şükela:  tümü | bugün
  • kadrosunda carey mulligan ve bo burnham 'a da yer verecek olan suç draması.
  • 17 nisan 2020'de izleyici ile buluşacak olan emerald fennell filmi.
  • muthis bir trailerla gelmis film. sinemada izleyebilirim, o derece.

    https://twitter.com/…tatus/1204826879602987008?s=21
  • yönetmenliğini emerald fennell'in yaptığı ve başrolünde carey mulligan'ın yer aldığı film.

    film, dünya prömyerini 16. sundance film festivali'nde yapmıştı.

    dram, suç ve gizem temalarını aynı çatı altında buluşturan filmde carey mulligan, gelecek vaat etmesine rağmen geçmişte yaşadığı travmanın ardından hayatına zorlu bir şekilde devam etmeye çalışan cassie karakterini canlandırıyor. cassie'nin yaşadığı bu olayın acısını karşısına çıkan erkeklerden çıkarmaya çalışmasını izleyeceğimiz film, cassie'nin eski bir arkadaşıyla karşılaşmasıyla farklı bir yapıya evriliyor.
  • ana karakterde joker undertone'lari sezimledigim film.

    --- spoiler ---

    bu kadar dark bitecegini tahmin etmemistim.
    sonlara dogru malum olayin da duzmece oldugunu dusundum, ta ki yakilana kadar...

    --- spoiler ---
  • 3rd act yani yaklaşık son 20-25 dk'sında düşen ve hayal kırıklığı sonla biten bir film. farklı bir şey denemiş olmaları ve vermeye çalıştıkları mesaj güzel ancak bence bu file uymamış.

    filmde yer yer gereksiz sahneler, tempo düşüklükleri ve ton ayarsızlıkları da vardı.

    bunlar dışında gayet güzel filmdi, carey mulligan da harika.

    ancak tabii ki ödül sezonlarında konuşulacak kadar kaliteli bir film değil, 2020'nin boş olmasından dolayı adı çok daha yükseklerde anılıyor.
  • carey mulligan genç ve tatlı bir hanfendiyken sevilesi karakterlere hayat vermişti. ingiliz dizilerinde, pride & prejudice, the greatest'ta, my boy jack'te hep sevilesi karakterleri canlandırmıştı -the greatest'ta sevgilisini yitiren hamile bir genci, my boy jack'te ağabeyini yitiren bir kardeşi, pride'ta ailenin genç üyesini, wall street'te esas oğlanın sevdiceğini oynamıştı. ama büyüyünce daha farklı roller seçmeye başladı. inside llewyn davis'te esas adamı haşlayıp duran bir şarkıcıyı, shame'de varlığıyla ağabeyini rahatsız eden, geçmişte birtakım şeyler yaşamış, intihar meyilli bir kardeşi, suffragette'te bir işçiyi oynadıktan sonra dümeni izlerken rahatsız eden karakterlere kırdı. bunu önce wildlife'la yaptı. kocasını bırakıp başka bir adamla birlikte olan, özdeşlik kurmanın zor olduğu bir karaktere hayat vermişti. şimdiyse vigilante rolünde karşımızda.

    pyw için ne desek spoiler olacak. buradan sonrası okunmasa daha iyi... film komedi olarak da geçiyor, hatta focus ödülü garantilemek için altın küre'ye komedi dalında müracaat etti ama a. küre bunu reddedip filmi drama olarak değerlendireceğini açıkladı, ki son derece doğru bir karar. zira araya serpiştirilen bir iki eğlenceli sahne filmi komik yapmıyor. hele hele konunun (tecavüz) ciddiyeti düşünülünce. evet, drama bu. iyi bir drama mı? konuyu derinlemesine işlediğini düşünmüyorum. ortalama bir film olmuş. tempo ve denildiği gibi ton sorunları mevcut. farklı bir revenge/intikam filmi yapmaya çalışmışlar, bazı açılardan olmuş. misal rengarenk bir film. hani görsellere, fragmana baktığınızda hiç de intikam filmi demezsiniz. kıyafetlerden mekânlara, ışıklara, cassie'nin şekerlemelerine, soundtrack için seçilen şarkılara kadar her şey rengarenk ama konu son derece karanlık (sarhoşken tecavüze uğrayan bir kadının arkadaşınca alınan intikamı). bu zıtlık filmi farklı kılmış ama senaryoda böyle bir farklılık pek yok. yani bilindik bir intikam filmine dönüşüyor neden aşamasına geçilince. ben cassie'ye vigilante dedim, ama doğru bir tanım olur mu bilemedim. her gün en az 2-3 kadının öldürüldüğü, tecavüzün patladığı bir dönemde cassie'nin potensiyel tecavüzcülere hadlerini bildirmesini izlemek sorun değil de misal dekan walker'a "liseli kızını kaçırıp bir grup erkeğin olduğu bir odaya bıraktım" dediği an insanın tüyleri diken diken olmuyor değil. karakterin vigilante'liğe kaydığı anlardan bir tanesi. o değil de konuyu "annene, kızına yapsalar gene böyle umursamaz durur muydun?" şeklinde işlemeleri hayal kırıklığı yaratmadı değil. ne bileyim, walker'lı sahneyi problemli buldum. ha denecek ki "bazıları da (walker gibiler) bu dilden anlıyor, cassie zaten kızı kaçırmadı" ama gene de problemli duruyor sahne.

    bu arada cassie'nin erkekleri avlamasından ve intikam almasından ötürü filme feminist diyen de var, öyle bulmayan da. ben nereye konumlandıracağımı bilemedim. pek feminist bir film gibi durmuyor -kadın arkadaşını sarhoş edip bir erkekle bıraktırmak pek feminist bir davranış olmasa gerek?? her ne kadar vasat bir kişi olsa da-. ama en iyisi bol tartışmalı bu alana girmemek. tempo sorunu dedik, filmde ton sorununa yol açıp 'wtf' dedirten sahneler çıkarılsa, gerilimin dozu biraz daha artırılsa daha tempolu olabilirdi. ton sorununa yol açan sahnelerse ryan'la cassie'nin romantik/komik sahneleri. belli ki yönetmen tüvist (twist) için böyle sahnelere imza atmak istemiş. ama gene de filmin konusuyla da, dokusuyla da uyuşmuyor. hele hele beraber eczanede paris hilton şarkısı söyledikleri, sonra onların mutlu anlarını içeren bir kolaja yer veriliyor işte bu sahne bambaşka bir filmden çıkarılmış da eklenmiş gibi duruyor. böylesi sahneler, yani filmdeki komik sahneler filme zarar vermiş. tüvist için böylesini yapmamak gerekiyormuş. o değil de filmin finali hakikaten içler acısı. sosyopat karakterini tecavüzcüye öldürtüp yaktırıp sonra tecavüzcüyü tutuklatmak mı? içler acısı, içler içler acısı. worst finale ever diyesin geliyor. nasıl yazabildin, yazdın, nasıl çekebildin, nasıl the last cut'ta bırakabildin ey yönetmen? filmin ortalama kalitesini aşağıya çeken bir finalde. teşekkürler.
    öyle işte. carey mulligan oldukça iyiydi. adaylık gelmeli...
  • emerald fennell tarafından hem yazılan hem de yönetilen 2020 yılı yapımı bir drama. yaşadığı bir olay sonrası cassandra tıp fakültesini bırakmak zorunda kalır. anne ve babasıyla yaşayan cassandra bir kahve dükkanında çalışırken eski sınıf arkadaşı çıkagelir ve olaylar gelişir.
  • intikam temalı bir film.

    film, çekimler, renkler iyi, carey mulligan iyi oynamış, ilk zamanlarda sebebini anlayamadığımız bu intikam film ilerledikçe anlamını buluyor ve hatta film ortalarında "film bitti mi ?" hissine kapılıyorsunuz, sonra gerilim yeniden başlıyor, ve akıllı bir son.
  • mezarına tüküreceğim vari bir film olmuş. böyle intikamlı filmleri seviyorsanız düşünmeden açabilirsiniz. ilerletmeden izledim. beni tek rahatsız eden kısım, başrolde ki hanım ablamız sevdiceği beyi bazı olaylar neticesinde eliyorken sonra neden onla olmak istedi. o ilişki çok geçmedi bana, ki planın bi parçası filan da değildi.neyse o kadar kusur kadı kızında da olur diyip bu filme puanım 6,8/10. iyi seyirleeeer
    edit : imla
hesabın var mı? giriş yap