şükela:  tümü | bugün soru sor
  • doğrusu proletarya imiş.

    ideallerimiz uğruna yıllardır bir galat-ı meşhur peşinde koşmuşuz.
  • ismail kılıçarslan'dan.

    ploreterya

    devrim için bir yol bulmalıyız, bir yol bulmalıyız saçlarına,
    yoksa işler karışacak, bizi çağıracak uygun adım,
    kımıltısız, böceksiz, kitapsız , imgesiz,allah 'sız hayat,
    ...içimde birikip duran şu teri senin ellerinle,
    senin ellerin mi söyle?
    bir akşam güneşini, bir anne balığı, bir gecenin üçünü yerinden etme kudretini,
    sevme kudretini, sevmenin o boşluksuz kudretini,
    aydınlığı, ışığı değil aydınlığı,
    taoyu musayı idrisi yardıma çağıracak olan senin,
    senin ellerin,
    bir yol bulmasakta olur, bir yolunu bulamasakta,
    seni nikahımıza almasakta olur bile belki hatta,
    ne de olsa biz, kepenkleri hiç kapanmayan o dükkanın sonsuz sarhoş müşterisiyiz.
    kapındayız, yakındayız, sermestiz ızdırabımızla.
    anlamasan da olur, anlamasam da.
    yakup peygamberin kokladığı gömlekten ekime ekmeğe kadar bir düş kuruyorum.
    geçip gidiyorum aranızdan,
    renkleri öğrenmeye sarıdan başlıyorum böylece.
    saçlarını taramanın başka bir yolu varsa anla ki biz, yaparız bu devrimi.
    anna, rana, muhammed, mustafa.
    bak, gene aşk oldu sonu.
    oysa öyle demeyecektik biz ona.
  • (bkz: nowa huta)
  • emekçi sınıfı.
    proleterlerin oluşturduğu sınıf.
  • proletarya (latince proles kelimesinden gelir) alt sosyal sınıfı tanımlamak için kullanılan terim, bu sınıfa mensup kişilere proleter denir. ilk olarak oğullarından başka malı olmayan insanları tanımlamak için kullanılan aşağılayıcı bir kelime iken, karl marx`tan sonra işçi sınıfını tanımlamak için kullanılan sosyolojik bir terim halini almıştır.
  • önceden, oğullarından başka malı olmayan insanları tanımlamak için kullanılan aşağılayıcı bir kelime iken, karl marx`tan sonra işçi sınıfını tanımlamak için kullanılıyormuş.
  • sanayi devriminden sonra ortaya çıkan işçi sınıfının marksist terminolojideki ismidir. günde en az 10 saat kapitalistlere artı değer kazandırmak için çalışır,canından,hayatından verir.hayattan hiçbirşey alamadan ölüp giderler. ta ki sınıf bilincine ulaşıp özgürlüklerini kazanana kadar.
  • ''köle ancak bir kez satılır, proleter ise kendisini günbegün, saatbesaat satmak zorundadır.''

    engels
  • uğruna ne hayatlar ömürlerinin baharında solup gittiler, karşılığında vahşi bir nefret gördüler.

    belki de insanlık tarihinin karşılığında bir çıkar beklemeden var ettiği tek sınıf budur. sömüren ile sömürülenin kavgasında sömüren, sömürülenin sayesinde kazanmış durumda.
    oysa her şey oynanan bir tiyatroya dur demek için başlamıştı, çok da bedel ödendi, çok eşik aşıldı bugün küçümsediğimiz ama kazanılması için büyük bedeller ödediğimiz haklar, bu tanımlamadan sonra başlayan direnişler sayesinde elde edildi. belki de son bir direniş son bir vuruş kalmıştı geriye ama onu da küçük burjuva oyuncakları için heba ettiler.

    ''sizlerin kurtuluşu sınıfsız bir toplumdur, sınıflar var oldukça üretim araçlarına sahip olanlar üretim araçlarına sahip olmayanları sömürmeye devam edecek ve sizler daima sizi sömürenlere muhtaç yaşayacaksınız''

    bugün ellerinde; dinleri, ırkları, ideolojileri, kendilerini burjuva zannetmelerini sağlayan oyuncakları var karşılığında da boyunlarına taktıkları tasmaları.

    ama unuttukları bir şey var. binbir zorlukla kazanılmış hakları en ufak bir çöküşte ellerinden kayıp gidecek ve kendileri için mücadele edecek kimseyi bulamayacaklar çünkü kendi elleriyle yok ettiler.