şükela:  tümü | bugün
  • dumanı ciğere çekip hiç bırakmamak duygusu aşılayan eski ve güzel bir `kramp` şarkısı.
  • şarkının sözleri 19. yüzyılda yaşamış halk şairi ve ressamı kahveci gürcü nusret in, zindan şiirleri adlı eserinden derlenmiştir...
  • hiç ot,nargile vs. içmemiş insanlarda bile şarkıyı iki üç dinledikten sonra
    narkotik bir istek yaratan ;ağır tempoyla başlayıp arada hızlanan kramp şarkısı.
  • duble yumuşaklık efektidir.
  • en iyi kramp şarkısı.

    "bitmedi tükenmedi çileli zindan
    mihneti zindan, zulmeti zindan aman
    zulmette çırağım olsun
    helvacı selim heman
    cuğradan çek bir duman
    aahh.. çek bir duman

    aşereye yazdım şahım
    gel aşk için çek bir nefes
    duman ile muhabbetle
    cennet olur demir kafes

    kuş olsan bile uçamazsın
    çek cuğradan püf püf duman
    bir can olur kuzu ejder
    dört duvar, kardaşı dilber.. aahh...

    dalgaya dumana püf püf
    dumana zindana püf püf
    dalgaya dumana püf püf
    dumana zindana püf..."

    edit: sözler forgotten hopes tarafından düzeltilmiştir.
  • ..dalgaya dumana püf püf
    dumana zindana püf

    katil gözlerin pek mestane mahmur
    viran gönülleri gel eyle mamur

    diye biter bu $arkı.yani $iir.

    bitmez aslında.fazla kelama gerek yok.adamlar bu güfteye öyle bir beste yapmı$lar ki çek bir nefesi oyle bir söylemi$ler ki bir ayinin ortasında tüm mumları püfleyerek yegane e$itliği sağlarsınız bo$lukla.
    evveliyatı olan,önceden katedilmi$ yolu bir anda çevirir mestane mahmur gözler,katildir ki onlar; evrilip çevrilen yoldan çıkan viran gönlün sebebi olur.

    bitmedi tükenmedi çileli zindan..
    ..
    ku$ olsan bile uçamazsın
  • türkiye rock tarihinin nadide eserlerinden birisidir. bana kalırsa eşsizdir, amiyane tabir ile "çok sağlamdır".
  • gelmis gecmis en iyi rock sarkilarindan biridir. erdinc unlu muhtesem yorumuyla ayri bir tat katar sarkiya.

    http://www.youtube.com/watch?v=eghhtf_f900
  • bu şarkıyı böyle el-ilah yapan, allah yapan şeyin adı bas gitar oluyor.
  • "...

    sürgüyü çektikten sonra kapının mandalını kaldırarak "cehennem"e giren cellat, biri kısa ve diğeri de uzun boylu iki gabyanı ahşap zemine uzanmış, çubuk tüttürürlerken gördü. keyiften gözlerinin kaydığına ve vücutlarının bir denizanası kadar gevşek olduğuna bakılırsa, az önce kaygusuz içtikleri belliydi. içlerinden biri "ooo! cellat efendi! hoş geldin aramıza," dedi. "dünyayı bize zindan etmeye mi geldin? dünya nasıl olsa zindan! gel! sen de otur yanımıza! çek kaygusuzdan..."

    günahtır diye o güne kadar şarap bile içmeyen cellat şaşırmıştı. "sefa bulduk! nedir o 'kaygusuz' dediğin?" diye sordu.

    mahkumlardan biri, "lafla sözle anlatılmaz," dedi . "çek sen hele bir nefes! o zaman anlarsın kaygusuz nedir."

    bir kez dövmeye niyet eylediği mahkumların ricalarını geri çevirmeyi adaba aykırı bulan cellat, çubuktan bir iki nefes çekti. üç dört nefesten sonra beyni bulanmıştı.

    ..." [amat]

    şimdi ben bu bölümü niye yazdım? size cennetin kapılarını bir kaygusuz edasıyle açabilmek adına yaptım bunu. çünkü bu bölüm ve devamında gelişen olayların bu şarkı eşliğinde okunmasının farz olduğuna dair fısıltılar işittim gaibden. size cennetin kapılarını açıyorum daha ne istiyorsunuz? püf... püüff...

    http://www.youtube.com/watch?v=zlgl2hbeeqs