şükela:  tümü | bugün soru sor
  • şu sıralar duymaktan en çok hoşlandığım kelime öbeği.
    bu sesi duyduğum zaman anlıyorum ki yeni bir lost bölümü başlamakta. belki de hayatın anlamı bu öbeğin içerisinde gizli dersem abartmış olurum değil mi?
    (bkz: evet evet abartıyorsun)
  • sadece ilk bölümde duyulmayan söz öbeğidir.

    nitekim; tüm bölümleri izlemiş ancak ilk bölümü kaçırmış olan kuzene kıyak yapmak amacıyla lost'un ilk bölümü açılır. kuzen "aaa...böyle başlamıyo ki ama bu dizi...previously on lost filan olması gerekiyo en başında" dediği anda göz göze gelinir ve olaylar gelişir.
  • çok büyülü bir replik... insanin agzina takilan sarkilar gibi.

    mesela bu sabahtan beri, hiç durmadan beynimde yankilaniyor. iki tane toplantiya girdim, çiktim, yemek yedim, patrondan azar isittim, arada aglamakli oldum... bütün bunlar olurken fondaki ses hiç degismedi: previously on lost. acaba biri bana bir sey demeye mi çalisiyor? ben de seçilmis olabilir miyim? jacop gelse görür müyüm? hamile kalsam ölür müyüm?
  • torrentden indiripde 12 bölüm arka arkaya izlendiğinde duymaktan ayrı bir haz alından söz. ister istemez içimden lan millet bir hafta bekliyo ben çatır çatır sıradan izliyorum kralım be diyorum.
  • özlenendir.
  • insanda klasik ko$ullanma yaratan sozler butunu. istemsiz olarak salyalarin akmasina neden oluyor. sizi pavlov un kopeginin yerine koyuyor.
  • tum dunyada hizla yayilan bir tarikatin uyelerince kullandiklari parola*
  • --- ekşi macera kabus'un bir bölümüdür! dikkat! şayet buraya bir "bkz" vasıtasıyla gelmediyseniz lütfen (bkz: #17201743) ---

    gür sesli amcanın "previously on lost" dediği esnada tekrar koltuğa oturuyorum.
    adayla ruhsal bir bağlantı kurmaya çalışan locke'ı görünür. jack ise deniz kenarında oturmuş uzaklara bakmaktadır. görüntü atlar. bir masa etrafında oturmakta olan jin, sun, sawyer, kate ve benjamin'in oturduğu bir masa görünür. benjamin bir yandan köfteleri yerken diğer yandan yorumlarda bulunmaktadır. o sırada sun'ın da ismini katarak ortaya bir şeyler söyler. kate yemeklerine laf edilişini hazmedemez ve sun'a çıkışmaya başlar. sun bir şey yapmadığını belirtmeye çalışsa da bir müddet sonra onun da kafası atar. kate kendini kaybederek sun'a hakaret ettiği zaman jin yerinden fırlayarak "sözünü geri al" diye bağırırken, jin'de kate'e hakaret etmeye başlar. "masa kurmaktan bile habersizsin. sawyer'la mı yiyişcem jack'le mi diyeceğin yerde azıcık uğraşsaydın" diye çıkışmıştır. kate bunları duyunca dayanamaz ve "sen kim oluyorsun şıllık" diyerek sun'ın üstüne çullanır. kumsalda debelenerek saç başa kavga etmeye başlarlar...
    ...o esnada elektrikler gidiyor...
    gözlerimi zorlayarak açıyorum, etraf zifiri karanlık ve oldukça da sıcak! gürültülü bir motor sesi duyuyorum. noldu lan bana, neredeyim? diye düşünürken gözlerimi kör edebilecek parlıkta bir ışık görüyorum!

    · bayılıyorum /(bkz: #17201802)
  • bir neslin beynine kazınmış söz öbeği, duyulduğu an o meçhul ses ile eskiler hatırlanır, sonra o günler yad edilir.
  • bir zamanların en sevilen şarkısı. herkesin dilindeydi.