şükela:  tümü | bugün
  • sözlük yazarları arasında da yaşanması muhtemeldir.. zira bir ara sözlükten tümden yahut yazmaktan uzak kalmış-düşülmüştür ve kullanım-yazım sıklığına-alışkanlığına göre uzun bir ara** verilmiştir.. lakin arada bir fırsat yakalanmış-çıkmış ve bir bakınız-link vermek, hafiften bir entry girmek kaçınılmaz olmuştur.. bu noktada psikolojik sınır yakaya yapışır ve keyfiyetten yahut mecburiyetten ayrı kalmışlığı, şartların ve özlemin devamına hürmeten sükutu sürdürmekle dile gelivermişi yazıya-entryye dönüştürme arasında insanı sıkıştırır..
  • insanin kendi kafasinda koydugu, ona göre kendini sartlandirdigi, gecilip gecilmemesine göre tepkisini belirledigi bir hayali baraj, bir sanal hudut, bir imgesel sinir. ekseriyetle bir türlü ulasilamayan bir dereceyi, kirilamayan bir rekoru, üstüne cikilamayan bir degeri isaret eder. psikolojik baraj olarak da adlandirilmis, pek sevdigimiz, kullanmaya yer aradigimiz bir kalip olmustur son zamanlarda.

    öss denemelerinde 200 puani gecmek, 12 dev adamin 76 sayinin üstüne cikmasi, sözlügün 10 milyonuncu entrysinin girilmesi psikolojik baraja örnek olarak gösterilebilir. gösterilemeye de bilir tabi. bilemen
  • insanın çamaşır makinesinin tamburu kadardır limiti.
  • dağcılıkta özellikle yüksek irtifa tırmanışlarında bahsi geçen zihinsel limit.
  • soyuttur. çünkü psikolojiktir. kızarsın filan, orada tepene çıkan şey, psikolojik sinir olmaktadır.
    bunun fizyolojik olanı da vardır, hani akson dendrit gibi şeyleri barındıran sinirdir o da.ona da fizyolojik sinir denir.
    psikolojik sinir ucu olabilir tabi, ama sinir ucu genelde fizyolojik sinir ucudur. benim sinir ucum bitti de, 0.5 tombo 2b, tamamen fizyolojik.
  • özellikle bir şeyler satın alırken bütçe göz önünde bulundurulup kafada oluşturulan hayali para sınırı. araba 20 bin ytl'yi geçmesin, cep telefonuna 400'den yukarı vermem, laptop dediğin bin lirayı geçmeyecek hacı gibi repliklerin kaynağıdır.
  • 2009 yerel seçimleriyle birlikte tekrar ve gümbür gümbür ortaya çıkan kavramdır. bu sefer yüzde kırk psikolojileri tar-ü mar eden bir sınır olarak karşımıza çıkmıştır.
  • aha da geçtiğim sınırdır.

    bakın korkacak bi şey yok, hiçbi şey olmadı.
  • limitsiz gibidir. önce tolerans olur sonra laçka tolerans olur sürer gider.
  • tamamlanmamış kişiliklerin hayat adı verilen düzendeki yansımalarının acı çekmesine sebep olan kimi zaman düz, kimi zaman eğri bir çizgidir. gözle görülmez. bilmeyen bilemez, bilenler bile tam emin olamaz çünkü bilenler için hayat anlamını yitirmeye başladığı için intihar daha tatlı gelmeye başlar.

    gelelim insan hayvanının doğuştan ölene kadar gelişimine,
    insan hayvanı, farklı iki hayvanın değişik pozisyonlar eşliğinde çiftleşmesi ve 9 ay gibi bir süre de dünyaya getirilir. getirilmekten kasıt, çocuk sadece yapılması zorunlu olduğu için yapılır. zorunlu eğitimi mahalle okullarında ilgisiz ebeveynler tarafından büyütülür, belki sonra üniversite okur. derken bir işe girer, evlenir. kendi gibi bir hayvan bularak çiftleşir ve döngüye devam eder. bu arada bilmeniz gereken önemli kısım ise insana dair bilgiler genelde öğretilmez, öğretililemez çünkü öğretebilecek insanda bilmez. psikolojik sınırlarda bunlardandır.

    psikolojik sınırlar, her zaman varolandır, varolacaklardır ve varolması gerekendir. bunlar temelden oluşan doğal sınırlar yanında yapay olarak oluşmaktadır.
    doğal psikolojik sınırları düşündüğümüzde tanımadığımız birine dokunamamız, telefonda ararken tedirginlik hissi ve en belirgini barda erkek veya kadın tavlayan insanın olumlu cevap alana kadar yaşadıkları belirsizliktir.
    yapay psikolojik sınırlar ise genelde toplum ve aile tarafından kişiye empoze edilen sınırlardır. bir şeye başaramayacagını inandırılma, çaresizlik hisleri ve kendine güvensizlik bu sınırların etkilerindendir.

    bu sınırlarda dikkat edilmesi gerekenler sınır bozucularıdır. bastırılmış toplumlarda bu sınırlar çok hızlı örülebilirken ve tam zıttı şekilde yıkılabilmektedir. örnek üstünden anlatabilirsem bir işyerinde çalışan bir kadını göz önüne alalım. bu kadın toplam 1 yıldır işyerinde çalışmış olsun. işyeri çalışanları bakımında erkek üstünlüğü fazla olan bir yer kabul edelim. bu kadın'ın cinsel yaşamı bu 1 yıl sonunda öğrenildiğinde etrafındaki kişilerin tacizlerine maruz kalabilmektedir. hele bir de lezbiyen olduğunu gözönüne alırsak, çalıştığı kurumda hayli heyecanlı(!) günler geçirecektir. bu sınırları oluşturan toplum aynı zamanda parçalamak için beklemekte ve en küçük fırsatta bu şansı kullanmaktadırlar. toplumda olan linç gösterilerinde kavga edenler veya fahişelik yapan kadınları taşlayan kişiler bu sınırları çok rahat aşan tiplerdir.

    bu sınırlar söz konusu olduğu takdirde en önemli konu varolamak zorunda olmalarıdır. insan normalde sınırsız bir yaratıktır. doğarken, büyürken ve yaşarken bazı sınırlarla engellenir. bunun sebebi toplum düzenini sağlamak içindir. toplum düzeninden kasıt çoban-sürü ilişkisi değildir. insan yeterki kadar psikolojik olarak gelişmediği takdirde bu sınırlar ona sonsuz güç verebilecek ama çok hızlı şekilde yokoluşa sürükleyecektir. halk arasındaki alışmadık götte don durmaz tabiri örnek gösterilebilir.

    carl gustav jung'ın kitaplarında yazdığı gibi "sorun bilindiği takdirde çözüm yolları araştırılabilir". insanlar bu sınırlarla yaşadıklarını öğrendikleri takdirde büyük bir kısmı bir süre sonra kendini elimine edecek, kalan bir kısım bir üst kısma geçecektir. en azından haritanın tamamı gösterilmek yerine çok az bir kısmı uygun eğitimle kişiye gösterilebilir. bunun sayesinde olumlu kısmı kullanılabilir.