şükela:  tümü | bugün
  • toplumda 'tıpa giris derslerinden baska bişi bilmedikleri' gibi yapayanliş bir kanının olduğu doktor tiplemesi.
  • yurdumun her bir yanında bulunabilen hekim turu.ulke genelinde pratisyen denilen hekim tiplerinin kac tanesi yurdumun hangi kucuk kasabalarında ve köylerinde malı götürmektedir ben sahsen böyle bir duyum almadım.hani varsa ben gidiyim diyorum.yok böyle bir sey.o denilen yerlerde zaten bir tane saglık ocagı bulunmaktadır.ha ici bos dolu orasını bilemeyegim.zaten doktoru yoksa halkımız bu konuda yeterince duyarlılıgı elinde bulundurmaktadır hali hazırda.pratisyen hekimin sadece recete yazan biri olarak gördükleri icin merak edilmesin ki kimse pratisyen hekime giderek muayene olmak istemez,isin uzmanını arar ve paraları da bu doktorlar kazanır.bilgilerinize sunulur.
  • komplekslerinden ve kaprislerinden dolayi beraber calistiklari insanlari bezdiren, ozellikle saglik ocaklarinda 'dunya bizim etrafimizda donuyor' zanneden ,ilac firmalarindan gelen esantiyonlarla hayatlarini belese getiren insan tipi
  • böle ben pı-raaa-tıııis-yeaniım $eklinde telafuz edilince, kar$ıdaki insanda ben profösör kadar yetkiliyim izlenimi veren hekimlik rütbesi.
  • pratisyen hekim yerine kullanilan soz obegi. 6 sene tip okuduktan sonra mezun olanlar ustune ayrica ihtisas yaparlar ve sonra uzman doktor olurlar. evet hekim olmak onemlidir. pratisyen hekimlik de onemli bir konumdur. ama hekim olup da kendine doktor demek ayiptir. asil o zaman doktorasini yapan ve belli bir konuda uzmanlasan kisilerin cabalari kucumsenmis olur.

    bunun bir benzeri, sadece dis hekimligi fakultesini bitirip, dis hekimi olmus kisilerin kendilerine "dis doktoru" demesidir.

    zamanin otesinden gelen edit: tdk "pratisyen hekim" ve "pratisyen doktor" soz obekleri icin sonuc bulamadi. pratisyene de "duz hekim" diyor. fyi
  • eskiden tıp öğrencilerinin okulu bitirmeleri için 6 yılın üstüne bir de tez yazmaları gerekirmiş. bu yüzden tıp fakültesini bitirenlere doktor denirmiş. uzun zaman bu böyle devam etmiş. hekim-doktor karmaşası burdan kaynaklanıyor yani.

    hekim kelimesini hayatımda toplasan 20 kere kullanmamışken, doktor demenin bu kadar ayıp olduğunu sözlükten öğrenince yaptığım araştırmanın sonucu bu. utandım şimdi. doktor demekle az hayvanlık etmemişim. meğer ne rant sağlamışım onca zaman.
  • -meslek ne hocam
    --doktorum
    -ne doktoru?
    --pratisyen
    -hmm (olsun sonunda ölüm yok ya tavrıyla)

    bunu söyleyen yan binadaki tekel bayii , karşı sokaktaki berber bilimum komşunuz falan olabilir.bu arkadaşların hepsi 6 sene okumuş,uzmanlık sınavını kazanmış,asistanlık dönemini başarıyla bitirmiş sonra da mesleği bırakıp berberlik,bakkallık,komşuluk falan yapan insanlardır büyük ihtimal.yoksa neden beğenmesinler.

    öğrenci olduğumuz dönemler bizden yaklaşık üç kuşak önde,emekliliğine az kalmış tatlı dahiliye profesörümüz hep bir pratisyen doktordan bashederdi.yeni hoca olduğu dönemlerde öğrencisi olmuş bir pratisyenden.'hiç uzmanlığı düşünmedi memleketinde pratisyen olarak çalışacağını onlara hizmet edeceğini söylerdi,bu kadar hocalık dönemimde ondan iyi doktor görmedim' derdi.bu adamın elinden ne uzmanlar ne doçentler ne profesorler geçmişti ki o hatırlaya hatırlaya herkesin dudak büktüğü pratisyen doktor olan öğrencisini hatırlıyordu.

    'üst komşumuz pratisyendi üçkağıtçıydı o zaman bunların hepsi üçkağıtçıdır' cümlesini kullanabilme cürretini gösterenlerin aynı cesareti şırnak'ın bir ilçesinin bir kazasına tayini çıkıp lojman bile bulamayan pratisyen doktor için de sergilemelerini isterim.

    ama iki örnekten genelleme yapabilecek bünyeye şırnak derseniz onlar hakkında da bir anısını anlatmaya başlar ki kaçılmalıdır.
  • henuz tam doktor olarak gorulemeyen, tip mezunu bireyler
  • ingiltere'de en çok kazanan doktordur.
  • insanların yalancı, aşağılık birer pislik zannettikleri, doktormuş gibi dolaşıp onları kandırmaya çalışan kişi olarak gördüleri bir meslek grubudur. bi hocam güzel bi açıklama yapmıştı aşağılanan meslektaşlarım için. örnek diyalog:

    x:ne iş yapıyosunuz?
    y:doktorum.
    x:bölümünüz ne?
    y:pratisyenim.

    (y:pratisyen ne yapar, ilaç yazar, eee herkes ilaç yazar, öyleyse buna ihtiyacım yok aşağılayabilirim.)

    x:ne iş yapıyorsunuz?,
    t:doktorum.
    x: bölümünüz?
    t:nükleer tıp.
    x:annemin başı ağrıyo, uranyumla ovsak geçer mi?(nükleer tıp ne lan?)

    x:ne iş yapıyorsunuz?
    u:doktorum.
    x:bölüm?
    u:farmakoloğum.*
    x:hayırlı işler...

    x:ne iş yapıyorsunuz?
    z:kardiyoloğum.*

    (her an kalp krizi geçirebilirim*, ben geçirmesem babam by-pass olmuştu, ona lazım olur.)

    bu diyaloglar beyin cerrahı, kadın doğumcu eklenerek uzatılabilr, ama ne gerek var. insanoğlu şerefsizinin kendisine ne kadar lazım olduğumuza göre belirleniyo saygın meslekler. hocama bu tespitinden ötürü teşekkür ediyorum.