şükela:  tümü | bugün
  • doğa ve insana özgü mitlerden yola çıkarak o devrin ve yörenin insanlarının bilincine açıklık getirmeye çalışan, psikolojinin bir dalı.
  • psikomitoloji, bireysel ve kolektif öykülerin psikodinamik çözümlemesiyle ilgili kuram ve yöntemlerin çatı kavramıdır.
    bilmek-anlamak isteyen zihin için her şey ve her olay öykü(sü)yle anlamlıdır. mit terimini, alışıldıktan daha geniş çerçevede, yaşayan, yaşatan ve yaşanan öyküleri karşılayacak şekilde kullanır, içerik ve dinamiklerini süreç analizleriyle ve geniş/derin bağlantılar ağı içinde anlamayı hedeflersek, tam da psikomitolojinin çalışma alanına girmiş oluruz.
  • binlerce yıldır mitlerde anlatılanlar arketiplerin temsilcisidir. arketipler de kolektif bilinçdışının etkisindedirler.

    psikolojinin ve mitolojinin birbirinden ayrı olduğunu söylemek baştan yanlış olmakta.

    aynı yerin ürünü olan bütün dinlerin ve öğretilerin hep aynı şeyleri anlatması, hatta bazılarının bu yüzden onu ordan aşırmışlar minvalinde söylemleri, dindarların bu konuların bilgisine sahip olmamalarından ötürü her şeyi bu dindışı, şu kabala, o şirk diye reddetmeleri (ki o zaman farkında değiller ama ortada din kalmıyor) hep aynı nedenden. dinlerde anlatılanlar gerçekte sadece birer işarettir. ilkel arketiplerde ısrar etmek de galiba insanların kaderi.

    günümüzde de benzer şekilde bir toplumun ürettiği edebi eserler, filmler ve diğer sanat eserleri (genişletirsek bilimsel buluşlar, siyaset ve daha birçok alan bunun içerisine girebilir) toplumun kolektif bilinçdışının yansımasıdır.

    mitolojinin farkı ise efsaneleşmiş olması.

    muhtemelen mitlerde okuduğumuz hikayelerdeki arketiplerden daha gelişmiş arketiplerimiz mevcut. hala o eski arketipleri taşıyor olmamız buna engel olamaz. sonuçta bir erkeğin bir kadını beğenmesindeki etken hala güzel bir vücudun doğurganlığı çağrıştırıyor olması, kadınların güçlü erkekleri (fiziksel çekicilik, o da yoksa maddi güç) istemesi bunun bir göstergesidir de; ama tüm bunların bile zaman içerisinde niteliği değişebiliyor.

    her şeyin çok basite indirgenerek anlatıldığı hikayelere saplanıp kalmak kompleksleri doğurur.

    türk toplumun ürettiği filmlere bakın. ya da daha kolayı dizilere.

    bireysel olarak bakalım, mesela inandığımız değerlere. doğuda ya da batıda yetişen insanların hayat görüşlerindeki farklılılara.

    çoğunu biz tercih etmedik. bize öğretildi. sorgulamadan kabul ettik. eğer öğrendiklerimiz güzelse ve faydalı ise de zarar vericiyse de sorgulamadık.

    bilinçli yapılmayan her şey boş. ve kompleksini doğurur.

    bu yüzden yapılan iyilikler kötülüğe neden olur. kötülükler iyiliği var eder. paradoks gibi.

    ilkel iyi-kötü arketipinin ötesine geçmek dileğiyle.