şükela:  tümü | bugün
  • ingiliz parlementosunun basbakana icraatlariyla ilgili sorularini sorduklari toplanti. basbakanin hazircevapligi insani etkilememelidir, cunku sorular onceden verilip hazirlik suresi taninmaktadir.

    edit: yazdiktan 15 yil some 386dx demis like sorular onden verilmez
  • en acayip tarafı sorunun ya da cevabın beğenilmesi halinde parlamento üyelerinin "hear hear!" diye bağırarak destek vermeleridir. ancak bu ses bazen "yeah yeah" olarak anlaşılabildiğinden, onlarca milletvekilinin hep bir ağızdan verilen cevaba karşı "tabi tabi, külahıma anlat sen onu" gibi laubali bir tepki gösterdiği sanılabilir.
  • bir milletvekili tarafindan davet edilirlerse, turkiye cumhuriyeti vatandaslarinin da balkondan canli olarak dinleyebilecekleri hadise.
  • bu ne yauv, şekspir dönemi tiyatroları gibi canlı heyecanlı konuşmacılar, hepsi gülüyor, başbakan cevap vermek için yerinden fırlıyor. bitirince küt diye otururken muhalefet konuşmacısı zıplıyor. demokrasi adamların yöresel eğlencesi folkloru gibi bir şey. hepsi eğleniyor. heeeeaaar.

    http://www.youtube.com/watch?v=ngms_4i1__o

    http://www.youtube.com/watch?v=qpzhugomnje& (bu iyi)
  • avam kamarası'nda her çarşamba birleşik krallık başbakanının yarım saat sorulara cevap verdiği oturuma verilen ad. tbmm'de olmasını istediğim şeylerden biri. tayyipcan'a avam kamarasında olduğu kadar hızlı cevap verebilir mi acaba sorulara? (bu arada sanırım tbmm'de bakanlar kuruluna soru sorulabiliyor ancak bu kadar hızlı ve karşılıklı olmuyor o.)

    birkaç örnek için;

    http://www.youtube.com/watch?v=bnd3dl0-mqk (ed miliband-david cameron burada ciddi bir tartışmaya giriyor. cameron enkaz edebiyatı falan yapıyor)

    http://www.youtube.com/watch?v=ppk2rwmjnfc (cameron-brown)
  • muhattabın ed miliband olduğu soru-cevapların özellikle tenis maçı izler gibi izlenesi olduğu oturumlar. uk parlamentosu her çarşamba oturumunu youtube kanalına upload ediyor hemen. müptelası olunası.
  • iddia edilenin aksine, sorular başbakana önceden verilmemektedir. şöyle ki, normalde soru sormak isteyen milletvekilleri sorularını meclis başkanına iletirler, kimlerin hangi sırayla soru soracağına dair kura çekilir. ancak iletilen soru daha önce sorulduysa farklı bir soru sorma şansları vardır, dolayısıyla milletvekilleri gerçekte soracakları soruyu yazmazlar, hepsi "question number one" yazar, ilk sorulan soruyu tekrar ediyorum babında, sıra kendisine gelince kafalarına göre sorar.

    "question number one"dan kastedilen ilk soru da başbakanın o günkü meşguliyetlerinin neler olduğuna dairdir her zaman. başbakan da her defasında "this morning i had meetings with ministerial colleagues and others. in addition to my duties in the house, i shall have further such meetings later today." diye cevap verir. farklı bir ilk sorunun da sorulması mümkündür, ancak bunun listelenmiş olması gerekeceği için başbakana soruyu önceden bilip hazırlanma imkânı vereceğinden bu fiks sorudan sapılmaz.

    bizde her hafta böyle bir uygulama yapıldığını hayal dahi edemiyorum. haftalık soruları geç, dört senede bir seçim öncesi münazaraya bile çıkmıyor liderler. bir başbakan en son ne zaman yalakalarından ibaret olmayan gazetecilerin karşısında yayına çıktı onu bile hatırlamak güç. dolayısıyla insanların ingiltere'deki politikacıların hazırcevaplığına inanamaması, "yok canım, soruları veriyorlardır herhalde" diye tepki vermesi şaşırtıcı değil. başbakanla ana muhalefet lideri arasındaki tenis maçını andıran atışmaları izledikçe, meclis kürsüsünde iki cümle kuramayan, yazılı metni bile okuyamayan milletvekillerimizin (düzgün konuşamayanları geç, türkçeyi hiç bilmeyen milletvekili seçildi yahu) avam kamarasında nasıl harcanacaklarını düşünmek eğlenceli oluyor.
  • kahve ortamı gibi. kendi arasında konuşanlar, espir yapanlar, şakalaşanlar falan olabiliyor. çok gürültü olunca şşşşşşşşş diyip konuşanları susturabiliyorlar. şahane ortam.