şükela:  tümü | bugün
  • 1982 yapımı sarsıcı bir polonya filmi. türkçe'ye "sorgulama" olarak çevrilebilir. yönetmeni ryszard bugajski(bu film dışında mühim bir atılımı yok kendisinin). konusunu spoiler diyerek anlatiym, kimseyle aramız bozulmasın.

    --- spoiler ---

    yanlış hatırlamıyorsam(baya oldu filmi izleyeli) suçunun ne olduğunu dahi bilmeyen bir kadının sorgulanma sürecini anlatıyordu film. kadın ne olduğunu anlayamadan bir anda kendisini tutuklu buluyor, kimseye laf anlatamıyor, koğuşlara sokuluyor, hücrelere atılıyor, işkencelere maruz kalıyordu. neden sonra işkenceci askerlerden birinin kendisine aşık olmasıyla olayların seyri de değişeyazıyordu haliyle. yargısız infazın sonuçları ve insanı kabullenmeye kadar götürebilecek baskı ortamı ile ilgili bir şeyler söylerken, esas sarsıcılığını işkence ve koğuş sahnelerinden alıyordu film. sulu oda olarak adlandırılabilecek sahnenin ise şöyle bi kaç gün akılda dönmeden çıkması zor, filmi düşününce hatırladığım ilk şey o sahne oldu zira.

    --- spoiler ---

    demem o ki vakit ve fırsat bulunursa izlenmesi gereken, başarılı ve soğuk bir polonya filmi, festival yöneticileri duysun sesimizi, estirsinler retro dalgasını.
  • filmin yapımı 1982'de tamamlanır ancak dönemin stalinist hükümeti tarafından yasaklandığı için 7 sene sonra 1989'da polonyada komunist rejimin son bulmasıyla ancak gösterilebilir. 1990 yılında başrol oyuncusu andrzej wajda'nın, krzysztof kieslowski'nin filmlerinden tanıdığımız krystyna janda'ya cannes'da en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandırmıştır. müthiş filmdir.
  • yönetmeninin sosyalizmi pek sevmediğini söyleyebilirim,

    yönetmen sosyalizm için şöle demiş: "sevemedim kara gözlüm seni muallim raifin sevdiği kadar"

    bizim memlekette sosyalizmin ete kemiğe büründüğü bir dönem olmadığı için doğrudan ona saydıran film çıkmamış, ama yönetmen camiasında sol düşmanlığı denince aklıma sinan çetin geliyor, ben para için film çekerim diye bağıran, iktidara cemaat egemen olunca hoca efendiye eğreti methiyeler düzen, öfff özetle insancık işte.

    velhasıl filmin yönetmeninin izlediğim ilk filmi, bir röportajını, yazısını okumuşluğumda yok ama eminim bizim sinan kadar değildir.
  • gecen bi arkada$im geldi, "bilo bi film buldum, insanligindan utanirsin izleyince!" diyerekten bu filmi anlatti bana. filmi izlemi$tim ve biliyordum zaten de bakalim ne yumurtlayacak diye bekledim. ozal ku$agindan apolitik bi genc. ayni ben... neyse, 2. dunya sava$i sonrasi polonya'daki stalinist hukumetin, kendi halkina uyguladigi baskilari anlatiyormu$. bir kadin varmi$, sucsuz yere sudan sebeplerle gozaltina alinip, buradan da suc uydurularak hapse atilmi$. boyle bir kadinin oykusuymu$. oyle sorgulama teknikleri, oyle i$kenceler varmi$ ki, izlerken kani cekilmi$ lavugun. "misto al gel filmi beraber izleyek" dedim. filmi aldi geldi beraber izledik. filmi izlerken devamli "bak $imdi!!", "ba ba bu sahneye iyi bak!" gibi telkinlerle durttu durdu beni amk. gozlerinden ya$ geldi, co$tukca co$tu. sessizce filmin sonunu bekledim...

    (bu arada bizim lavuk hakli aslinda. filmin abarti bi durumu yok. sosyalizm kar$iti, komunist rejim cok rerorero diyen bi film denebilir ama sonucta o donem ya$anmi$, gercek $eyler bunlar. ideolojik kaygi gudulmeden izlenmeli.)

    neyse film bitti, aldim bunu kar$ima, actim agzimi yumdum gozumu. "bak mustafa seni severim ama amina korum. sen 12 eylulu bilir misin? diyarbakir cezaevi'nde ya$anmi$ insanlik suclarini bilir misin? bir ideoloji ugruna onurlariyla oynanan, bok yedirilen, i$kence edilen insanlari; okudukca, insani hayattan, insanlardan sogutan turkiye tarihini bilir misin?" diye kukredim. "bilmiyorum, nolmu$ ki?" cevabini alinca e.honda'nin hut guik'i gibi, amigo orhan'in mustafa denizli'ye yaptigi gibi ucarak kafa ettim amk yav$agina... bilmiyormu$!! adam 1950li yillarin polonyasini anlatan filmler buluyor, izliyor, cozumlemeler yapiyor, uzuluyor (hakli); 30 sene once kendi ulkesinde insanlara yapilan korkunc otesi i$kenceler hakkinda gram bilgisi yok. sen git film indir internetten mustafa, mp3 indir. iphone icin free app ara. angry birds oyna. gs son macinda nasil oynami$ onlarla ugra$. fb $ike yapmi$ mi bunlari incele. dexter ne zaman ba$layacak bunlari bekle... kendi ulkenin mahcup eden gercekleriyle asla yuzle$me. senin yeti$tirdigin cocuklar da senin gibi mal olsun.

    kisacasi: mustafa senin umursamaz hayatini, tarih bilgini, sinema kulturunu sikeyim.
  • az bilinen şahaserlerden biri. kadın oyuncu süper iş çıkarmış, sadece bunun için bile izlenir. dönem filmi sevenler kaçırmasın.
  • politik sinemanın önemlileri arasında kendine yer bulan 1982 yapımı, yönetmenliğini ryszard bugajski nin yaptığı polonya yapımı film. yönetmen aynı zamanda 80 li yılların fenomen dizilerinden olan (bkz: twilight zone) (bkz: alacakaranlık kuşağı) nın yönetmenlerindendir.

    sert, tokat etkisi yapan, yer yer sinir bozucu bir film. kominist sistem eleştirisi olarak başlayan film, film süresi içerisinde evrilerek insanlık sorgusu şekline bürünüyor. 1982 yılında tamamlanan film 1989 yılında kominist rejimin sonlanmasına kadar yasaklı olduğu için gösterim şansı bulamaz. filmde olağanüstü bir performans sergileyerek izleyen herkesin takdirini kazanan kadın başrol oyuncusu krystyna janda bu filmde ki rolü ile 1990 yılında cannes‘da en iyi kadın oyuncu ödülünü kazanmıştır. filmi izlediğinizde krystyna janda nın aldığı en iyi kadın oyuncu ödülünü sonuna kadar hakettiğini onaylıyorsunuz zaten.

    kominist rejim döneminde suçunun ne olduğunu dahi bilmeyen bir şarkıcı kadının işlemediği bir suçu üstüne alması için zorlanması, işkence uygulanması anlatılıyor filmde. dünyanın her yerinde ve her rejiminde görülebilen, bir şekilde sistemin dışında kalanlar ile sistemin gücünü kuşanmış ve sistemi güçlü kılmakla kendi kendini görevlendiren sistem aktörlerinin arasında geçenler izleyiciye sinemanın o muhteşem dili ile aktarılmaya çalışılıyor.
  • yılmaz güney'in duvar filmini akıllara getiren filmdir.