şükela:  tümü | bugün
  • genellikle duygusal olayların üst üste binmesiyle oluşan stresin vücuttan atılması için yapılan;

    -tikler (göz seğirmesi, farkında olmadan ayak sallama, dudak çevresi ağız içini kemirmek, tırnak yemek)

    -devamlı olarak uyku uyuma ihtiyacı ya da sabahları uyanıldığında tekrar uyuma isteği (olay ve durumlardan kaçmak için vücudun kendi kendine gösterdiği savunma mekanizması)

    -asabiyetin baş göstermesiyle histeri krizleri, agresiflik, saldırganlık, gereksiz şekilde olayları büyütme (bünyenin kendini savunma olarak seçtiği atak mekanizması)

    -devamlı olarak geçmişteki olayları geleceğe farklı şekillerde kurgulanarak hayal dünyasına dalınması (bir nevi pollyannacılık)

    -aşırı kaygı durumu ve buna doğru orantılı olarak anksiyete bozukluğu

    -olay ve durumlara beklenenden farklı tepkiler gösterilmesi

    -devamlı olarak hissedilmeye başlanılan güvensizlik, kişinin kendisini tam hissedememesi durumu

    gibi olayların vücudu bazen nötrlemek bazen de ikaz işaretlerini daha da bir belirginleştirmek için verdiği doğal reaksiyonlardır. şahsın yaşam tecrübesine, kişiliğine, sağduyusuna göre değişkenlik gösterir. tabi bu çok çok genellenmiş belirtilerdir yanlış anlaşılmasın, hani bunlardan biri veya bir kaçı hayatınızda varsa illa kafa doktoruna görünmeye gerek yoktur stres etmeninin ya da kişiyi etkileyen faktörlerin ortadan kalkmasıyla bu hareket ve davranışlarda zamanla yok olacaktır.

    sebat etmek gerekir ve bazen de kendimizi çok fazla dinlememek, arada bir çok gerildiğinizde elinizden gelmese de çok başarılı olmasanız da yazın, resim yapın ya da sporla uğrasın bunlar sizin hem deşarj olmanızı hem de vücuttaki hormon sentezini etkileyerek kendi kendinizi dengeler, ilaçlardan tek farkı biraz daha sabır, kararlılık ve canınız istemese de ara ara gülümsemek gerektirir yani tembellik edip kendinizle ve geçmiş noellerin hayaletleriyle yaşamayı değil azimle hayata tutunmayı ister. zaten o yaşama hırsını elinden yitiren kendini de fark etmeden yitirmiş olur..
  • *sözlüğe laubk kutonk ntriler yızaağğğkkkkkk kjhşthlo kıtır kıtır kıtır. te tteeee teeeeeee.
    ohhhh, boşaldım.
  • aniden içe kapanma durumu. bir kaç saatte sona erebileceği gibi haftalarca da sürebilir. bir anda kişinin kimseyle konuşası gelmez, diyalog kurası gelince de "koy götüne gitsin lavuk" der vazgeçer. daha kötüsü, aşırı pragmatik bir bakış kazanır bu dönemde. menfaat sağlamayacağı, sırf kanka dost vesair ayağına muhabbete girmez, uzak durulasıdır. sabah akşam kitap okuma gibi garip bir davranışa da sürükleyebiliyor. bitse de gitsek.
  • geçtiğimiz günlerde otobüste hayatımda gördüğüm en güzel kızlardan birini gördüm. beyaz çarşaf üzerinde yatarken resim gibi duran kızlardan... bilirsiniz, otobüs bir kızla konuşmak için güvenli bir yer değildir. kaptanın tekme tokat girişmesi, yolcuların kafanızı kırması hoş bir şey değil sonuçta. her ne hâl ise, imalı imalı bakmak tandanslı iletişim biçimine geçmeye karar verdim, karşısına oturdum.

    ilk önce;

    "yaa çok güzelsin gerçekten" der gibi baktım. bu bakışıma kızdan her hangi bir cevap gelmedi. akabinde,

    "sanırım güzel olduğunu biliyorsun, burnun havada bu yüzden" der gibi baktım.

    "eveeett yaa biliorrmmmm tabi ki." der gibi kaçamak bir bakış attı. şimdi bu bakıştan bir ton negatif anlam çıkarabilirsin, lakin bir şekilde sözlü olmasa da iletişime geçmiştik. ben de vakit kaybetmeden;

    "ya tamam güzelsin, peki ya erkek arkadaşın var mı?" der gibi baktım. arkasından da "yaa gerçekten güzel bir ilişkimiz olabilir, o yüzden soruyorum" der gibi bakmayı ihmal etmedim.

    son bakışım gerçekten bir corc kuluni, bir bired pit bakışı kadar cüretkar olmasa da "ulan istesem dağları delerim", "eritirim", "gözlerimle sevişirim" gibi iddialı cümleler kadar muazzamdı.

    kız da dayanamadı garibim "var ya da yok, seni ilgilendirmez bi kere... ama tekliflere açığım" der gibi baktı.

    "tamam ulan, ben de varım bu işte, seninle naif bir beraberliğe hazırım" der gibi bakmaya hazırlanıyordum ki yanımdaki adam bana;

    "beyefendi iyi misiniz?" diye sordu.

    "kıskanıyor kesin pezevenk" der gibi bakarak, "iyiyim de, ne alaka?" diyerek der gibi bakmaya devam ettim.

    "yüzünüz şekilden şekle giriyor, bir sorun mu var?" dedi.

    "kesin ibne bu" der gibi baktıktan sonra kendimden beklemediğim bir şekilde kibarca teşekkür ettim. o sıra kız otobüsten indi.

    otobüs kapısı kapanırken ben de kızın peşinden atladım. önümden tedirgin bir şekilde hızlı adımlarla yürüyordu.

    "hanımefendi" dedim. "teklifiniz hala geçerli mi ?"

    kız kendine bahşedilen güzelliğe yakışmayacak biçimde armutvari bir tavır alarak.

    "ne teklifi?" diye sordu.

    "eee mutlu bir ilişki" dedim, son kelimeyi nedense hafif kekeleyerek söyledim.

    "ne diyorsun sen be aptal" dedi. "poliiisss" diye bağırdı.

    "lan noluyor?" der gibi baktıktan sonra aksi tarafa hızlı bir depar attım..

    kızdan baya uzaklaşmıştım. hatta nerede olduğumu bilmiyordum, o derece. eski kız arkadaşıma "seni görmek istiyorum" diye mesaj attım, cevap gelmedi. aradım, meşgule aldı. o sıra çöp kutusunun yanında tahminen atıştıracak bir şeyler arayan sokak kedisini gördüm. bana baktı. ben de;

    "ah be sokak kedisi, sen de benim gibi yalnızsın değil mi? işte hayat böyle adaletsiz sevgili kedicik, bir çemberin dışındayken, diğerinin içindesin" der gibi baktım.

    "ne diyon lan? gerizekalı mısın?" der gibi baktı. gitti.
  • bağırmak. sesi normal tona çekemeden konuşmak. iletişim kurulan kişi yeni cümle kurmaya başladığında, sözünü ikinci kelimesinde kesip savunmaya geçmek. sürekli aşağılayıcı şekilde ithamlarda bulunmak.
  • kendi kendine konuşmak. konuşurken kendine hüzünlü şeyler anlatmak, anlattıklarının seni çok etkilemesi, ağlatması falan filan.
  • uyanınca "niye uyandım yine ya" diye hayıflanıp durmak... yataktan çıkmak dahi istememek. bir marul gibi yaşayıp gitmeyi istemek. entry girmek istememek. genel olarak hiçbir şeyi istememek. eti puf hariç.
  • ota boka ağlamaya başlamak,hiçbir şeyin keyif vermemeye başlaması,yastıktan kafayı kaldıramamak.
  • benim icin ayni t shirti iki gun ust uste giymektir. 3. gunde ustumdeyse vay bana vaylar bana.

    yada saclar papaz sakallar salmissa olmusum ben demektir
  • - gecenin köründe bir anda uyanıp ağlama krizine girmek ve ağlamaktan yorulup sızmak

    - şöyle basit bir fotoyu gördükten sonra 4-5 dk kahkaha atmak.

    - aynada kendini görünce hüzünlenmek ( muhtemelen kendine acımaktan olsa gerek) ve bu yüzden aynalardan uzak durmak

    - normalde fil hafızasına sahip olmaya rağmen en basit şeyleri hatırlayamamak