1. hastaların %50-70’inde bakteriler veya diğer mikrobik ajanlar prostat iltihabına sebep olurlar. bu mikroplar prostat bezine, mesane iltihabı olduğunda mesaneden gelebilir ya da cinsel temasla ulaşabilir. ayrıca, herhangi bir nedenle, işeme sırasında üretra içi basıncın çok arttığı durumlarda idrar prostat bezi kanallarından içeriye kaçarak kimyasal bir reaksiyonla da prostatite yol açabilir.

    prostat iltihabı tipleri

    prostat iltihabı üç şekilde görülebilir.
    1. akut bakteriyel enfeksiyon
    2. kronik bakteriyel enfeksiyon
    3. bakteriyel kökenli olmayan (non-bakteriyel prostatit)

    akut ve kronik enfeksiyonlara bakteriler neden olurlar, bu nedenle de antibiyotiklerle tedavi edilmeleri gerekir. bu bakteriler prostata enfekte idrar ile veya kalın barsaktan gelebilir. prostat iltihabı bulaşıcı bir hastalık değildir. yani partnerinize geçmez.

    bakteriyel kökenli olmayan prostat iltihabında ise etken adından da anlaşılacağı üzere bakteriler değildir. hastalığın sebebi tam olarak bilinmemektedir. antibiyotikler bu durumda etkili olamamaktadır.

    prostatodynia (ağrılı prostat) ise, prostatta iltihap (bakteriyel veya non-bakteriyel) olmadığı halde prostatitli hastalarda görülen şikayetlere benzer bir duruma verilen isimdir. bunun daha çok prostat bezi çevresindeki kasların spazmına bağlı olabileceği düşünülmektedir.

    prostat enfeksiyonu olasılığını arttıran risk faktörleri

    1. kişiye tıbbi nedenle sonda takılması
    2. idrar yolunun anormal bir yapıya sahip olması
    3. yakın zamanda idrar yolu iltihabı geçirmek
    4. anal yolla cinsel temas

    prostatitte kişilerin ne gibi yakınmaları olur?

    şikayetler prostatitin tipine göre değişiklik gösterse de genelde görülen şikayetler şunlardır: ateş, titreme, sık idrara gitme, idrar yaparken yanma ve zorluk, geceleri sık idrara gitme, akıntı, kasıklarda ve anal bölgeye doğru yayılan ağrı, orgazm sonrası ağrı. tüm bu yakınmaların stres ve iklim değişiklikleri ile ilişkili olduğu gözlenmiştir.

    prostatit teşhisi nasıl konulur?

    hastalığın tanısında ilk basamak detaylı bir öykünün alınmasıdır. yakınmaların değerlendirilmesi ile çoğu kez tanıyı koymak mümkün olabilmektedir. fizik muayene olarak prostatın rektal (makat) yoldan parmakla muayene edilmesi ile çok değerli bilgiler elde etmek mümkündür. bu muayene geçici bir süre rahatsızlık hissi verebilmekle birlikte, son derece basit ve zararsız bir yöntemdir.
    genellikle bu aşamada prostatit tanısını koymak mümkün olabilmektedir. bazı özel durumlarda rektal yolla prostat masajı yapmak ve idrar yolundan gelen sıvının tetkiki gerekebilir. ayrıca bu masaj öncesi ve sonrasında ayrı ayrı idrar örnekleri alınarak da tetkik yapılması söz konusu olabilir.

    prostat muayenesi ağrılı mıdır?

    hayır, oldukça basit ve ağrısız bir işlemdir.

    prostatit prostat kanserine yol açar mı?

    hayır, ancak 40 yaştan sonra prostatit ve kanser aynı anda bulunabilir. en önemli nokta 40 yaşın üzerindeki her erkeğin şikayeti olsun yada olmasın mutlaka prostat kanseri açısından muayene edilmesi gerekir.

    prostatit cinsel temas ile eşime geçer mi?

    hayır. prostatit cinsel temas ile bulaşan bir hastalık değildir. ancak hastalığın akut tipinde idrar yolu (üretra) enfeksiyonu da (üretrit) prostatite eşlik ediyorsa, bu durumda eşinize bulaşma söz konusu olabilir. bu durumda doktorunuz sizi uyaracaktır.

    prostatit nasıl tedavi edilir?

    1. antibiyotik tedavisi
    iltihaba bağlı prostatitlerde uzun süreli antibiyotik tedavisi uygulanır. hasta kısa süreli antibiyotik tedavisinden ilk zamanlarda fayda görür ancak yakınmaları antibiyotiğin kesilmesi ile yeniden başlar.

    2. isı tedavisi
    sıcak oturma banyosu veya sıcak termoforun üzerine oturulması.

    3. stresin giderilmesi

    prostatit tedavisinden bir süre sonra aynı yakınmalar görülebilir mi?

    evet görülebilir. özellikle kronik non-bakteriyel prostatitte tüm tedavi yöntemleri ve koruyucu tedbirlere rağmen hastalık iklimsel değişimlerde, bazen de kişinin stresli dönemlerinde ortaya çıkabilir.

    prostat iltihabı olan hastalar nelere dikkat etmelidirler?

    1. cinsel hayatınızın düzenli olmasına dikkat ediniz.
    2. ilişki esnasında boşalma ihtiyacı olduğunda kendinizi tutmayınız.
    3. vücudunuzu, özellikle ayaklarınızı soğuktan koruyunuz.
    • özellikle soğuk havalarda her akşam 30 dk. süre ile sıcak oturma banyosu yapınız.
    • denizden, havuzdan çıktığınızda mayonuzu kuru bir mayo ile değiştiriniz.
    • soğuk beton vb. zeminlere oturmayınız.
    4. alkollü içkilerden uzak durunuz.
    5. kabız kalmayınız.
    6. baharatlı yiyeceklerden uzak durunuz.
    7. uzun süre oturmayı gerektiren seyahatlerden kaçınınız.

    kaynak: üro-tip üroloji tani merkezi
    prof. dr. atıf akdaş
    opr. dr. hakan özveri
    opr. dr. ibrahim çevik
  2. kalıcı tedavisi maalesef olmayan hastalık.. özellikle hastaların çoğu, kronik pelvis sendromu adı verilen hastalığın üçüncü tipine dahildirler ki, bu tipte hastalığın patolojisi bile doğru dürüst bilinmemektedir.. yapılan idrar ve prostat sıvısı testlerinin çoğunda bakteri çıkmaz, ama doktorlar yine de anti-enflamatuar yönü nedeniyle antibiyotik basarlar.. bu durumda hastalığın bir sinir-kas gerginliği nedeniyle ortaya çıktığı sanılmaktadır..
  3. er kişinin başına gelebilecek kötü hastalık. belirtileri dikkat çekici olmadığından hastalığın ortaya çıkışı sorunludur. bir dönem sık idrara çıkarsın, sıradan bir üşütme olduğunu düşünüp önemsemezsin. bu durum aylar boyu tekrar eder sallamazsın. bir bakmışsın sık gelen idrarı sıkıntılı yapmaya başlamıssın. ilk soluğu ürologda aldıktan sonra tedavi süreci başlar. doktor ağır antibiyotiklerle tedaviye başlar.
    tüm bunlar sinir bozucu geçen 6 aydan sonra bende sona erdi ki bu süreç neden kısalmasın?

    tedavi süreci zahmetli ve uzun olduğundan ilaçlara yardımcı olmakta yarar var. en önemli destek perhizle oluyor. prostatitle mücadele edilirken kesinlikle baharatlı,ekşi yiyecekler ve içeceklerden uzak durulmalı ve alkollu içecekler tüketilmemeli. bir de sık sık mastürbasyon yapılmalı prostat yolunu bir nebze için temizlemek için. (doktor tavsiyesi tıbben hiçbir bilgim yok)
    öğrendiğim kadarıyla prostat kılcal damarlarla kaplı bu nedenle ilaçların bölgeye ulaşması biraz zahmetli oluyor. bu yüzden doktorum bana her gece sıcak su dolu leğene ya da küvete oturmamı tavsiye etmişti. sıcak su ile damarların anlık genişlemesini sağlıyor bu sayede ilaçlar daha kolay nufuz ediyor. son olarak tavsiyem imkanınız varsa üniversite hastanelerini tercih etmekte yarar var. daha güncel alet edevat açısından. geçmiş olsun.
  4. 3-4 dakika oturduktan veya sabit şekilde ayakta durduktan sonra inanılmaz derecede rahatsızlık verir, sanki damla damla idrar kaçırıyormuşsunuz hissi uyandırır ki bazen gerçekten nadir de olsa arada 1-2 damla sırada kaçar. şehirler arası otobüs/uçak yolculuğunda verdiği rahatsızlığa değinmeye gerek dahi yok. hastalık süresince cafede 1-2 saat oturup sohbet etmek, kitap okumak, film izlemek, şehirler arası otobüs/uçak yolculuğu yapmak hatta şehir içinde bir otobüste/arabada bulunmak bu hastalık döneminde gerçekten çok sıkıntılı.

    belirtileri sanırım kişiden kişiye değişiyor, örneğin bende idrar yaparken herhangi bir ağrı olmamıştı.

    varlığı, ürolog tarafından, idrar tahlili veya prostat masajıyla anlaşılabiliyor, sperm testi ile anlaşılamıyor.

    günde 1-2 kere sıcak su torbası ile yumurtalıkları sıcak tutma, sıkıntı ve rahatsızlıkların bir nebze olsun azalmasıyla sonuçlanabiliyor.

    tedavisi için ürolog, hap ve/veya iğne kullanılması gerektiğine karar verebildiği gibi, duruma göre 1-2 haftada bir kez gibi süre dilimlerinde prostat masajı uygulanması gerektiğine karar verebiliyor. tedavi süresince alkol, baharatlı/acı yiyeceklerden uzak durulması gerekliymiş.

    tedavi süresi muhtemelen kişiden kişiye göre değişir. ben, gittiğim ilk 3 üroloğun tanı koyamaması sebebi ile 4 ay kadar hiç ilaç kullanmadım, 4 aydan sonra tanı konuldu ve 3-4 ay kadar ilaç kullandım, 2-3 hafta bırakıp tekrar 1-2 ay kadar kullandım.

    --- gereksiz bilgi ---

    bir de, bu illet hastalık döneminde hayatımda ilk defa bulunduğum ve esrarın yasal olduğu ülkede, esrar kullanmayan biri olarak, hastalık ve bu madde ne zaman bir araya gelse, sanki sürekli idrarımı kaçırıyormuşum gibi hissettirmiş, kot pantolonumdaki her koyuluk için "buraya idrar geldiği için mi koyu oldu acaba?" diye düşündürmüş, hatta ve hatta neredeyse çoraba kadar giden idrar damlacıkları hissettirmiş ve damlacıkların yok olmasını hissetmem için elimi pantolon üstünde gezdirtmiştir. neyse ki şimdi biraz daha iyiyim ve kot pantolonumdaki o birkaç noktacıktan oluşan koyuluğu ne zaman görsem bir tebessüm ederim. (bkz: bu da böyle bir anımdır)

    --- gereksiz bilgi ---

    edit:
    tedavisinde kullanılan birkaç ilaç;
    (bkz: roxin) (epey etkili oldu, 13-14 tl gibi bir ücreti vardı)
    (bkz: qufons) (kısmen etkili oldu, 45-50 tl gibi bir ücreti vardı)
  5. bu rahatsızlık için xatral diye bir ilaç verilirse, kabız olmamaya dikkat edilmeli ve tedavi süresince bol su alınıp lifli yiyeceklerle beslenilmeli.
    yoksa yağmurdan kaçarken doluya tutulmak da var işin ucunda.
  6. ana nedeni glukozüri olan ve genelde akut durumda olmasına rağmen uygun şekilde tedavi edilmeyince kronikleşen iltihabi bir ürogenital hastalıktır...

    prostatitin en büyük nedeni glukozüri ve diabetes mellitus'dur..glukozüri, idrar vasıtası ile kan ve dokulardaki glukozun yani şekerin bir kısmının böbrekler tarafından idrar ile vücuttan uzaklaştırılmasıdır..işin tuhaf tarafı, glukozüri sadece diabet hastalarında görülmemekte normal insanlarda da görülebilmektedir..kriterlere göre nondiabetik olan insanlarda da glukozüri olayı olabilmektdir..glukozüri sırasında, idrardaki şeker bakteriler için iyi bir üreme kaynağı olur..eğer glukozüri sık sık tekrarlıyosa, önce sistite ardından da akut veya kronik prostatite yol açar..onun için karbonhidrat ağırlıklı beslenme biçiminden uzak durmak, hastalıktan korunmada temel faktördür..

    prostatit'in belirtileri:

    ** halsizlik

    ** çok idrara çıkma

    ** sık idraryolu ve mesane enfeksiyonu geçirme

    ** alt karında ve kaburga altlarında ağrı hissi

    ** cinsel istekte ve cinsel performansta azalma

    ** uykuda rahatsızlık hissi

    ** zaman zaman kanda lökosit ve sedimantasyon artışı

    ** bağırsak gerginliği, bağırsak hareketlerinde bozulma ve gaz..

    prostatit'den koruna yolları:

    ** düşük karbonhidratlı, yüksek lifli bir beslenme biçimi benimseyerek glukozüriyi engellemek

    ** eğer gizli ayda aleni diabet mellitus(şeker hastalığı) varsa kan şekerini 70-120 mg/dl arasında tutmak

    ** riskli cinsel ilişkiden uzak durmak ve her türlü cinsel birliktelikte kondom kullanmak ve ayrıca ilişkiden sonra temizlenmek..

    ** alkol, kahve, baharat ve sarımsak-soğandan gibi tahriş edici maddelerden uzak bir beslenme biçimini benimsemek

    ** soğuktan ve uykusuzluktan uzak durmak

    ** yoğurt ve kefir gibi probiyotik gıdalar ile elma ve brokoli gibi lifli gıdalardan zengin beslenmek

    ** sedantif yaşamdan uzak durmak ve haftada en az 3 gün tempolu yürüyüş yapmak ve 10,000 adım atmak..

    ** tahriş edici kimyasal maddelerden ve gıda katkı maddelerden uzak durmak...

    gibi önlemler alınarak prostatit'den korunabilir..eğer prostatit hastalığına yakalanmışsanız, önce hastalığın akut mu yoksa kronik mi olduğunu anlamak için ayırıcı tanıya gitmek ve ardından doktorun verdiği tedavi ve diyete harfiyen uyarak iyileşmektir..ciddiye alınmadığında sosyal ve cinsel hayatı mahveden, yıllarca sürebilen bir hastalıktır..
  7. maydanoz suyu tedavisiyle yıllar sonra yendiğim illet...

    (bkz: #33691177)

    not: dünya çükü hasta erkekler federasyonundan aradılar, beni tebrik ettiler. çükü düşen herkes adına alıyorum bu tebriği. şimdi, gelen mesajlardan sonra buraya bunları yazma gereği duydum. öncelikle yukarıda yazdığım maydanoz suyu entarisine girin iyice bir okuyun. ben 10 yıl bu hastalığı çektim. ibu-600 harici hiçbir ilaç derman olmadı. o ilacı da bulmak sanırım biraz zor, piyasada muadili ilaçlar var ki bir boka yaramıyorlar. tedavi sürecine gelince...

    1- her sabah #33691177 dediğim şekilde maydanoz suyunu için. 1 ay boyunca içilecek.

    2- ayrıca 3 günde bir mutlaka boşalmanız gerekiyor ki damarlardaki iltihap dışarı atılsın. ben demiyorum doktorlar diyor. tüfeği boşaltmanız 3 günü geçmesin. haydi kızlar pamuk eller cebe (cebini delen sapıklar için)!

    3- çişinizi asla tutmayın geldiğinde salın gitsin. mikrop birikiyor unutmayın.

    4- üşütmeyin. yaz bile olsa terliksiz betona basmayın. anaanne ekolünden gelen bilim insanları öyle diyor. ciddiyim lan!

    5- bira işe yarayabilir. çok işettirir, iltihap atarsınız bol bol, alkolik de olmayın amk...

    6- tüm bunları yapın, yanmalar ağrılar %90-95 azalacak! azalmazsa gelin üstüme işeyin, ben böyle şeylerden zevk almıyorum ama esnaf sözü size. 30 yıldır burada bizim tükkan, bilen bilir...

prostatit hakkında bilgi verin