şükela:  tümü | bugün
  • ruh ve sinir hastalıklarıyla, kişide görülen önemli uyumsuzlukları önleme, (bkz: tanilama) ve (bkz: sagaltma) ile uğraşan uzmanlık dalı.
  • (bkz: psikiyatrist)
  • koyun delisi'ne, toplum icerisinde daha bilimsel mazeretler bulmaya yonelik gibi duran, ba$arilarindan cok tedavi yontemlerinin "sacmaligi" ve mudavimlerinin yaptiklari ile gundeme gelen bilim dali.
  • dallı budaklı para tuzaklarının yeni dalı yeni adı. üç-dört antidepresan bilip**** dozajıyla oynama esasına dayanır.
  • felsefe ile ilişkisi ve bilim içerisindeki konumu incelenmeye ve düşünmeye değer tıp dalı.

    (bkz: bilimlerin vicdanı psikiyatri)
    (bkz: psikanaliz)
  • ... erich fromm'a kulak verelim:

    "psikiyatri, bazi kimselerin akillarini kacirma nedenleriyle ilgilenir; ama asil sorun, insanlarin cogunlugunun neden akillarini kacirmadigidir."
  • mehmet akif ersoy'un hakkında kitap yazdığı konu..
    ege üniversitesi psikiyatri anabilim dalı'nda çalışan doktorun "herkes için psikiyatri (hayata dair herşey)" adlı kitabı için http://www.terapistim.com/kitap/index.html
  • psikoloji ile karışabilen uzmanlık dalı
  • insan kendi iç sorunlarına; psikiyatri denilen tedavi yöntemine para dökerek yanıt bulamayabilir..hatta kesinleştirmek gerekirse bulamaz!

    asıl unutulmaması gerekilen şey, sorunun kaynağının yine o insanın kendi içinde olduğudur..bunla baş ederek, onu engelleyerek çözümleyebileceğini bilmesidir..ancak bu durumda insan kendini kurtarır..belki de delirmeden sorunlarını çözer..
  • "80’li yıllarla birlikte dünya’da bambaşka rüzgarların esmeye başladığını hep birlikte yaşadık yaşıyoruz. reagan-thatcher ile şahlanan neoliberal dalga, ruh sağlığı alanında da çok güçlü bir tahribat yarattı. bunun psikiyatrideki izdüşümü, gerçekte ilaç şirketlerinin yönlendirdiği ve psikiyatristlerin ve hatta kurumların nemalandırıldığı neokrapelinyan psikiyatri oldu. türkiye’de bu sürecin temsilci figürleri, siyasada özal, psikiyatride yıldırım aktuna’dır. theacher ingilteresinde akıl hastalarına toplumun sırtındaki “kambur” muamelesi yapılmaya başlandığı ve bunların ciddi dergilerde “yeni model” olarak tartışıldığı dönemlerde, yıldırım aktuna, 12 eylül cuntası’nca atanmış ‘süper başhekim’ olarak kendinden önceki dönemin sosyalizasyon çalışmalarını hızla silmekle meşguldü. bu dönem, hala bir güzelleme ile anılıyor. kanımca, bu dönemin uygulamalarının önemli özelliği bellek siliciliktir.

    gelinen nokta ise, bakırköy’ün atıl bir psikiyatri hizmet hastanesine dönüşmesi, yekün olarak psikiyatrinin tıp ile, dolayısıyla günümüzün baskın tıbbi anlayışı olan biyogenetikçilik ile, dolayısıyla ilaç şirketleri ve neoliberal dalga ile kemikleşmiş bağlar kurması, bütünleşmesidir."

    (cemal dindar'ın, 12. ulusal sosyal psikiyatri kongresi’nde sunduğu, 'türkiye'de psikiyatrinin işleyişi ve işlevi' başlıklı bildirisinden alıntıdır.)