şükela:  tümü | bugün
  • 50 'lili yaşlardan sonra bir çok erkek için için ciddi bir risk haline gelen hastalık..sebeplerinden birininse , sürekli ayakta işemek olduğu söyleniyor..çünkü işeme esnasında sürekli ayakta durulduğu ve vücut yorulduğu için, sözkonusu bölge de buna paralel kasılmakta, işeme sırasındaki kısa süre acı ya da yanma hissinin de bir kısmı bu kasılmaya bağlanmakta... çaresi ise oturarak işemek.. bu yöntem doktorlar tarafından genç erkeklere de bu riski azaltmak için tavsiye edilmekte..evet beyler, hayattır, hızlıdır, vakit yoktur, delikanlılıktır... bu tip şeyler söylemeyin, fırsat buldukça bu eylemi gerçekleştirin...zira risk oldukça azalmakta...
  • eğer varlığından şüphelenip doktora gidilmişse,doktardan epey bir parmak yiyeceğiniz garantidir.(bkz: rektal tuşe).
  • erken tanı konduğunda kurtulma olasılığı oldukça yüksek olmasına rağmen başlangıç dönemlerinde pek fazla şikayete sebep olmadığı için farkedilmekte geç kalınılabilen bir kanser türüdür. belli bir yaştan sonra özellikle ailesinde prostat kanseri bulunan erkeklerde düzenli muayeneler şarttır.
    psa * testi erken tanıda büyük kolaylık sağlar. test sonuçlarının yüksek çıkması durumunda biyopsiye başvurulur. parmakla rektal muayene ile prostat dokusunda büyüme olup olmadığı kontrol edilir. transrektal ultrasound yöntemi ise makattan uygulanır ve bu yöntemde ses dalgaları kullanılarak, kanser şüphesi yaratan dokuların olup olmadığına bakılır.
  • domatesten sonra soğan ve sarmısağın* da önlediği keşfedilen hastalık. günde 10 gramdan fazla tüketmek gerekiyor. artık gündüz vakti sarmısak koktuğumuz için biz erkeklere kimseler itiraz edemez. yaşasın sarmısak...
    ahanda bu konudaki mektubu british journal of cancer'den aşağıya aldım:

    "letter to the editor

    british journal of cancer (2004) 91, 194.
    eating garlic and onion: a matter of life or death
    a a izzo, r capasso and f capasso

    "sir,

    diet is thought to be one of the most important contributing factors to cancer risk (bingham and riboli, 2004). among the dietary improvements that can reduce the risk of cancer, stein and colditz (2004) highlighted the promising relationship between prostate cancer and tomatoes intake. here, we wish to draw attention to allium vegetables (i.e. garlic and onion), which, on the basis of epidemiological studies, have been showing promising signs of possessing chemopreventive activity in patients with prostate cancer.

    garlic (allium sativum) and onion (allium cepa) are among the oldest of all cultivated plants and now used as a food and for medical purpose (e.g. garlic for hypercholesterolaemia and hypertension) (capasso et al, 2003). site-specific, case-control studies and cohort studies suggest a preventive effect of allium vegetables consumption against stomach, colorectal and prostate cancer, although evidence for a protective effect against cancer at other sites, including the breast, is still lacking (ernst, 2000). most notably, a population-based, case-control study, performed on 238 patients with prostate cancer and 471 male control subjects, investigated the association between intake of allium vegetables and the risk of prostate cancer (hsing et al, 2002). it was found that men in the category of highest intake of allium vegetables (>10 g day-1) had a statistically significant lower risk of contracting prostate cancer than did those in the category of lowest intake (2.2 g day-1). the reduced risk of prostate cancer associated with allium vegetables was independent of body size, intake of other foods and total calorie intake, and was more pronounced for men with localized than with advanced prostate cancer (hsing et al, 2002).

    experimental studies have shown that the chemopreventive activity of allium vegetables is related to their content of organosulphur compounds (oscs). although how these compounds achieve chemoprevention is not fully understood, several modes of action have been proposed (knowles and milner, 2001; griffiths et al, 2002; rahman, 2003; thomson and ali, 2003). these include: (i) effect on drug metabolising enzymes (i.e. induction of phase ii detoxification enzymes, including glutathione transferases, quinine reductase, epoxide hydrolase and glucuronosyl transferase, that inactivate toxic substances and facilitate their excretion); (ii) antioxidant activity (garlic preparations exhibit radical scavenging activity and decrease lipid peroxidation, which is relevant in the light of the observation that tumour promotion may involve oxygen radicals); (iii) tumour growth inhibition that has been documented in several carcinoma cell lines, including prostate carcinoma cells; (iv) induction of apoptosis, which coincides with an increase in the percentage of cells blocked in the g2/m phase of the cell cycle (possibly through a depression in p34cdc2 kinase); and (v) effective stimulation of the immune response (oscs stimulates proliferation of lymphocytes and macrophage phagocytosis, induce the infiltration of macrophages and lymphocytes in transplanted tumours, induce splenic hypertrophy, stimulate release of interleukin-2, tumour necrosis factor- and interferon-, enhance natural killer cell, killer cell and lymphokine-activated killer cell activity).

    in conclusion, promising data from clinical studies suggest that the regular consumption of garlic and onion may prevent prostate cancer. allium-derived organosulphoric compounds may be responsible, at least in part, for the anticarcinogenic activity. the unique property of garlic and onion may be clinically important, because their daily intake for a prolonged period is expected to be free of risk."
  • 70 yasındaki babamın cok yüksek degerlerle ve geç teshisle karsılastıgı ve 1.5 senede tamamen yendigi hastalık. hemde hic bir yerli doktoru dinlemeden ve ameliyat olmadan, 70 yasından sonra ona bilgisayar ve internet kullanmayı ögretmis , bütün dünyadaki en son gelismeleri inceletmis, bütün yeni alternatif metotları bulmus cıkartmıs, dünyanın heryerindeki konunun uzmanlari ile bizzat tanısmasına vesile oldurtmus hastalıktır. hala bir cok "prostat uzmanı" oldugunu iddia eden doktorlarımızın haberi bile olmadıgı "total hormone bloackage" metodu ve kendi ekip bictigi ve cayını kaynatıp içtigi ısırgan otları , kereviz saplari, salca ve kabak cekirdegi ile bu işi basarmıstır.
  • gecenlerde bir gazetede haftada 2-3 kez boşalmanın prostat kanserini % 50 onledigi yonunde bir haber cıkmıstı.

    peki bu durumda frank zappa gibi faaliyetleri dillere destan bir ustadın bu hastalıktan ölmesini nasıl acıklayacaksınız yavsak profesorler.
  • ameliyatı perineum bölgesinden yapılıyormuş. ben bugün bunu öğrendim.
  • dünya genelinde erkekler arasında görülen en sık kanser, erkekler arasında görülüp de ölüme yol açan en sık 2. kanser türüdür (akciğer kanserinden sonra gelir).

    etyolojisinde* ailesel, ırka bağlı, hormonal(testosteron prostatı uyarıcı bir hormon olduğu için bu kanserden primer sorumlu hormondur), çevresel, kanserojen etkenler şeklinde çok çeşitli faktörler bulunmaktadır.

    teşhiste genellikle şüphelendirici bulgular;hasta şikayeti, rektal muayene bulgusu,psa yüksekliği olup kesin teşhise transrektal ultrason eşliğinde alınan biyopsi ile gidilir. mr ın teşhisi desteklemede çok yüksek bir etkinliği de bulunmaktadır.
    erken teşhis adına; genel kanı ailesinde prostat kanseri öyküsü olmayanlar için 50 yaşından sonra, olanlar içinse 40 yaşından sonra yıllık rektal muayene ve psa bakılması üzerine olsa da en son otoritelerin görüşü; özellikle ailesinde prostat kanseri öyküsü olmayanlar için psa nın sadece bir şekilde herhangi bir şikayetle doktora başvuran hastalara bakılması şeklindedir.

    tedaviye gelirsek; hastalığın evresine göre değişmektedir. yani prostata sınırlı mı, prostat çevresi dokulara yayılım var mı ya da uzak organlara yayılma olmuş mu? bunların hepsinde farklı tedavi modaliteleri kullanılmaktadır. ama genel olarak söylersek prostatın çevresindeki birkaç dokuyla birlikte alınması (radikal prostatektomi), radyoterapi , kemoterapi ya da hormonoterapi şeklindedir (modern birkaç teknik daha var ama bunları bilmenize gerek yok zaten.)

    önlemeye gelirsek; eğer genlerinizde varsa bunu önleyemezsiniz sadece erken teşhis edebilirsiniz bunun için de dediğim gibi 40 yaşından sonra belli testler yapılır onları yaptırmanız yeterli.
    önleme amaçlı kullanılabilir mi acaba diye düşünülüp üzerine çalışılan birçok madde vardır; 5 alfa redüktaz inhibitörleri (testosteronu aktif hale getiren enzimi engeller-örneğin kabak çekirdeği böyle bir etkidedir.), likopenler,selenyum içeren preparatlar,yeşil çaylar falan filan...

    (kopyala yapıştır yapmadığımdan düşünüp yazarken yoruldum epey, eksik birşeyler kaldıysa affola, sorup öğrenmek istediğiniz birşey olursa çekinmeyiniz efenim)
  • yapılan araştırmalara göre, eğer ileride buna yakalanmak istemiyorsanız, yapmanız gereken tek şey, her gün xvideos ve xhamster gibi siteleri gezerek, en az 1 kez mastürbasyon yapmak.

    evet, domates yemeniz, sebze yemeniz, bir şeyler kaynatmanız gerekmiyor. sadece en iyi yaptığınız şeyi yapıyorsunuz ve 20'li ve 30'lu yaşlarda her gün 31 çekiyorsunuz. prostat kanseri olmuyorsunuz.

    altını çizmek istediğim şeyse, her gün seks yapmanız da prostatı önlemiyor. sadece 31 bunun ilacı. neden diye sorma, aklıma yattı, sorgulamadım.

    bu arada tanrı'nın süper bir mizah anlayışı var.