamış strzeminski, öğrencilerinin getirdiği beyaz bir çiçeği yağlı boya ile maviye renge bulayarak karısının mezarına gidip onunla vedalaşır. hayatını sürdürebilmek adına, öğrencisinin yardımıyla işe girmeye çalıştığı son yerde de az önce anlattığım vahim ölüm sahnesi ile bize veda eder.

    ben komünizmin bu ressamın izlerini güzelce sildiğini düşünüyorum. wajda bize bu ressamın hayatı ile ilgili bu filmi sunmamış olsaydı hiçbir şekilde böyle acılar içinde geçmiş bir hayattan ve bu adamın güzel düşüncelerinden haberdar olamayacaktık. devlet yönetimlerinin tahakkümü altında yitip giden bir sanatçı olarak bu eserler ve kalıcı eserler vermek adına acılar içinde geçen bu hayat yok olup gidecekti. yine de ne kadar araştırırsam araştırayım çok kısıtlı bir bilgiye ulaşabildim strzeminski hakkında. bu da polonya'nın ayıbı olsun.
    --- spoiler ---