şükela:  tümü | bugün soru sor
  • hücrenin çekirdeği ile sitoplazmasına verilen ad.
  • ... yasamin ana maddesi.
    olmazsa olmaz imis, diyenlerin yalancisiyim.
  • sitoplazma ve organellerin oluşturduğu akışkan kısım.
  • modern biyolojide çok da kullanılmayan bir terim haline gelmiştir.
  • yalan dünya sayesinde küfür dağarcığımıza girmiş biyoloji terimi.
  • yalan dünya'da aslında kastedildiği şeyin farklı olduğu biyoloji terimi.

    selahattin oğlu orçun için aslında tek hücreli canlı, amip, terliksi hayvan, kamçılı hayvan demek istiyor. ancak protoplazma diyor. bu aslında tanımda da dendiği gibi plazma. yani hücre içindeki yumurta akı kıvamındaki şey.
  • (bkz: rüşeym)
  • hucrede sitoplazma ve cekirdegin olusturdugu kisma verilen addir. yani, hucre zari disinda hucrenin ic bolumudur. en kucugunden en buyugune kadar butun canlilar, iclerinde protoplazma bulunan hucrelerden dokunmustur.

    dolayisiyla hepimizi ilgilendiren bir hikayesi vardir.. gelin, en bastan baslayalim;
    ---
    milyonlarca yil once, gok boslugunda sicak bir gaz bulutu belirdi. bu bulut, uzun bir gelisme sonunda dunyamiz olacak. biz insanlar, aci ve tatli butun seruvenlerimizi onun ustunde yasayacagiz. oykumuz, gunesin parlak isiklari altinda renklenen bu bulutla basliyor. sicakligin bulutumuzdaki hidrojen ve oksijen biresimini goge ucurdugunu varsayiyoruz. yasamimizin gerceklesmesi icin gereken su, kalin bir bir bulut halinde dunyamizi cevrelemis olmali. yoksa dunyamiz soguyamazdi. bu, oylesine kalin bir buluttu ki gunes isinlarinin dunyamiza ulasmasina engel oluyordu. dunyamiz karanlikti, bundan oturu de sogumasi hizlanmisti. soguma, milyonlarca yil surmustur heralde. isi, kaynama derecesinin altina dustugu zaman, dunyamizi cevreleyen bulut saganaklar halinde bosanmaya baslamistir. boyle olmasaydi suyu nereden bulabilirdik? dunyamizdaki bosluklar sularla dolmustur. yagmurlarin tuzsuz oldugunu biliyoruz. tuz, okyanuslara uzun jeolojik caglar boyunca kara parcalarindan tasinmistir. insan tohumlarinin varlasabilmesi icin, tuzlu sular gerekiyordu.

    canliligin gerceklesebilmesi icin hucre (cellule) yasamina elverisli bir ortam olusmaliydi. iste, canliligin ilk adimi olan hucre, okyanuslarin bu tuzlu sularinda gerceklesmis olmali. aleksandr oparin, hidrokarbonlarin tuzlu suyun etkisiyle inorganik karbon birlesimlerinden meydana geldigini tanitlamis bulunuyor. okyanuslarda erimis olarak bulunan hidrokarbonlarin birbirleriyle birleserek gittikce daha gelismis bilesikler meydana getirmis olmalari dusunulebilir. kimya laboratuvarlarinda yapilabilen bu bilesiklerin, genis okyanus laboratuvarlarinda da yapilabilecegi yadsinamaz. bu bilesikler icinde, canliligin temel ozdegi olan proteinler de vardir. proteinler, amino asitler denilen cok kucuk parcaciklardan meydana gelmislerdir. iclerinde karbon, hidrojen, oksijen, azot ve kimi durumlarda da fosfor ve kukurtlu elementler bulunur. canliligin en gerekli ozdegi olan enzimler de proteinlerden de baska bir sey degildirler. canli hucrenin plazmasinin buyuk bolumu proteindir. butun canli organizmalarin bilesimini meydana getiren bu canli ozdege protoplazma denir. en kucugunden en buyugune kadar butun canlilar, iclerinde protoplazma bulunan hucrelerden dokunmustur.
    ---
    (alıntı: düşünce tarihi, orhan hançerlioğlu)