şükela:  tümü | bugün
  • mümin olduğunu iddia eden pozitivist.

    var böyle tiplerden, hem de öyle çok ki anlatamam. tabii bu bahsettiklerim az çok mürekkep yalamış, nisbeten parlak doğal bilinçler.

    adam diyor ki ben müslümanım ama mucizeye inanmam. cindi melekti, böyle görünmez varlıklar da yok. kuran’da da zaten başka anlamlarda geçiyor bu kelimeler.

    olabilir, herkesin kendi bileceği iş, şimdi tutup da tekfir edecek halim yok böyle diyenleri. ama haklarında birkaç kelam etmeden de şurdan şuraya gitmem.

    [öyle bir dönemden geçiyoruz ki adam çıkıp ben şizofrenim diyebiliyor açık açık. ki tutarlı olmak adına demesi de gerekiyor zaten, o da ayrı mevzu. (bkz: #78929953)]

    şimdi bu kişi mucizeye inanmıyor, çünkü doğa yasaları — onların sünnetullah tabir ettikleri yasalar — zorunludur, değişmez diyor.

    ama aynı kişi tanrı’nın bir elçi gönderdiğine, kendisine kadar ulaşan kitabına inanıyor.

    ne kadar komik değil mi?

    ve yine aynı kişi şunu da yapıyor: mucizeye kapıları sonuna kadar aralayan pozitivizmi benimsemesine, ve dahası, din terminolojisindeki mucize için olmazsa olmaz ‘kişisel tanrı’ya inanmasına rağmen, tam her şey istediği gibiyken yani, yok olmaz diyor, mucize imkansız, doğa yasası değişmez diyor. yahu değişmez dediğin doğa yasasının neyi ima ettiğini bilmiyor musun sen? bilmiyorsan ben söyleyeyim: klasik rasyonalistlerin ‘logos’ dedikleri gerçek varlık. ki logos kendini bilen/akleden ‘kişisel tanrı’ya tekabül etmez onlarda. ve bu kabulün tutarlı bir vargısı olarak da adamlar diyor ki: mucize olmaz, çünkü düşünülemez. yani imkansız.

    yani mucizeyle sorunu olan sen değilsin ki, bu yukarda bahsettiğim rasyonalistler; bırak bunu onlar düşünsünler, sen kendi işine baksana. ne diyor pozitivist, us/logos yoktur diyor, zorunluluk yoktur diyor. eee, daha allah’tan belanı mı istiyorsun, bak adamlar yasa yoktur diyor. yapışsana.

    ve yine bu aynı kişi olgusal olmadığı, sırf duyumsamadığı için cine meleğe de inanmıyor.

    bu arada doğa yasalarıyla bir tuttukları sünnetullah da kuran’da hiçbir yerde doğa yasaları diye geçmiyor aa. orda anlatılan başka mevzular. mesela inanmak için elçime şart koştuğunuz mucizeyi gösterdiğim halde inanmazsanız sizi mutlaka helak ederim diyor. sünnetullahın geçtiği bağlam bu.

    kaldı ki ‘kişisel tanrı’nın doğa yasalarıyla oynamaması, kavramıyla da pek uyuşmuyor. çünkü ‘kişisel tanrı’ demek, tercih eden, irade eden (müreccih, mürîd) tanrı demek zaten. rasyonalistlerin logosu gibi kendini bilmeyen bir varlık değil ki tercihte bulunması da imkansız olsun.