şükela:  tümü | bugün
  • köpek ısırmıştı beni. çok spektaküler 2 mevzu birarada olduğu için ikisini de hiç unutmuyorum o yüzden.

    amına kodumun köpeği. 5 kuduz aşısı olmuştum şerefsiz yüzünden çünkü ölmüştü it 3-4 gün içinde.

    not: evet her zaman ki gibi kedi boyutlarında olan küçük aptal köpek türlerinden biriydi.
  • hiç haberim olmamıştı. öldü mü la?

    not: beni ısıran köpegin dil bilgisi fena degildi, zaten ölmedi çünkü kuduz degildim çok şükür de aşı olmak zorunda kalmadı.
  • birinden 14 arkadaşımla birlikte dayak yemiştim.
  • köyde amca evinde, sivrisinek ısırıkları kaşımak.
  • ağlamak. herkes ağlamış ne acayip.
  • prenses diana'nın adını duymuştum.
    küçüktüm la o zaman. dünyaya açılmamıştım. daha okula yeni başlıyormuşum. bildiğim prensesler sadece pamuk prenses, cindrellalardan ibaretti.

    15 yıl geçmiş üzerinden. zaman ne çabuk geçiyormuş. oysa çok net hatırlıyorum haberlerde köprü altında yamulmuş taksi gördüğümü. belki yıllardır geçmeyen panik ataklarımın sebebi olmuştur. tünellerden de korkarım ben hep.
    o zamanlar yoğurdun kaymağını annemle paylaşırdım. eğer eve yoğurt almışsak, o gün yarım kaymak yemişimdir. ki ben paylaşmayı da sevmem. tek çocuk olmanın yan etkileri. yoğurt kaymağını da paylaşmam şimdi olsa.

    dedim ya okula başlayacakmışım, defter kaplayan annemi izlemişimdir. okulların açılması benden çok annemi neşelendirir. bana 2-3 sene yetecek kadar defter alıp kaplardı hep. kağıtlarını koparmayayım diye de numara yazardı. sonra ortaokulda cozuttum, sınıfta her ingilizce dersinde uçak savaşı başlattım. çocuğum olunca ben de onun defterlerini kaplayacağım. defter kaplamayı özledim.

    pazar günüymüş. sabah kahvaltıda rafadan yumurta yemişizdir. içi boş yumurta kabuğunu geç kalkan babamın önüne koyup sanki daha önce hiç yapmamış gibi kırıp şaşırmasını izlemişimdir.
    okumayı kreşte öğrenmiştim. gece de yatmadan bir şeyler okumuşumdur.

    dedim ya çocukmuşum o zaman, dünyada gerçek prensesler, şanslı/şanssız doğanlar olduğunu öğrenmişimdir o gün. yoksa çocuklar fakirlikten ya da zenginlikten anlamaz. onlar için oyun vardır. fakir de olsalar zengin de olsalar. ama her çocuk bilir ki prensesler zengindir.

    ama zaman hızla geçiyor. benlikleri de soldurarak. o gün yapılanlar da her anı gibi zamanla solan anılardır.
    benim için çocukluğun anıları.
  • kendim ne yaptığımı hatırlamıyorum , arılar falan vardı, hepimizi çifter çifter sokmuşlardı; marmaris/orhaniye'de kaldığımız motelin orhaniyeli çekirdek aile sahipleri - ingilizlerden daha ingiliz oldukları için!- sağdan soldan ingiltere bayrağı bulup buluşturup göndere çekmişler, ay yani bayrağı yarıya indirmişlerdi.
    te allam.

hesabın var mı? giriş yap