şükela:  tümü | bugün
  • üst edit: aynı şahıs ile ilgili daha önce üniversite rektörlüğüne açığa alma soruşturması açılmış ve reddedilmiş ilgili haber linki

    ayşe arman'ın son iki günkü köşe yazısı:

    okumaya gücünüz yeterse şu iki köşe yazısını okuyun, görevi insanları yetiştirmek ve hayvanları iyileştirmek olan bir mahlukatın neler yapmış olabileceğine inanmak bile istemiyor insan. suçluluğu kanıtlanana kadar herkes masumdur diye düşünmek istiyorsun ama bir yandan da ülkede nasıl sapkın insanların olduğunu bilmek insanı çileden çıkartıyor.

    profesörün tecavüzü (1)

    profesörün tecavüzü (2)

    edit: neredeyse herkes failin alması gereken cezalardan bahsetmiş, bence jinekolog ve ortağının da en az onun kadar ceza alması gerekmektedir. çoğu yazılana katılıyorum belki hiçbir ceza bile almadan yakayı kurtarabilecektir kendileri. torba yasalar ile adaletin getirilemeyeceğini anlaması lazım artık insanımız ve yöneticilerimizin. tamam dünyanın en ağır cezalarını da koysan böyle sapkınlıklar devam edecektir, ama bu cezaların caydırıcılığı artmaz ise bu genç kardeşimizin yapabildiğini yapacak çok az insan olacaktır. birçok kişi böyle bir durum ile karşılaştığında onlar yine kendilerini bu işten sıyrılır olan yine bana olur diye düşünebilir, ki düşünüyor da, ilk vakaları da değilmiş anladığım kadarıyla.

    değinmeden geçemiyorum, ne güzel aileler olduğunu da bize gösteren bir haber olmuştur. haberdeki tek insanın acısını azaltan kısım, tüm bu yaşananlara rağmen ailesine güvenebilmesi ve eve ulaştığı gibi kendilerine durumu tüm çıplaklığı ile anlatabilmesidir. eli öpülesi bir ana ve bana nasıl olunur ders almalı milletimiz. ne haberle okuduk tecavüzcüsü ile evlendirmeye kalkan, kızını kirlendi diye öldürmeye çalışan, o kirlendi diye düşündükleri kızın onların her halinden daha temiz ve güzel olduğunu kaçıran.

    edit 2: mesajlarıma ve alttaki girdilere h.b. ve s'nin isimleri, ve ilgili kuruluşun ismine dair bilgiler geldi, ancak suç ve ceza sabitlenmeden bunları paylaşmamız durumunda başlığın uçurulması ve haberlere sansür getirilmesi durumunu göz önünde bulundurmamız gerektiğini düşünüyorum. hepimiz biliyoruz ki suçsuz yere tutuklu olarak senelerce yargılanıp beraat edenler için ülkemizde adalet kaplumbağa hızında bile ilerlemezken, böyle insanların ifşa edilmesine yönelik veya bu durumların haber edilmesine yönelik yaptırımlar ise ışık hızında karar veriliyor. aynı şeye neden olmayalım istiyorum.

    edit 3: bahsi geçen fakültede okuduğunu söyleyen bazı arkadaşlar, durumun haberde şirket ortağı olarak belirtilen kişinin de belirttiği gibi “ne ilk ne de son olduğunu” söylüyorlar. sadece ilgili kuruluşa değil kurumda yaşanan bazı olaylara yönelik ithamlar bulunmakta.

    edit 4: kızına tecavüz ettiği iddia edilen çocuğu öldüren baba davasında, çocuğun sonradan suçsuz olduğunun ispatlanması gibi, suç sabitlenmeden isimler ve yerler verilerek linç kampanyasına başlatılmaması gerektiğini, itidal çağrısı yapan arkadaşlar var. kendisilerine katılıyorum ve ümit ediyorum ki böyle bir olay yaşanmamış olsun. yalan haber olmuş olması ve bunun yayılmasına aracılık etmiş olmanın vereceği üzüntü, emin olun bu haberi okurken hissettiklerimin yanından esamesi bile okunmaz.

    edit 5: @boylenickolnazolsun arkadaşımızın uyarısı ile jinekolog’un sözlüğe konu hakkında bildirimde bulunmuş olduğunu öğrendim ilgili açıklama.

    edit 6: sanığın avukatı ile ayşe arman'ın röportaj
    umarım adalet en kısa sürede doğru bir şekilde tecelli eder.
  • ceza alınmayacak yüzlerce iğrenç vakadan biri olacaktır. ben artık bu meselelerde olayın failinden daha çok siyasi sistemimizi eleştiriyorum. bir tane siyasi parti de , hukukun toplum vicdanını rahatlatmadığı bu ve benzeri durumlar için bir yasa önergesi vermiyor. yahut veriyorsa da gündem etmiyor, ed(e)miyor. 2 ay evli kalıp 40 sene nafaka alınma durumunu da sadece sözlükte tartışabiliyoruz. trafik yasalarını da.. bu işte bir yanlışlık var. bizim siyasi sistemimiz onu seçme beni seç üzerine kurulu, ne yapacağını açıklamaz, açıkl(a)yamaz.. batı demokrasileri böyle değil, mesela trump ı elestirsem bile başkan adaylığı sürecinden bir çok net vaatleri vardı . meksika duvarı vs.. faşizan da olsa halkının bir teveccühü var bu fikirlere. batıda bir çok ceza yasası, toplum vicdanını zedeleyen suçlardan sonra getirilmiş.bizde böyle birşey söz konusu bile değil .. toplum vicdanı hiç bir siyasi yapının umrunda değil(iktidar ve muhalefet). bizde seçim oluyor kimin ne yapacağı belli değil. neymiş efendim bolluk olacak.. nasıl olacak bizim sayemizde ama anlatmam. neymiş efendim özgürlük olacak.. peki nasıl ? iktidara gelince görürsün ... şahsına münhasır siyasal bakış açımız değişmedikce toplumun benimsemediği bir devlette yaşamak zorunda kalmamız normal.. edit: aynı fakültede okuduğunu söyleyen edepsizmars nick'li çaylağın entrysini isteği üzerine bırakıyorum. ilginç iddiaları mevcut (bkz: #91271098)
  • bu ülkede kadın/hayvan/çocuk olmak çok zor. sonra niye anksiyete krizi yaşıyorsun bilmem ne. böyle haberleri okuyup endişelenmemek mümkün mü. evden de mi çıkmayalım ya da hepimiz savunma sanatları mı öğrenelim bilmiyorum ki *
  • korku filmi gibi olay. insanlar nasıl bu kadar vahşi ve cahil olabiliyorlar anlamak mümkün değil. dışardan baktığında profesör, jinekolog ünvanlarına aldanıp insan zannedersin. umarım yardım edenler de dahil en yüksek cezayı alırlar.

    edit : ankara üniversitesi veterinerlik fakültesinden çaylak @edepsizmars olayın çok daha büyük ve kötü olduğunu iddia ediyor :

    ben veteriner fakültesinde okuyorum ve bizzat içerden gördüklerimi size anlatmak istiyorum. okulumuzda bu adamların ilk vukuatı bu değil maalesef yıllardır olan ve bilinen şeyler bunlar ama gel gör ki arkaları çok sağlam olduğu için (bkz: bülent arınç) bu hocaların başlarına hiç bir şey gelmiyor. bu hocaların sayısı sandığınızdan çok daha fazla. bir istatistiğe göre türkiye de en çok cinsel istismarın olduğu ikinci fakülte ankara üniversitesi veteriner fakültesiymiş. hocaların çoğu birbirini koruyup kolluyor bu yüzden olan öğrenciye oluyor. bundan üç yıl önce hasan bilgili yabancı bir yüksek lisans öğrencisine tacizde bulunuyor ve tahmin edin sonra ne oluyor kızın aleyhine şahitlik yapmazsanız sizin lisansınız yanar diye tehdit ediliyor diğer öğrenciler ve daha da kötüsü bu olaydan hemen sonra hasan bilgili terfi alıyor ve cerrahi anabilim dalı başkanı oluyor. yök bunu gördükten sonra dekanı bu nedenden dolayı işinden alıyor peki yerine geçen kim derseniz görevden alınan dekanın karısı. göstermelik cezalar verilip olayların üstü bir bir kapatılıyor. saçma sapan çözümler üretiliyor mesela bir tanesini anlatayım size. biz sınavların bazılarına hocalarla birebir giriyoruz sözlü sınav deniyor bir nevi mülakat gibi düşünün. okulun bulduğu çözüm zaten bilinen hocaları işten atmak yerine erkek hocalarla girilen sınavlarda yanında bir kadın hoca bulundurma zorunluluğu. daha oryantasyonda bize söylenen şey erkek hocalarınızın yanına tek başınıza gitmeyin bir arkadaşınızı alın oldu. şimdi gelelim başka bir olaya bu okulda biz öğrenciler olarak eylem gerçekleştirmeye çalıştık sonrası tam bir rezillikti. yapmaya çalıştığımız şeyi bozmak için eylemi planlayanlar arasına öğrenci temsilcisini soktular bu arkadaş tüm planı dekana uçurdu ve kontrollü bir eylem yapılmazsa eylemde slogan atılırsa hocalar suçlanırsa vb. yani kısaca eylem onların istediği seyirde gitmezse polis zoruyla bizi durduracaklarını söylediler. zaten eylem daha sonra siyasi kavgaya dönüştü insanlar bu okul ülkücülerindir/solcularındır vs kavgasına başladılar. sonuç olarak yönetimin istediği gibi ses getiren bir eylem olmadı. bu okulda yaşanan mobingi görseniz aklınız şaşar gerçekten öğrencileri bunca yıldır öyle sindirmişler ki zaten konuşmaya kalkan da önce tacize uğramış okuldan atılmış. bu eylem yapılmadan önce bir hoca bize dediki eğer eylem yapmazsanız size diğer hocaların isimlerini vericem isimlerini vereceği kişiler de tecavüzcü hocalar. yani demem o ki herkes kimin ne olduğunu biliyor ne ilk ne son bu olaylar. bütün hocalarda öğrencilerde tanıyor bunları ama onca şikayete davaya rağmen bunlar işin içinden sıyrılıp çıkabiliyor. okul yönetiminin günahı büyük. ben bir kadın öğrenci olarak okulda tedirgin oluyorum artık. bu düzen ne zaman son bulacak bilmiyorum. özellikle kadın seçilen asistanlar dersten geçmek için tehdide uğrayan kadınlar sözlü taciz desen zaten almış başını gitmiş. hocaların her ders bel altı esprileri. sürekli notla tehdit edilmek. bu okula gelmeden önce hayvansever iyi insanlarla dolu olacağını sanırdım ama görüyorum ki tepeden tırnağa çürümüş bir kurum artık burası. öğrenciler konuşmaktan korkuyor fişleniriz diye gerçekleri söyleyememek ağır geliyor artık bana.
  • kim lan bu profesör ? allah rızası için deşifre edin şu adamı.
  • tecavüzcü (bkz: hasan bilgili)

    tecavüzcü, yancı (bkz: serkan durmaz)

    delil karartan jinekolog(muhtemel tecavüzcüdür bu da) (bkz: hüseyin şenyurt)
  • idam yada hadım yasası çıkmalı böyle şerefsizler için. ben yanlış mı düşünüyorum acaba arkadaşlar bu konu da ?

    yanlışta olsa fikrimin arkasındayım.
  • ankara üniversitesi - veteriner fakültesi - cerrahi anabilim dalı
    prof. dr. hasan bilgili

    şu an okulun sayfasında gözükmüyor uzaklaştırıldığı için.
    vcom hayvan hastanesi ortağı aynı zamanda. sanıyorum vcom' u moca' ya çevirerek hizmete devam etmekte.

    edit: 2007 yılında öğretim üyelerine taciz suçlamasıyla okuldan uzaklaştırılmış ancak o dönem nasıl olduysa tekrar göreve dönmüştü.

    ayrıca bu adam veteriner ortopedide türkiye' nin ileri gelen kişilerinden.

    okula dönmesi imkansız bence. okulda yürüyüşler yapıldı, sosyal medya baskısı fazla.
    mesleği karalayan hocaları sadece okulda değil, sosyal hayatta da istemiyoruz!
  • (bkz: hasan bilgili)

    allah senin belanı versin.
  • şok içerisinde okudum, ilk çağlarda mağaraya kaçırıp tecavüz edenlerin hikayesini okuyorum sandım.

    bu nasıl bir rezalettir ya. bu insan saygın bir ünvana sahip, profesörüm diye geziyor akıl alır gibi değil. bu adamın hukuk sisteminden ve yaptırımlardan korkmadığı belirli. bizim cezalandırma politikalarımızı gözden geçirip, yalandan cezalar, yok takım elbise giydi indirimi vb yerine insanları yapmaktan korkutacak caydırıcı cezalar vermemiz gerek