şükela:  tümü | bugün
  • muhafazakar ve cumhuriyetçi amerikalıların entelektüel tayfasının açtığı youtube kanalıdır. kendilerine katılmasam da son derece kaliteli bir şekilde kendi düşüncelerini savunabilen önemli akademisyenlerden belli başlı konularda bilgi edinebilirsiniz.

    https://www.youtube.com/watch?v=lni07egoefc buradan hem youtube kanallarına hem de modern sanatın neden gittikçe basitleştiğini anlatan örnek bir videoya ulaşabilirsiniz.
  • amerikan muhafazakarlarının sesi. "japonya'ya atom bombasını attık, ama sor neden attık, neyse attık ama bak çok da iyi güzel oldu" benzeri görüşleri içeren bir videoları mevcut: https://youtu.be/bmibbcxsexm
  • nadiren sosyoekonomik konularla ilgili olmayan bir takım videolarında aklı başında insanları çıkarıyor olsalar da -ki modern sanatla ilgili saptamları gayet yerinde idi, fakat bunun nedeni yer verdikleri insanlar oluyor- özellikle ekonomik hiçbir ama hiçbir konuda ciddiye alınmaması gereken, saçma sapan fikirleri insanlara yayarak kara propaganda yapan bir sağ manipülasyon kanalı. üstüne basa basa söylüyorum, bu tiplerin propagandasını yaptıkları ve bilhassa işçi ve emekçi haklarına saldırı içeren hiçbir videonun ne istatistiki ne de iktisadi bir altyapısı bulunmamaktadır. yıllardır sağın deli saçması bir fikriyatı olan bu "asgari ücret olmamalı ki işveren daha fazla iş üretebilsin" zırvası tamamen bir patronlar kulübü manipülasyonundan fazlası değildir. zaten bu yüzden başkanlık seçimlerinden bernie sanders'ı veya jill stein'ı destekleyenler hep işçi ve emekçilerden oluşurken donald trump ve hillary clinton denilen iki malı destekleyen embesiller hiçbir boktan anlamayan millenial'lar veya dünyanın nasıl döndüğünü kavrayamamış cahil cühela takımı ile hepsinin tasmalarından kavramış über-zengin omurgasızlardı.

    nereden mi çıktı bu kanala karşı gıcığım bir anda? şu haberi okuyup videoyu izledim ama elbette bu bardağı taşıran damlalardan birisi oldu, özellikle donald trump destekçisi geri zekalıların kendi sağlık hizmetlerini de sağlamakta olan affordable care act gibi kavramları yıkmaya çalışmaktan kaçınmıyor ve "devlet çok şeyapmazsa zaten fiyatlar düşer!" gibi tarihsellikle hiçbir alakası olmayan boş söylemlerde bulunuyorlarken:

    https://www.theguardian.com/…-pay-popeyes-economics

    şu vakaları dünyanın neresinde olursa olsun gördükçe kan beynime sıçrıyor arkadaş. özellikle insanların sağlık hizmetlerinden bir devletin vatandaşları olarak faydalanamamaları beni deli ediyor, şeker ve tansiyon ilacı almak zorunda olan beni. bir insan sabahın köründen gecenin dibine kadar özellikle multimilyoner şirketlerden birinde işin en önemli kısımlarından birini yerine getirip yani çalışıp da başının üzerindeki evden bile olabilecek kadar, çocuğu hastalansa hastaneye gidemeyecek kadar unutulmuş olabiliyorsa o dünyanın yıkılması gerekmektedir, gençler. ve bu dünyadaki hiçbir argüman, bunun gibi hafif ve bundan daha ağır insanlık ayıpları karşısında omurga sahibi de olamaz.

    bakın neoliberaller, kapitalistler ve liboşlar, ya herkesin hayatı değerlidir ya da hiç kimsenin hayatı değerli değildir. bu kuralı çok iyi anlamak zorundayız hem sosyoekonomik düzeyde, hem de sosyokültürel seviyede. bir devletin yapıtaşına ve toplumun kültürel altyapısına bu gerçeği iyi kazımak zorundayız ki gerçekten adaletli olabilelim. kendi çevresine peşkeş çekeceğim derken ülkenin içine eden tipler görmeye bayağı alıştık hepimiz, biliyorum ama bir argüman türetilecekse ve karşılığında "hep x zaten!" minvalinde yıpratma politikaları izlenecekse bunun altında içimizde yaşayan ve aslında hayatta olması bile matematiksel bir hatanın inatla devam ettirilmiş olmasından fazlasına dayanmayan zavallıların, boktan meslekleri ve iğrenç fikriyatlarını dayatmaları akabinde insanları kandırmaları yatmaktadır. bu ne demek? doğanın seçip ayırmış olması gerekenlerin kendi jenerasyonlarını yaratmalarına bağlı olarak giderek zayıflıyoruz.

    evet, konunun prager university denilen yalan makinası ile zerre alakası yok ama yedirdikleri fikirlerin insan hayatlarını nasıl etkilediklerini her gün show haberi, fox haberi açarak görebilirsiniz aslında.

    bu dünyanın daha akıllı burjuvalara ihtiyacı var, bu zayıflara değil.
  • ılık götlü solcuların zoruna giden oluşum. açın izleyin. belki bir şeyler öğrenirsiniz.
  • mide bulandıracak derecede yalan, manipülasyon ve yobazlık içeren youtube kanalı. adamlar faşizmi bile sol olarak göstermeye çalışıyor kanalda. açıp izlediğinizde geçici olarak iq seviyeniz düşecektir.

    not: solcu değil, sosyal liberal.
  • arapların geri kalmasını israil nefretine bağlayan oluşum. başlangıçta bir nebze kulağa mantıklı gelebilir, lakin videolarını izledikçe bunun sadece bir dayatma olduğunu anlıyorsunuz. "ispanyollar yahudileri kovdu... sonra da fakirlikten kırıldı. aha rus çarlığı da öyle." gibi şeyleri örnek gösteriyorlar. sonra da israil övgüsüne geçiyor. videoda pekala mantıklı şeyler de var, ama israil'in çok şirin bir devlet olmadığını sanırım bu coğrafyada herkes bilir. söz konusu video şurada;

    https://www.youtube.com/watch?v=aaozlinu94g
  • geri zekalılar için hazırlanmış, çıkarcı köpekler tarafından yürütülen bir kara propaganda kampanyası. yakın zamanda net neutrality hakkında baştan sona zırva olan bir konuya parmak basmışlar ve tüm argümanları "devletin denetimi*" ifadesi üzerine kurulu ve bu iddialarının sonunda verdikleri "*" sembolünün altını baştan sona false equivalency ile dolu saçma sapan söylemlerle doldurmuşlar. videoları, başka videolarında ana argüman "denetim mekanizması" üzerinden drama satmalarına bağlı olduğu gibi, devletin her şart altında despot bir kontrol mekanizması olduğu görüşünü öne sürmekten ibaret.

    gelelim videonun içeriğine. videoda "denetim mekanizması" argümanı yanı sıra güya konunun içeriğine ilişkin bir sik biliyorlarmış gibi davranarak çok kullanan çok ödemeli düşüncesini öne çıkarmışlardır ki bu argüman bir kalkandır. çünkü konunun bu ifadeyle uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. bu kalkanı da netflix ve google örneklerini vererek ve isp'lerin kullanılan veriyollarının özellikle bu iki hizmet tarafından deli gibi kullanılmasını öne sürmüşler ve `bu nedenle de fast lane kurmak zorunda kaldıklarınıifade etmişlerdir.bu bir yalandır`. at&t ve verizon gibi dünyanın en sikko ama en omurgasız bu iki firmasının da bu genişliği kaldırabilecek altyapısı bulunmaktadır ki zaten bant genişliklerinin yarısının bu iş için harcandığı ilgili videoda da belirtilmiş ama anında kenara itilerek, embesillere hitap ettikleri için "bakın nasıl sa veriyolunda youtube verileri kısıtlıyor heheuheu" diye anıra anıra fast lane'lere meşruluk kazandırmaya çalışmışlardır. bu olay başlı başına bir samimiyetsizliktir.

    ikinci yalanları, daha doğrusu algı yaratma çabaları ise az önceki örneğin devamıdır ve google, netflix gibi şirketlerin aslında bant genişliği için esas parayı ödeyeceklerini ileri sürmektedir. ancak net neutrality'nin korumaya çalıştığı şey bu şirketler değil average joe olduğu ve asıl yüksek hızda internet kullanmak; daha doğrusu, olması gerektiği hızda interneti kullanabilmek için ek ücret ödemesi gereken de sade vatandaş olacaktır. bunun bir örneğini amerikanın yine mide bulandıran bir kısmı olan "cable company" ismindeki porno kategorisinde görmekteyiz. nedir bu kablolu yayın yapan iğrenç insanlar? tamamen boktan hizmet vermek için ellerinden geleni ardlarına koymayan bir avuç çakaldır ve insanlara ederinden fazla fiyata kötü hizmet satarlar. işte, net neutrality dediğiniz halt da bu boku önlemek için ortaya atılmıştır zaten. buradan zarar görecek olanlar yayın yapan kanallar veya bu durumda internette hizmet veren şirketler değildir; o şirketler yılda birkaç milyon dolar ekstra bile ödese koymaz ama sade vatandaş yılda birkaç bin dolar daha fazla öderse, hem de aynı hizmeti almak için, o zaman iş boka sarar.

    bu kadar kısır argüman öne sürdükten sonra da elbette "google'ın obama'cı olduğu" argümanını bağıra çağıra ifade edeceklerdir. işte burada da bu şerefsizlerin "devletin denetim mekanizması" zırvasına geri dönmemiz gerekiyor ki aynı geri zekalılar konu sağcı siyasetin devleti despot bir özel şirkete çevirme çabalarına hayvansı destekler veriyorlar, özellikle mevzu işçi hakları ve sosyal devletin hizmet götürmesine geldiğinde. her alanda devletin özel şirketlerin insan hayatlarıyla oynamalarına neden olacak denetim mekanizmalarını kaldırmak için bir bir ele geçirdikleri yasama, yürütme ve yargı organlarına konu geldiğinde bu omurgasız köpeklerden hiçbirinin havladığını duyamazsınız. öyle ben shapiro gibi şark kurnazlarının "ben turmp'ı sevmiyom" dediğine falan bakmayın boşuna, sağcıların ortak noktası din, devlet, para falan değil; burjuvazinin çıkarlarıdır. bu da gayet net ve tarihi arka planı bulunan bir vakadır. bu nedenle clinton gibi "corporate hack" leri trump gibi "corporate hack" lerin karşısına çıkarmak bir kaybetme garantisidir hem de her iki biçimde de. bu yüzden amerikalılar sığırdır.

    bu embesiller hakkında şöyle bir yazı yazmıştım:
    (bkz: #70362182)

    yerden göğe kadar haklı olduğum için liberteryen, sağcı zıbışlardan birinin tek tümcelik savunması ile kalbimden vurulmuşa döndüm elbette. prager university'den öğrenebileceğiniz hiçbir sik yoktur ve fallacy, yani yanılgı kullanmadıkları video sayısı bir elin parmağını geçmez. kanalın kendisi bir propaganda aracından fazlası değildir. net neutrality hakkında zırvaladıkları video da aşağıdaki gibi. bence izleyin, izleyin ki sağ propagandanın insanlara hangi yalanları dayattıklarını bilin. bu daha devede kulak:
    https://www.youtube.com/watch?v=aiz8xwwycxa

    yayınlarında emeği geçen herkes inşallah serçe parmaklarını sephaya çarparlar.