şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: feedback)
  • bir etkenin yarattığı tepki sonucu oluşan reaksiyonun, o tepkiyi daha da körüklemesi.
  • durmaması öldürür.
  • bir durumun yarattigi etkinin, o durumu daha da guclendirmesi seklinde aciklanabilecek hadise. bu tip durumlarin onune gecilmezse "runaway" denen destabilizasyon moduna girilebilir. ornegin iklim degisikligi konusunda su buhari pozitif geribeslemesi bu alanda en bilinenidir. su buhari karbondioksit'ten de daha guclu bir sera gazidir ve atmosferdeki miktari, atmosferik sicaklik arrtikca artar (bkz: clasius clapeyron). sera gazi oldugu icin de miktari arttikca isiyi da arttirir. isi arttikca su buhari da artar bu boyle gider.
  • bir sistem içerisinde meydana gelecek olan hatayı önceden görerek, sistemin hatayı yapmasını engelleyecek müdahâlede bulunup, çıkışı manipüle etmek.
  • çok yüksek olasılıkla tehlike demektir. ama ve lakin vücut fonksiyonlarının azımsanamayacak kısmında önemli etkisi vardır. örnek vermek gerekirse bir yerimiz kesildiğinde pıhtılaşma reaksiyonları başlar ve oluşan her pıhtı bir sonraki pıhtının oluşmasını artırıcı bir biçimde uyarır ki bu sebeple pıhtılaşma süreci parabolik bir ilerleme gösterir ta ki kesilen yer tamamıyla kapanana kadar ki o andan itibaren pıhtılaşma kesilir. ilginç olan şu ki bilim dünyası böyle durumları da negatif feedback başlığı altında incelemekte. şöyle ki pıhtılaşma süreci aslında kan kaybının azaltılıp homoestasinin korunması için devreye giren bir sistem. buradaki kan kaybının azaltılması da negatif feed back demek. özetle bazı durumlarda pozitif feedback bile negatif feedback e çalışır.
  • öncelikle pozitif geri besmele olarak gördüğümü belirtmek isterim. (bkz: yaran yanlış okumalar)

    insan fizyolojisinde sık olmamakla birlikte bir kaç örneğine rastladığımız homeostazi aracıdır.

    1. örnek; doğum esnasında bebeğin mekanik etkisiyle uterus düz kasları bir miktar kasılır, bu kasılma beynin arka hipofiz bezinden oksitosin salgılanmasına neden olur. oksitosin uterus düz kaslarının daha fazla kasılmasına neden olur ve normal doğum bu sayede gerçekleşir.

    2.örnek; kanama esnasında kanayan damar bölgesine bir kaç tane trombosit toplanır. bu trombositlerin salgıladığı kimyasallar daha fazla trombositin hasarlı bölgeye göç etmesine neden olur ve kanama durur.

    3.örnek; bir uyaran/ uyarıcı, nöron hücre membranında bir miktar sodyum iyonunun hücreden içeri girişine neden olur, içeri giren bu iyonlar, voltaja duyarlı sodyum kanallarını açar ve içeri daha fazla artı yüklü sodyum iyonu girmeye başlar. bu sayede nöronun membran potansiyeli +30 mv değerine ulaşır. bu sayede sinirsel uyarım ve algılama gerçekleşir.

    4.örnek: hasta olmadığımız halde öksürdüğümüz durumlarda (örneğin gıcık tuttu) trake ve bronş düz kaslarından enflamatuvar ajanların salınımına neden oluruz. bu ajanlar solunum yollarını daraltır, arterlerde daralmaya yol açar ve böylece daha fazla öksürme isteği oluşur.

    5.örnek: iştahınız yok ama yemek yemeniz gerekiyorsa, bir yemek dolusu kaşığı ağzınıza götürün, sefalik ve gastrik uyaranların etkisiyle mideniz sindirim faaliyetlerine geçecektir ve bundan sonraki 2., 3. kaşığı yutmak daha kolay olacaktır. bu halk arasında "insanın yedikçe yiyesi geliyor" dediği durumu ifade eder.