şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: punkrock)
  • mogwai'nin agir tempolu ama insani kendisine kilitleyen come on die young albumunun acilis sarkisi. sarki demek ne kadar dogru olur bilinmez gerci, iggy pop'un bir talk show programindaki soylevinin altina basit bir gitar melodisi yazilarak olusturulmus. yapi olarak basit ama iggy pop'un soyledikleri es gecilecek gibi degil, ozellikle son iki paragrafa dikkat..
    iggy pop soylevi su sekilde:

    i'll tell you about punk rock. punk rock is a word used by by dilettantes (gulusmeler), and uh, and uh, heartless manipulators (gulusmeler), about music (gulusmeler)... that takes up the energies, and the bodies, and the hearts, and the souls, and the time, and the minds of young men who give what they have to it, and give everything they have to it.
    and it's a, it's a term that's based on contempt. it's a term that's based on based on fashion, style, elitism, satanism and everything that's rotten about rock 'n' roll.
    i don't know johnny rotten but, but, (gulusmeler) i'm sure, i'm sure, he puts as much blood and sweat into what he does as sigmund freud did. you see, what, what sounds to you like a big load of trashy old noise, is infact the brilliant music of a genius, myself (alkislar). and that music is so powerful, that it's quite beyond my control and uh, when i'm in the grips of it i don't feel pleasure and i don't feel pain, i just feel no emotions. do you understand what i'm talking about? (alkislar)
    have you ever, have you ever felt like that, when you just, when you just, you couldn't feel anything and you don't want to either, you know, like that. do you understand what i'm saying sir?
  • belki gitarın da etkisiyle, konuşmanın insanda bıraktığı trajedi hissini tavana vurduran come on die young açılış parçası. insan, "hey adamım ne demek istediğimi anladın mı"nın ardından kendine bakıyor ve "ah, zavallı ben!" diyor. geceleri yatağında bir baba edasıyla sana öğütler veriyor belki, acını haffiletiyor, "herkese olur ahbap. hani, hani olur ya (...)" diyor. ama müzik vardır, enerjini alır, acını alır, kalbine sahip olur. hey adamım, sana da hiç böyle oldu mu ha?
  • playlistte rastgele durmamalıdır. farkında olmadan tokat gibi çarpabilir. şarkıda geçen iggy pop konusmasının videosuyla şarkı senkronize edilmiş hayır sever biri tarafından ve ahanda şuraya konmuş: http://www.youtube.com/watch?v=iojrspi0goq
    bi albümün açılış şarkısı için mükemmel çalışma doğrusu...
  • simon stephens'ın yazdığı önümüzdeki dönem tiyatro dot tarafından sahnelenecek oyun..
  • nisan sonu izleyicisiyle buluşacak dot oyunu. the catcher in the rye'ı özleyen bir zamanların sıkı "teenager"larına çok fena bir şekilde dokunacağına inanıyorum.
  • prömiyeri 22 nisanda yapılacaktır. dotmarsta projesi kapsamında gmall'da oynanacaktır.
  • biletleri satışa sunulmuştur.

    dotmarsta

    punk rock
    ilk gösterim: 22 nisan 2010

    yazan : simon stephens
    yöneten : rıza kocaoğlu
    çeviren: pınar töre

    oyuncular:

    hakan kurtaş
    tuğçe altuğ
    gonca vuslateri
    kaan turgut
    emre yetim
    gözde kocaoğlu
    mehmetcan mincinozlu

    gitar: uygur yiğit
    basgitar: murat yılmaz
    davul: mehmetcan mincinozlu

    müzik yönetmeni: uygur yiğit
    dramaturji: nurcihan yücel
    dekor: murat daltaban
    ışık : alaz köymen
    kostüm: başak dizer fransez, deniz marşan
    tanıtım fotoğrafları: cihan alpgiray
    afiş tasarımı: emre çıkınoğlu
    tanıtım videosu: aslıhan erguvan

    -oyunda canlı müzik yapılmaktadır-

    punk rock kıyafet sponsoru: tommy hilfiger
    teşekkürler: new balance ve elit ses ve ışık sistemleri

    punk rock, stockport ingiltere’de bölgenin zengin ailelerinin çocuklarının gittiği bir özel okulda geçer.
    sahnede 7 genç öğrenci vardır.
    hep başarılı olan ve yüksek notlar alan bu öğrencilerin en büyük kaygıları, kendi aralarındaki hiyerarşik düzende yerlerini bulmaktır.

    aşk, sıkıntı, sınav stresi ve kimlik arayışı konularında sürekli birbirleriyle çekişirler ve tansiyon yükselir.

    punk rock, şiddetin sınıf ayrımı olmadan her yerde görülen bir olgu olduğunu, gençlerin hayatlarındaki boşluğu, aile ve kariyer kavramlarıyla yaşadıkları sıkıntıyı anlatır.

    yaşamın zorlukları karşısında gençlerin ellerinden geleni yapıp başarılı olmalarına rağmen, bunun onlara yetmediğine ve yetmediği noktada şiddetin farklı yoğunluklarda onları ele geçirebildiğine dikkat çeker.

hesabın var mı? giriş yap