şükela:  tümü | bugün
  • insülin diabet hastalarında hayat kurtarır ancak illa ki iğne olarak uygulanması gerekir; protein yapısındadır ve sindirim sistemini geçemez. sindirim sisteminiz bu değerli proteine de öküzün baldırında bulunan miyoglobin muamelesi uygulayıp paramparça eder; aminoasitlerine ayırır. ağız yoluyla alındığında çoğu kompleks molekülün kaderi de buna benzer; yıkım veya sıçmıkla atılım...
    arıların ürettiği bu maddenin hangi bileşiği, kilograma kaç mili veya mikro gram alındığında, hangi yolla alındığında, hangi mekanizmalar ile etkili olur, toksik dozu nedir soruları yanıtlanmadıkça sadece iyi bir pazarlama başarısı olarak anlatılabilir. bu yöntemle kola içince mutlu olacağınızı veya x şampuanını kullanınca saçlarınızın acayip seksi olacağını da söylerler.
    ayrıca bu bilgilerin çift kör, üstelik de güvenilir kurumların yaptığı, güvenilir dergilerde çıkmış kaliteli çalışmalarla ispatı gereklidir. (bkz: kanıta dayalı tıp) yoksa bilimsel diye diye iterler oranızı buranızı. ha siz her bilimsel denilene tapmaya devam edin isterseniz.
    şüphe ne güzel bir kelimedir şüphesiz ki!
  • doğal antibiyotik demek bence haksızlık olur arılara. hepsine teker teker teşekkürlerimi iletiyorum. müthiş bir şey bu propolis. düzenli kullanım sonucunda sonuç elde etmemek mümkün değil. isli viski tadına yakınsayan tadına zamanla alışıyorsunuz ama yine de bal ile karıştırmayı sabah zaten tadı sapmış ağzınıza daha uygun buluyorsunuz. mümkünse bal ile lakin düzgün kaliteli bir bal ile (tercihen kestane) ağzınızın içinde iyice sıvayarak ve emerek tüketiniz. dişetlerine de ayrıca iyi gelir.
  • arıların kendilerini ve yavrularını, virüs ve bakterilerden korumak için kovanı dezenfekte ettikleri organik madde. yapısındaki flavonoidler sayesinde damar sertliğini önleyip kan dolaşımını düzenleyen, kan şekeri, lipit ve kolestrolu azaltarak kanı temizleyen, unutkanlığı (kendi adıma en önemli faydası ve kullanma nedenim) önleyerek beyin damarlarının kireçlenmesini engelleyen ve yaşlanmayı geciktiren, bir nevi doğanın mucizesi.
  • pro güvenlik demek, polis ise şehir manasına gelir. propolis güvenli şehir demektir.
    arılar kovanlarini korumak için kullanır. zırh gibi. bu nedenle bu madde bu adı almıştır.
  • yorgunluk, halsizlik sorunu olanların da kurtarıcısı doğal madde. inanılmaz enerji veriyor ve bu amaçla kullanılan bazı multivitaminlerin midede yarattığı kaostan kurtarıyor.
  • arilarin kendilerini kis aylarinda hastalik ve mikroplardan korumak icin yaptiklari dünyanin en ünlü dogal antibiyotigidir.
  • bal arılar denen çalışkan elemanlar bu maddeyi bitki tomurcuk ve filizlerinden toplar ve kovana getirir.
    propolisi neden kullanırlar?
    -kovan giriş deliğini daraltmak için
    -kovandaki çatlak ve yarıkları onarmak için
    -kovandan uzaklaştıramadıkları nesneleri kaplamak için
    -ana arı yumurta bırakmadan önce petek gözlerini mikroplardan arındırmak için kullanırlar.
    propolis antiviral, antibakteriyel, antifungal ve antiparaziter etkileri olan on numara mikrop öldürücü bir maddedir.
  • arıların allah'ın bir lütfu olduğunun en büyük kanıtlarından biri olan mucizevi ürün. son 2-3 senedir astım bronşit ve alerjik astım arasında doktorların tam olarak teşhis koyamadığı garip bir şey musallat olmuştu. kortizonlu ilaç kullanmak istemediğim için aktardan bitkiler alırken tavsiye sonucu tanıştım kendisiyle. ama tam olarak sistemi oturtmak bu seneyi buldu. kış boyunca 2-3 şişeyi düzenli ve üst üste kullanırsanız kesinlikle hasta olmuyorsunuz. bu sene ev-iş-okul üçgeninde metro-metrobüs vs. yoğunluğunda sıfır hastalıkla atlatmamı sağladı. ayrıca kesinlikle aft ve boğaz ağrısına da iyi geldiğini rahatlıkla söyleyebilirim. ürünün asıl olayı bağışıklık sistemini güçlü tutmakta. özellikle bir arkadaşımın kanser hastası annesinde bal, polen, arı sütü ile birlikte olumlu sonuçlarını gözlemledik. ben eğriçayır markasını ve alkolle damıtılanı kullanıyorum.* organik sertifikası olduğu için ve standart fiyatı olduğu için kazıklanmadan alabiliyorum. diğer bir seçenek de fanus olabilir. ayrıca polonezköy arıcılık müzesinde de satışı var.*

    edit: alkolle damıtılanını tercih etmeniz daha faydalı olacaktır. propolisin özelliğini bozmadan tam olarak çözüyormuş. su ile damıtılanı genelde çocuklara öneriyorlar. bir de alkol kullanmayanlar da su ile damıtılanı tercih ediyormuş.
  • ameliyat sonrası yoğun antibiyotik kullanmayayım diye tanıştığım üründür. tanıdık arıcılara söyledim tuhaf tuhaf baktılar haa sen arı boku istiyorsun anladık dediler. genelde kovan etrafında olduğundan tüy toz topluyormuş. onlarda pis diye atıyorlamış. bana bir kaç yumru getirdiler. dedikleri kadar varmış. çok fazla çer çöp yapışıktı. iş başa düştü diyerek eczacı bir arkadaştan %70 alkol aldım. yumruları buzluğa atıp katılaştırdım sonrada rendeledim. ezdiğim propolisin üzerine %70 alkol ekledim ve her gün çalkalayarak 2 hafta bekledim. koyu demlenmiş kahve renginde br sıvı çıktı. çer çöpü süzdükten sonra kullandım. bir diğer arıcının verdiği daha temizdi onu ara sıra özellikle ağız içinde yara olduğunda sakız gibi çiğniyorum ama özütünü emdikten sonra balmumu kısmını atıyorum.bu arıcı zaten kanser hastası 2 kardeşi için özellikle temiz tutarak topladığını ve kullanırken dikkatli olmam gerektiğini söyledi. sanırım doktor kanser tedavisi nedeniyle enfeksiyon risklerinin yüksek olduğunu söylemiş kanser olan 2 tane abisi o yüzden kullanıyormuş. tabi verirken doktora sormadan kullanma , miktarı abartma gibi nasihatler vermeyi ihmal etmedi. bir de pratik olsun diye nurbal marka öğütülmüş tozdan aldım sabahları aç karnına bir çay kaşığı ılık suya katıp içiyorum.

    tadına gelirsek kötü kokuyor ve kötü bir tadı var. çürümüş zeytin gibi bir şey. ancak 6 aylık deneyimden sonra ; cilt lekelerimde kaybolma, yüzümün ışıldaması (ki bunu görüştüğüm hemen herkes söylemeye başladı, cildime estetik bir şeyler yaptığımı sanıyorlar) kış aylarında hiç grip olmama , kronik ciğer hastalıklarımın nüksetmemesi, öksürmemek gibi faydalar gördüm. ha tabi uyku yapıyor.kesintisiz, gamsız tasasız 8 saat ve üzeri net uyuyorsun. kullandığım sürelerde sinirlerim çok gergin olmuyor. daha rahat ve relax bir insanım. bu açıdan depresyona ve anksiyeteye fayda sağladı diyebilirim.tabi ben mesela bir ay kullanmışsam 2 hafta ara verip sonra tekrar başlıyorum. aralıksız kullanmadım. ve miktarıda düşük tutmaya çalıştım. ameliyat dikişlerimin olduğu yere, her tür sivilce ve yaranın üzerine krem gibi sürdüğümde oluyor. ama dediğim gibi kokusu kötü. altı ay boyunca henüz bir antibiyotik kullanmadım. cildime ise sadece güneş koruyucusu sürüyorum. her açıdan iyi geldi diyebilirim. tabi alerjik tepki verebileceğiniz için kullanırken dikkatli olun. bilinen en kuvvetli antibiyotik ve antivirütik olduğundan ciğer hastalıklarına iyi geliyor. çok kuvvetli olduğundan miktara mutlaka dikkat edin. ve alerjik tepki verebileceğinizi unutmayın.
  • ne yazık ki ülkemizde hakkında bilgi sahibi olunmadan bolca atıp tutulan, kulaktan dolma bilgilerle ve kaynak göstermeden şu markası iyi, bu markası iyi denilen mucizevi iksirlerden biridir propolis.

    ev arkadaşımın annesine rahim kanseri teşhisi konulması ile tanıştığımız propolis, kemoterapi sonrası hemogramı hızlı ve gözle görünür bir şekilde artırdığından kullanım alanlarını araştırdık. şeker hastalığından bağışıklık sistemine, enfeksiyon hastalıklarından antimikrobiyal etkisine kadar birçok kullanım alanı olduğunu keşfetmemizle birlikte bu alanda akademik çalışmalara göz attık.

    https://scholar.google.com.tr/…lis&hl=tr&as_sdt=0,5

    genelde karşımıza hem makalelerde hem de atıflarda s. silici adı çıktı. prof. dr. sibel silici erciyes üniversitesi ziraat fakültesi'nde görev yapan bir bilim insanı. hayatının yirmi beş yılını arıcılık ve arı ürünlerine adamış, propolis, arı sütü, polen vb. hakkında sayısız uluslararası proje yapmış, tübitak'ta yüzlerce yayınına yer verilmiş ve türkiye'nin en genç bilim kadını ödülü'nü almış bir cevher. geçenlerde adını gazetede görünce ne bileyim kendi kendime gururlandım ben de.

    http://www.haberturk.com/…kilerini-engelleyebilecek

    iletişime açık, gayet mütevazı bir insan. birkaç arkadaşıma tavsiye ettim, hızlıca bütün sorulara da cevap veriyormuş. bence kulaktan dolma bilgileri boşverin ve bizim gibi siz de direkt ona sorun.

    https://www.nutraltherapy.com/merak-ettikleriniz/

    edit: soranlar olmuş. buradan da röportajında bahsettiği zeytinyağlı ürüne (nutral therapy propolis zeytinyağı özütü) ulaşmanız mümkün. alkol, katkı maddesi, su, boya, kimyasal madde vb. hiçbir şey yok içinde. tamamen doğal.

    https://www.nutraltherapy.com/

    ve propolis nedir, buradan inceleyebilirsiniz.