şükela:  tümü | bugün
  • yani eşine kısaca, sen bana iyi bir hayat sağlayamıyorsun diyen kadındır. illa bu cümleyi bu öğelerle kurmasına gerek de yok. her eve geldiğinde, işte x'ler şunu satın almış biliyor musun; y'ler şuraya gezmeye gitmiş; z'ler şunu yapacakmış bizde tık yok diyerek alttan alttan dürter.
  • hadi o zaman sizin evde yaşayalım denmesi gereken kadın. ya da kızı boşayın babasını alın.
  • benim o. işçi/memur maaşıyla baban üç kız kardeşin de isteklerine yetişmeye çalışıyor, elindekini avucundakini sizin için harcıyorsa, sen sınava hazırlanırken çok da lazım olmayan cep telefonun çalındığında üzülmesin diye ertesi gün daha güzelini alıp getiriyorsa, anadolunun bağrındaki evinizde gitar, bağlama, org bulundurup sizi müziğe teşvik ediyorsa, arabada giderken senin saçma salak pop şarkılarını dinleyip sesini çıkarmıyorsa, azıcık burnun aksa her işini bırakıp seni iyileştirmeye çalışıyorsa, doğru bildiklerini sana da öğretmek için elinden geleni yapıyorsa, canın tatlı istedi diye akşam vakti üşenmeyip çarşıya inip sana tatlı alıyorsa, sana hayır diyemiyorsa,
    kısacası her istediğini bir şekilde yerine getirmeye çalışıyorsa pofidik kıyafetler giyip süslü püslü durmana gerek yok. o evde prensessin çünkü.
  • gercekten guzel bir sey.
    super uber bir sey.
    keske her kız cocugu boyle yasama sansına sahip olsa evinde.

    ben hic sobalı evde oturmadım. beni hic legende yıkamadılar kucukken.
    oyuncaklarım hep butun arkadaslarımdan fazlaydı, harclıgım da, kıyafetlerim de.
    her sene birkac defa yurtdısına tatile giderdik ailecek.
    o gunleri hatırlıyorum da dehset mutlu bıcır bıcır bir seydim.
    sonra babam bizi terk etti.
    ve zorluk gormus gecirmis kadına evrildim. 17 yasından beri birfiil calısıyorum cunku calısmak zorundayım. arkamda kimsem yok. annecigimle hayatta kalmaya calısıyoruz.

    gecen gun gene babasız buyuyen bir arkadasım nasıl 13 yasında hizmetcilik yaptıgın, 16 larında okul cıkısı gece 1 lere kadar bir avm de calıstıgını anlattı bana. cok duygulandım. cok hayran kaldım. cok hosuma gidiyor dirayetli kadınlar benim. zorluk gorup gecirmis olanları hayatı daha iyi anlıyorlar gibi geliyor bana.

    nereye baglıcam. cok guzel bir sey prensesler gibi olmak baba evinde. gercekten.
    ama gercek hayat bu degil.
    ve gercek hayatın ugradıgı kadınlar da bir baska guzellesiyor. olgunlasıyorlar. cok anlayıslı, cok esitcil, cok mutevazı. halden anlıyorlar.
    "berkacaan beni aramadı taam mı, bunalımdayım coni.." den daha anlamıslık yuklu oluyorlar hayatı.
    faturalar bekliyor zira.

    hayatın ugradıgı insanları severim..

    yedi kere mi dustun sekiz kere ayaga kalk.
    ben hep kalktım, herkese de tavsiye ederim.
    -gulucuk-
  • (bkz: kezban)
  • kendisi hala baba evindedir.