şükela:  tümü | bugün
  • köken olarak nerden geldiği hakkında bi fikrim yok ama diyarbakır'da kullanılır.daha çok kimseye zararı olmayan yalana verilen isimdir."preze" söylemenin amacı bir nevi şovdur neticede bu tip yalanın kimseye zararı yoktur bir nevi "avcı palavrası" da denebilir.usta prezeci her zaman prezesinin arkasında durur sonuna kadar savunur.
    -oğlım geçen güni 3 kişi satorla saldirdi hepisini vurdım
    -oğlım muaz ma yeter artığ preze atisan
    -inanmisan git mahemeye sor.
  • (bkz: freze)
  • (bkz: preveze)
  • (bkz: palavra)
  • diyarbakır'dan başka bir yerde duymadığım bir nevi kolpa, daha masum olduguna ise şüphe yoktur, prezecilikte maksat, palavralarla karşı taraftan bir çıkar elde etmekten ziyade yeterince beslenememiş egonun doyurulmasıdır..misal diyarbakır'dan yola çıkıp istanbul beylikdüzü'nde düz amelelik*yapmaya gelen bir prezeciye kalsa istanbul'da yalamadığı karı, sikmediği ırk kalmamıştır, bu da kesmez türlü türlü maceralar atlatmış, polislerin elinden son anda kurtulmuş, patronu bunu çok sevip mercedesinin anahtarını hep buna vermiştir falan..

    bu prezecilerden bazısının hayal gücü hayli gelişkindir ve zamanla kurgulamaları mükemmele yaklaşır ki o vakit bir meddah edasıyla etrafındakilere hoşça vakit geçirtebilirler..anlatılanların palavra olduğunu bilmeyen yoktur, öyle ki prezeye en fazla inanan yine prezecinin kendisidir..zararsız tiplerdir çoğunlukla, gerçekçi anlatıştan dolayı takdir edilesi saygı duyulası insanlardır..
  • diyarbakıra has bir yemek gibidir. sanayi sitesinde yemeksiz olur prezesiz olmaz. ustalar çıraklarını çalıştırtıp, kurdukları platformda birbirlerine tek ayak üzerinde elli tane preze atarlar. bu ustaların çoğunluğu kaportacıdır. bugün sana yarın bana deyip birbirlerini dikkatle dinlerler. ve kendi prezelerine malzeme ararlar, bulurlar. kaportacılar bu işin profesörleri, ordinaryüsleri, anchormenleridir. bunların arasında en sivrilen kaportacı ferhat ustadır. herkes ferhat ustanın anlattıklarını cennete gidilmesi için ne yapılmalıdır konferansını dinler gibi dinler. şimdi ünlü bir ferhat usta prezesini onun ağzından aktarmaya çalışacağım.
    “birgün çırağım memoyla oturiyıkh. aklıma geldi. dedimki oğlım memo biz niye hacca gitmiyıkh. dedi he valla usta bende sağan tam onu söyliyecaktım. ve bu şekilde 13. hac gezim start aldi. uçağa bindıkh. deşifre olmamak amacini güderek gazeteyi yüzüme çektim ki hayranlarım tarafından rahatsız olmayayım, sadece ayaklarım görüniidi. neyse efendim uçak kalkti. bi müddet yolunu aldi. hemen kokpilden (bkz: kokpit) bir anons geldi. kaptan pilot diidi ki uçağımızın sağ kanadi kırılmış, kopulmak(bkz: kopmak) üzeredir. ama siz sakın panige kapılmayasız. neyse ben hiç istifimi bozmadan gazatemi okumaya devam ediidim. tam o esnada birisi galiba ayaklarimdan tanidi. dediki bu olsa olsa kesin kaportacı ferhat ustanın ayaklarıdır. baktım herkes benim yanıma geldi, yalvar yakar, diiler ferhat usta kurbanın olakh elen düşmüsıkh, senden başka kimse kurtaramaz bizi bu durumdan. dedim ki panik yok, panik yok. her şey kontrolüm altındadır. memo hele benim kaynakh makinesini getir. sırtıma takti memo kaynak makinesini çıktım dışarıya uçakhtan. tabii uçak gidiyor. allahvekil elimi kanada atmıyaydım kanat kopulmuşti gitmişti, hepimiz ziyan olmıştıkh. neyse kanadi yaptim güzelce havada. uçağa döndüm, tabii ben kaynakh yaparken herkes camini açmış beni izliyor. uçakta bir tufan koptu. yayaya şaşaşa ferhat usta çok yaşa. herkes beni deli gibi alkışlıyordu millet diki ferhat usta taşaklı adammışsan. neyse sayemde sağ salim hacca indıkh. hacdır bu geziyıkh tabii. baktım bir curcuna var orda. meger millet şeytan taşlimiş. bakiyam öle yekten ufak ufak taş atilar. dedim bu nedir? etrafıma baktım bir tane gome (bkz: devasa) taş, rahat 50 kilo var tartsan da belkim 100 kiloda gelirdi. tek elimlen kaldirdım taşi, fırlattım şeytan deligine. baktım delikten şeytan çıktı dedi vayyy ferhat usta sen benim anamı siktin.”
  • (bkz: prezo)
  • kürtçede biçilen ekinin altında kalan kısma denir.
  • tamamen kendine has bir kokusu,anlatış biçimi,abartı boyutu olan bir diyarbakır yalanıdır.
  • "yine mi prrrrrezeee" şeklindeki kullanımı pek yaygın. r'yi üstüne basa basa söylemiyorlar mı, r harfini yaparken o dili damakla buluştuğu yerden tutup evire çevire koparmak geliyor içerimden.

    içerim.. ne güzel oldu yav:)