şükela:  tümü | bugün
  • "gitarı alıp tıngır mıngır bir şeyler şeettireyim" türünde, yalnızca 2009'un değil, tüm zamanların en iyi albümü. şu şarkıları orda barda şurda çalan güzel sesli birilerini bulsam, okulu neyin bırakır barmenliğe başlardım, hayallerde yaşardım.

    1) blowers daughter 4.5/5
    şarkı, anneke'nin sesiyle orijinalinden kat be kat daha güzel.
    (ayrıca belirteyim, in parallel albümündeki versiyon bundan daha güzel.)

    bunu canlı da dinledim ankara'da*
    anneke'miz, can't take my eyes off of you derken, oooof ooof diye iç geçiriyordum ben. sonunda, bardaki kafayı bulmuş cevval arkadaşlar sağolsunlar hislerimize tercüman olup, sahneye doğru "evlen benimle anneke" diye bağırdılar. türkçe söyledik, anlaşılmamıştır diye düşünerek olsa gerek haykırışlarını ingilizcede de tekrarladılar. anneke de cennet bahçelerini sezdiren bir gülümsemeyle karşılık verdi.
    ooof ooof.
    you.

    2) beautiful one 5/5
    şarkının bu versiyonu iki defa dinleyin, albüm versiyonunu bilgisayarınızdan ebediyyen kaldıreceksiniz. o kadar diyim.

    3) wild flowers 3.5/5
    ısınamadığım tek şarkı bu.

    4) day after yesterday 5/5
    today is the day after yesterday gibi bir fact ile başlayan anneke'miz, ama yesterday de pek iyi değildi dostum, deyiverince, okeyliyoruz. hüzünlü susuşlara dalıyoruz.

    5) come wander with me 5/5 (wander nedir bilmeyenler için google'a çevirttim şarkı ismini: "benimle gelmek dolaşmak")
    gündüz, büyük şehir keşmekeşinde bile; "gece ilerlemiş, elde bok gibi tadı olan bir şarap, ekrana boş boş bakan" insan moduna sokuyor adamı.
    http://www.youtube.com/watch?v=0e400ikgi2e
    insan hmm hmm diyerek ancak bu şarkının sonundaki kadar etkileyici olabilir. hmm.

    6) valley of the queens 5/5
    tadımlık olmuş, enfes olmuş.

    7) to catch a thief 4.5/5
    keza

    8) ironic 4.5/5
    hep hüzünlere gark etmek olmaz biraz da eller eller yapalım şarkısı bu. halbuki sözler o kadar da eğlenceli değil. ironik bir durum...

    9) what's the reason 4.5/5
    hakeza

    10) yalin 4/5
    anneke'nin, aaaaaaaa veya eeeeee diyerek inceldiği bölümler bana nedense, yaptığı hemen her ses oyunundan nefret ettiğim cem adrian'ı hatırlatıyor. lakin anneke'ninkiler tatmin edici. eserde dil sade, şarkı yalın, anlatım açık.

    11) *somewhere* *5/5*
    geldik o malum şarkıya arkadaşlar. bunu söylemeyi çok seviyorsunuz, biliyorum. hepinizin kuyruk acısı var, onu da biliyorum...
    somewhere'in anneke düetli olduğu her versiyon ayrı bir muhteşem, ayrı bir olağanüstülük taşıyor.
    buradaki versiyonda, sharon böyle kısık/buğulu bir sesten başlıyor. sonra kopturup gidiyorlar.
    bunu gecenin ilerleyen saatlerinde, loop'da unutursanız eliniz kendiliğinden alkole doğru yol alıyor onu diyeyim.

    http://www.youtube.com/…0pnefkju7cy&feature=related
    burada versiyonda ise; sharon bu sefer beyaz bir tuvalet giymiş. sonradan gothic şortuyla aşkitom anneke geliyor. anneke incelirken, göbeğini kaşıyan kadın gibi diyaframını tutup durmasa dört dörtlük olacakmış.

    12) witnesses 4/5
    he? keza..

    13) the power of love 5/5
    allah aşkına bakın şuraya:
    http://www.youtube.com/watch?v=0e400ikgi2e
    bu kadının sesi mi daha güzel, kendi mi, yoksa bacakları veya o çekingenimsi tavırda gitar tıngırdatışı mı? hata yaptığındaki utangaç tavrı mı?
    cevap?
    cevab veremedi..

    ***
    albüm, yuvarlayınca 4.577'den 4.58/5 etti. 2009'da bunca severek dinlediğim bir diğer albüm ise dredg'in the pariah the parrot the delusion'ıydı. onu da belirteyim.
    ***

    yine in parallel albümündeki anaç kadının acılı feryadı jolene, konserlerde danny ile beraber çaldıkları parisienne moonlight ve trail of grief'in hem akustik hem albüm versiyonunu kattığımıza, 2009'un en başarılı vokali anneke'dir diyebiliriz. o kadar ileri gitme derseniz iki adım geri çekilip tekrarlıyorum: anneke rulz.
  • baştan sona güzel albüm. dinlerken dalıp gidiyorsunuz. güzel bir film izlemiş gibi oluyorsunuz bitince.