şükela:  tümü | bugün
  • insanlara mütemadiyen psikolog ile psikiyatrist arasındaki farkları anlatmanızı gerektirir..
    (bkz: psikiyatrist le psikologun farklari)
  • ileride potansiyel psikopat olabilmektir..
  • insanların bölüm adını ilk duyduğu anda "aaa gerçekten mi? isteyerek mi seçtin o bölümü sen bakim? hadii yaa ilk tercihin miydi?" seklindeki tepkilerine alışmak, "evt çok isteyerek seçtim" cevabından sonra da "hakkaten aslında son günlerde de pek bir moda oldu, trend oldu psikologa gitmek" yorumlarına katlanabilmek..
  • "vallaha herkes bana psikolog gibisin diyo.bütün arkadaşlarım benle dertleşir" şeklinde türkiye'de herkesin kendisini psikolog zannetmesi ritüeliyle yüz yüze gelmek.
  • bu grubun master yapan üyelerinde gördükleri tanık oldukları her şeyi "deney ortamında bu konuyu nası inceleyebilirim acaba" sorusuyla gözlemlemek gibi bir alışkanlık gelişir. bir noktadan sonra işin boku beyinlerinin de cılkı çıkar.
  • ayrıca psikolojik tedavi gören bir psikoloji öğrencisi olmak çok komik bir şeydir çeşitli abuk diyaloglar yaşanabilir:

    rot: öyle kötüyüm böyle kötüyüm major depresyon geçiriyorum obsesif kompulsif oldum o oldum bu oldum paranoyam arttı, panik atak geçiriorum
    psikolog: minor bu obsesif diilsin ööleyken böle bak sana bi kitap ismi vericem ben ordan okursun kendini hem bunu annatmıştık biz derste bak dersleri de dinnemio depresyon ayaaanaa
  • kimi zaman arkadaslarini hastalarin gibi gormek*, psikanaliz dersinde ogrendiklerini onlar uzerinde uygulamaya calismaktir.
  • kendini tanımak. haddinden fazla tanımak...
    kendi hatalarını, savunma mekanizmalarını yakalamak: durmaksızın kendini yakalamak.
    sınavda kopya çekerken hocanın sürekli size bakması. öndekiler açmış kitabı bir güzel geçirirken kağıda hocanın gözlerinin sürekli sizin üstünüzde olması. bir yandan onların kitaptan geçirebilmelerine ve kitaptan geçirerek rahat rahat sizden daha iyi not alacaklarını kıskanmak, bir yandan yazdığınız herşeyin kendi bildikleriniz ve dürüstçe olması zorunluluğu.
    sürekli gözlenmek bir göz tarafından.. fazladan yorulmak.. hayatta -hayatın içinde-kopya çekememek diyelim.. kopya çekebilenlere biraz kıskançlıkla biraz da kötüleyerek bakmak.
    kendi kendinizin başında duran hocaya -kendinize- öfke biriktirseniz de dürüstçe yazmak işte kağıda.
    alacağınız not ne olursa olsun hak edilmiş olacak oluşu. bunun, kendinize ve dünyaya dürüstlüğünüzün, sınamasını yapmak sürekli, her notlar açıklandığında. yine de etik olmayı seçmek belki... ya da belki bir yerden sonra çareniz olmaması. kendi içinizde alışmak, zor sorulara bile kitaba bakmadan yanıt verebilir hale gelmek.. bunun için daha çok çalışmış bulmak kendinizi. bir yerden sonra hoca bakmasa bile kitabı açmaya tenezzül etmemek. bir yerden sonra "ulan buraya gelene kadar kitap mı açtık da şimdi açalım" demek ukalalığı hayatla.
    ekolüne ve okuluna göre değişir -bu satırların yazarı adler sever bir pdr mezunudur mesela-. sonrasında ise mezun olursunuz.
    notlar değildir aslında aslolan. nerede, nasıl biri olduğunuzdur. artık kendinize de bakmıyorsunuzdur hayat sınavlarında gözetmen gözetmen. öndeki sıradakilerin nasıl ne yaptıkları da değildir derdiniz. sadece bildiklerinizi yazıyorsunuzdur işte hayatınızla, hayatınıza...
    ve belki metaforlarla yaşıyorsunuzdur...
  • risk grubunda olmaktır aynı zamanda. birçok riskin içinde en tehlikeli olanlarından biri ukalalıktır. öyle bir patolojidir ki bu herşeyi formüle etmek mümkünmüş gibi gelir insana. her davranış bir şablona uyabilir, her eylem bir savunma mekanizmasına bağlanabilir, her sorunun kaynağında çocukluğa dair bir travma bulunabilir, her insana yardım edilmelidir, insanların kendilerini anlamalarına yardım edilmelidir, tüm disiplinlere psikoloji-psikiyatri kriterlerine uygun birer yorum getirilmelidir, okunan her kitapla ilgili psikolojik analizlere gidilebilir, sürekli empati kurulmalıdır, her insana kişiliğine dair birkaç kelam edilebilir, diğer insanların zihinsel süreçler konudundaki cahillikleri sürekli göze batar. en beter hastalık budur bence. bundan dolayı 4 yıllık bir lisans programını bitiren yeniyetmeler olarak diplomada yazana aldanıp psikologolduğumuzda diretebiliyoruz. psikoterapist yeterliliğini geçtim ama psikolog ünvanını bile hakkıyla kullanabilmek için çok daha iyi bir donanıma sahip olmak gerektiği aşikar.
    bunun dışında risk grubunda olmak başka şekillerde de irdelebilir. örneğin literatürde geçen psikoloji öğrencisi hastalığı, vardır. özellikle klinik psikolojiuygulamasından sonra öğrenilen her bulgunun ortaya çıkması gibi. yarım yamalak öğrenip kendisinin manik depresif bozukluktan muzdarip olduğunu söyleyen psikoloji son sınıf öğrencileri bile vardır. bu ablaya belirti ve bulgular sorulduğunda, gün içinde 10 defa ağlayıp 10 defa glebiliyorum her yarım saatte bir değişiyor işte ruh halim, diyebilir.
    zamanla herşey yerine oturuyor ama. insan eksiklerini gördkçe kendisini daha net tanımlamaya başlıyor. sınırların bazen işleri kolaylaştığını farkediyor.