1. kadinlar arasindaki catisma ve kendini gösterme cabasinin psikolojideki adi...
    her kadinin tek rakibi yine kendi cinsidir; kadinlar öz benliklerini erkeklere dayadiklari ve tek basina varolmalari ögretilmedigi icin birbiriyle güzellik ve elde etme konusunda yarisirlar tarih boyunca...
  2. babalari tarafindan prensesim diyerek büyütülen tüm dişilerin ortak sendromu...bir prensin girip gönüllerini alaşağı etmesi ve demir lady kivamina gelmeleriyle son bulur...
  3. bu kadınlar ki daha en başından babaları tarafından prenses gibi büyütülmüşlerdir. "büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diye sorulduğunda "pamuk prenses" diye cevap verecek kadar kendilerini buna inandırmış, dünyayı bir masal kitabı gibi sanarak büyümüşlerdir. hayatın gerçeklerini az çok algılamaya başlayınca daha gerçekçi olması açısından kendilerini prenses diana veya monaco prenseslerinden biriyle özdeşleştirmeyi uygun görmüşlerdir. onlar için yapılan krallıklarda güzel güzel yaşamlarını sürdürürken, bir gün bir taşı kaldırmış, önlerindeki duvara toslayıp dünyanın kaç bucak olduğunu farkettiklerinde, önce dönüp babalarına, sonra da o krallıkları inşa eden kurbağalara bir bir lanet okumuşlardır.
  4. daha iyi anlasilmasi ve pamuk prenslerin durumunun da irdelenebilmesi icin perihan magdenin topladim dagilan kalbimim herrr kosesini isimli kitabinin arka kapagi yazisini buraya yapistiriklamayi ve kutsal bilgi kaynagimiza faideli bir hizmette bulunmayi borc bildigim sendrom. buyurunuz buradan okuyunuz, ögreniniz:

    "o cam kutuda uyuyan da masallarda pamuk prenses yalnizca. hakiki hayatlarda cam kutularda yüz milyon binlerce pamuk prens uyuyor.

    biricik annecikleri cadinin zehirli elmalarindan yiye yiye uyusmus vaziyetteler. uyuyorlar öyle.

    hain kadin’in -küçücük bir kizken dahi- o cam tabutu sirtlayip pamuk prens’i cadi annesi’nden, yedi cüce arkadaslarindan, avci patronu’ndan ve salaklar salagi babasi’ndan kaçirması gerekiyor.

    atinin egerine atip çikidik çikidik uzaklasmasi. giderken zehrin pamuk prens’in agzindan dökülmesi. dökülen zehir yerine hain kiz’in pamuk prens’e yeni ve kendi imalati zehirlerden yedirmesi. berbat oyunlar. zoraki hareketler. ama tüm o oyunlari oynamanin, tezgâhlari çevirmenin zaruretine daha parmak kadarken uyanan/uyandirilan kizlar.

    o yüzden çok daha masum ve temiz, çok daha efendi ve salak, çok daha uzun zamanlar idare edebilir adamlar."
  5. bu hastalıktan muzdarip bi kişiyle karşılaştığınız zaman yapılıcak en mantıklı şey kendisinden olabildiğince uzak durmaktır. eğer ki başaramadıysanız ve bi yerinden hayatınıza bulaştıysa bu prenses kişi, bırakınız yapsın bırakınız etsin. asla tartışmaya girmeyin, her konuda her şeyin kendi hakkı olduğunu düşündüğünden, ona en küçük karşı çıkmanız kendisi tarafından büyük haksızlık olarak nitelendirilebilir, ağlar, ortamı gerer, sinirinizi bozar, gereksiz durumlar çıkar ortaya.
    burdan bütün "pirenses" kardeşlere seslenmek istiyorum, bırakın biraz da kardeşler sallansınnn!!!!