şükela:  tümü | bugün
  • deli dana ve diger bazi ender gorulen hastaliklara sebep olan yanlis katlanmis protein dizileri..bunlar sanildiginin aksine virus degildir..bu distort olmus proteinler beyinde birikerek tum bilinc ve hareket sistemini felc eder, bazi durumlarda olume de yol acar..
  • yeyince nasil olup da sindirmeden saglam halde beynimize ulastigina bi turlu akil erdiremedigim yanlis katlanmis proteinler. yaw bagirsakta o kadar sindirim enzimi var, hadi onlar parcalayamadi, nasi olup da kan dolasimina katilabiliyo bu aletler bagirsak epitelini filan gecip, bilemiyom valla.
  • beyin dokusunda proteaza (görece) dirençli veya "scrapie" bir protein varlığı saptandığında; kan, beyin ya da diğer dokulardan çıkarılan dnanın (özellikle) 129. kodonu ya da başka bir kodonunda mutasyon saptandığında (prion tarafından yapılmış olmalı); immunohistokimyasal tahlillerde saptandığında tanısı konabilen,

    aşağıdaki hastalıklara neden olduğu bilinen proteincikler.

    scrapie: koyunlarda
    tme (transmissible mink encephalopathy): mink
    cwd (chronic wasting disease): katırgeyiği (?) (muledeer), elk geyiği
    bse (bovine spongiform encephalopathy): inekler

    insanlarda görülen prionla alakalandırılmış hastalıklar:

    cjd: creutzfeld-jacob sendromu
    gss: gerstmann-straussler-scheinker sendromu
    ffi: fatal familial insomnia
    kuru: yeni gine'de, izole olmuş, dietlerinden beyini eksik etmeyen kabilelerde
    alpers sendromu
  • kucuk ve etkili silah. dananin insandan aldigi intikam
  • uzum uzume baka baka kararir mantigiyla calisan kotu niyetli bir takim super dayanikli proteinlerin beyne gidip cok normal proteinleri kendine benzetmesi
  • hatalı katlanma nedeniyle normal proteinlerden çok daha dayanıklı olan, bu nedenle gerek sindirim aşamasında gerekse tedavi aşamasında yok edilemeyen hede.
  • proteinaceous infectiousun akronim hali.
  • bu isim ilk kez stanley prusiner tarafından proteinaceous infectious agent ın kısaltılmışı olarak kullanılmıştır. ilk sözcüğün ilk iki harfi (pr) ve ikinci sözcüğün baş harfi (i) ile birlikte fizikte parçacıkları (proton, nötron, elektron...) tanımlamak için kullanılan ek (on) prion sözcüğünü oluşturur. stanley b. prusiner, prionlar üzerine çalışmalarından dolayı 1997 yılında tıp alanında nobel ödülüne layık görülmüştür.
  • harvard üniversitesi doktorlarından hande özdinler prion proteininin beyin hücrelerinin yenilenmesi açisindan önemini ortaya koymuştur..
  • bunların nükleik asit olmadan çoğalabilmesinin temelinde bu yanlış katlanmış proteinlerin başka sağlam proteinlerin de yanlış katlanmasını katalizlemesi yatar.bu sayede zincirleme bir birikme gerçekleşmiş olur.üst modelleri için

    (bkz: viroid)
    (bkz: virüs)