şükela:  tümü | bugün
  • pazarlamada urunleri tv programlarina, filmlere setin, dekorun ya da kullanilan aksesuarlarin bir parcasiymis gibi yerlestirmeye verilen isim.

    tuketicinin reklam karsiti olmaya basladigi, reklam buldugu yerden kosarak uzaklasmaya basladigi son birkac yilda alip basini yuruyen bir pazarlama teknigi.

    su aralar deli gibi motorola razr almak istiyorum mesela. sonradan farkettim ki ikinci sezonunu deli gibi takip ettigim entourage'da herkesin elinde bu aletten bir tane var.

    eh adam almis altina maseratti'yi, yaninda ilik gibi hatun. zirt telefon caliyor; baba aciyor telefonu: elde bir moto razr. alir misin almaz misin simdi? cingular ve t-mobile'de de yeni kontratla 150 dolara birakiyorlar ilik gibi aleti. bak yine alasim geldi. tuketesim geldi.
  • kralı zamanında friends'te yapılmış olan pazarlama yöntemidir. bizde çocuklar duymasın'da yok efendim 'cappy pek güzel' 'oh coca cola buz gibi iyi geldi' türünden saçma salak uygulamalar yapılırken friends'te aşmış esprilerle bu uygulama desteklenmiştir. mesela;

    --- spoiler ---

    phoebe ve bir masaj salonunda çalıştığını öğrenmesini istemediği rachel ile arasında geçen diyalog:

    phoebe: (in a strange heavy accent) hello "ja", it’s time for your massage, ja! put your face in the hole.

    rachel: wow, a swedish massage from a real swedish person. (puts her head in the hole and phoebe enters)

    phoebe: okay, then i’m swedish...

    rachel: so, what’s your name?

    phoebe: it’s a normal swedish name... ikea...

    rachel: oh... what an interesting name.

    phoebe: ja!

    --- spoiler ---
  • bir dönem bu ürün yerleştirme işi çok yanlış anlaşıldı bizim ülkemizde. product placement‘ın mot a mot çevirisinin olduğu şekliyle sindirilmeden işlenmesi nedeniyle midir bilmiyorum ancak bir dönem dizilerde masa sehpaların üzerinde, reklamı alınan ürün, bilgisayarla yerleştiriyordu. bildiğin böyle ekranda bir anda belirip titreşiyordu, kamera dönerken anlık kamerayı takip ediyordu filan. karanlık dönemlerdi.

    sonra yaptıkları hatayı anladılar da böyle oyuncuların ellerine ağızlarına vermeye başladılar ürünleri.

    (bkz: bu programda ürün yerleştirme bulunmaktadır)
  • (bkz: gizli reklam)
  • truman show'da bolca kullanılan şey.
  • product placement veya embedded marketing izlediğimiz her türlü dizi, film ve hatta oyun vs içinde kullanılan bir pazarlama yöntemidir. bence ahlaksız bir tarafı falan da yoktur. doğru seçimler yapıldığında gayet başarılı olabilen bu yöntem lisans veya yüksek lisans marketing eğitiminde de sıkça adı geçen, üzerine bol bol araştırma ve çalışma yapılan, reklam kalabalığı içinden sıyrılmayı sağlayan, özellikle 80 lerden bu yana sıkça kullanılan bir yöntemdir.
  • özellikle işletme bölümünde, pazarlama ağırlıklı okuyanların sıkça duyduğu, filmlere, dizilere, kliplere türlü yoldan reklam verme işlemi. bunun en iyi örneklerinden birini carlsberg yapmışıtır. öyleki televizyon reklamlarında alkollü içecek reklamı vermek yasaktır ancak stadlarda verdiği billboard reklamları sayesinde istediği kadar televizyonda reklam yapmaktadır. ayrıca matrixte kullanılan nokia, asmalı konaktada kullanılan siemens telefonlarının hepsi birer ürün konumlandırması örnek sayılabilir.
  • türk tv programlarını bildiğin truman show'a çeviren uygulama. zaten izlediğim bir dizi vardı (bkz: geniş aile), ondan da soğudum bu reklamlar yüzünden. zaten milletçe her bi şeyin bokunu çıkarmaya çok meraklıyız. bu olay da birkaç ay sonra iyice sarar her tarafı...
  • ürünün ahlaksız plasmanı. konumlandırmak sonrası ürünün televizyon, sinema vs. vasıtasıyla burnunuza burnunuza aklınızın bir köşesine doğru sürümü.
  • dj shadow ile cut chemist'in new york'da irving plaza'da gerceklestirdikleri 2001 tarihli dj performansinin adi ve ayni performansin albumunun adi.
    henuz bulup dinleme sansimiz olmadi, ama dinleyince ilk isimiz album hakkinda bir iki kelam etmek olsun burada.
hesabın var mı? giriş yap