*

şükela:  tümü | bugün
  • 116bc sularında yaşamış romalı bilgin..

    (bkz: ukte diye söylüyorum)
  • "bütün umudum kendimde" sözünü söylemiş antikçağ filozofu.
  • i.ö. 190 - 159 tarihleri arasinda yasamis bir latin sairidir. eski yunan geleneginden cok etkilenmis, ve bununla birlikte eserlerinde cok derin kisisel analizlere yer vermistir. komedi unsurunu da bu yuzden yok etmistir aslinda. cumhuriyet donemi roma yazini derslerinde de en cok tartisilan ve titus maccius plautus la en cok karsilastirilan sahsiyettir de. cunku plautus un dili tamamen halk dilidir, sadedir. buna karsilik terentius greek yazimindan etkilendiginden ve cato nun kizdigi uzre, latin diline katki (belki de) saglayamadigindan plautus un 3 adim gerisindedir. doneminde plautus kadar da anlasilmamistir zaten.
  • publius terentius afer: i.ö. 185- 159 arasında yaşayan terentius italyalı değil, afrikalıydı. zenci değildi, bugün 'berber' denilen kuzey afrikalı ırkındandı. romalılar tarafından oldukça yakışıklı kabul edilirmiş. terentius lucanus adında bir senatörün kölesi oluyor, yeteneğini fark eden lucanus onu azad ediyor ve terentius publius cornelius scipio africanus ile arkadaşlarının oluşturuduğu çevreye katılıyor. latince'yi nerede ve nasıl öğrendiğini bilmiyoruz ancak kullandığı dili öylesine güzel ve kusursuz yansıtıyor ki eserlerine bugün dil ve üslup örnekleri olarak inceliyoruz. laelius ve terentius'la gelişen grup bir çok konu üzerine eğiliyor, dilin temizlenmesi ve gelişmesi, felsefe, yunan yazarları ve onların latin taklitçileri vb. konularla ilgileniyor ve eserler veriyorlardı. bugün elimizde ona ait sadece 6 eser var.

    terentius'un yazdığı eserler üyesi bulunduğu sanat ve bilim çevresince okunuyor, inceleniyor, dili üzerinde duruluyor, düzeltmeler yapılıyor ve nihayet sahneye konuluyordu. eserlerini böylesine dikkate alan scipio şüphesiz onu homo novus romanus (roma'da yaratmaya çalıştıkları yeni insan) 'un en iyi örneği sayıyordu.
    terentius'un eserlerinde ilk göze çarpan durum, prolog (önsöz)de yaptığı değişikliktir. plautus'ta (hemen hemen aynı dönemde yaşayan rakip oyun yazarımız) prolog hemen her zaman oyunun kısaca konusunu açıklardı. oysa terentius prolog'da edebi açıklamalara girişmiş, böylece prologa gerçek bir önsöz niteliği kazandırmıştır. örneğin ismini açıklamadığı rakip yazarların eleştirilerine karşılık verir, kendi edebi görüşlerini savunur, bazen de kendi eleştirilerini sunar. diğer bir oyununda ise seyircilere seslenir ve oyunu sonuna kadar sukunetle dinlemelerini rica eder. çünkü hecyra adlı oyunu iki kez halkın her zaman daha tercih ettiği ip cambazları gösterisi yüzünden yarım kalmış.
    terentiusun oyunları taşıdıkları hava bakımından ne denli yunanlı ise dil bakımından o derece saf bir latince ile kaleme alınmıştır. tertemiz pırıl pırıl ahenkli bir dili ,rahat akıcı bir anlatışı, düzgün bir diksiyonu vardır. diyalogları tatlı ve çekicidir. dramatik gücün ağır bastığı söylenemez, ama karakterleri yaratmada incelikle ve büyük bir dikkatle ortaya koymada ustadır. bu bakımdan menandros'u anımsatır. oyunu titizlikle kurar, dikkatle düzene sokar, bu yönüyle sonraki çağların avrupa tiyatrosu üzerine menandros ve plautus'dan daha çok etki yapmış, öğretici olmuştur. ruh ve hava bakımından plautus'un coşkun ve canlı halinin yerini terentius'da menandros'da görülen ince ve duygulu ruh alır. (terentius'un oyunlarında anlattığı ve olmasını istediği insan tipinin - homo novus romanus- , avrupa'da hümanizmin doğmasına ön ayak olduğu iddia edilir.

    caesar tam da bu yüzden ona menandros'un ikiz eşi ya da menandros'un kardeşi der. dili de plautus'dan farklıdır, konuşma dili değil, arınmış latince'yi kullanır. caesar ve cicero'ya örnek olan terentius'un diğer bir özelliği de daha çok kültürlü aydın kesim için eserler vermiş olmasıdır. bu yüzden halk tarafından çok da tutulmamıştır, ancak o halk için halka rağmen sloganını benimsemiş ve o yolda eserler vermiştir. eserlerindeki kimi dizeler bugün özdeyiş olarak kullandığımız değerli mısralardır.

    homo sum: humani nil a me alienum puto. insanım, insanca olan hiçbir şeyi kendime yabancı saymam.

    amantium irae amoris integratiost. aşıkların kavgaları aşkın yenilenmesidir.
    nullumst iam dictum quod non dictum sit prius. şimdiye dek söylenmiş hiçbir şey yoktur ki daha önce söylenmemiş olsun.

    altı eserini 6 yıl gibi kısa bir sürede veren terentius yeteneklerinin daha fazla gelişmesine süre bırakmadan roma'dan ayrıldı ve bir daha dönmedi. ardından çeşitli söylentiler oldu, kimi onun hastalanarak öldüğünü kimiyse deniz kazası geçirerek hayata gözlerini yumduğunu söyledi. plautus ve terentius'dan sonra roma'da büyük güldürü yazarı gelmedi.
  • tam adı "publius terentius afer" olan, roma'da halka ragmen halk icin calı$mı$, humanizm'in babası sayılan unlu latin edebiyatcısı.
    (bkz: terentius)
  • "insani olan hiçbir şey bana yabanci degildir" sözünün sahibi bilge insan.
  • (bkz: vis comica)
  • kaybettiği bir dostunun arkasından; "onunla her şeyi paylaşmak zevkinden mahrum kalınca, hiçbir zevki tatmamaya karar verdim" diyerek dostuna verdiği önemi dile getirmiştir.