şükela:  tümü | bugün
  • çok sağlam geliyor gibi. şüpheler var ancak düşünce başarılı. pilli'ye tebriklerimizi sunuyoruz.

    "bir servis düşünün ki sizin için rapidshare’den dosya indirsin sonra onu internet üzerindeki disk alanınızda saklasın. ya da rapidshare’i boşverin, sizin için bittorrent üzerinden dosya indirsin.

    başka bir örnek vereyim. put.io ile indirdiğiniz bir divx videoyu bilgisayarınıza hiç indirmeden ve kalite kaybetmeden online izleyebilir, aynı şekilde indirdiğiniz müzik dosyalarını tarayıcınız üzerinden dinleyebilirsiniz.

    peki, servise gireceğiniz rss kaynakları sürekli takip edilerek içlerindeki torrent, mp3 ve avi’ler otomatik olarak kaydedilebilecek dersem?"

    denilmiş özetle:webrazzi-arda kutsal.
  • web sitesi coming soon olarak gözükmektedir.
  • put.io'yu bir aydır kullanıyorum, bir aydır bir defa bir online dükkana girip disk fiyatı bakmadım. istediğiniz torrenti çıtlatıyorsunuz, birkaç dakikada indiriyor, ardından streaming izlemeye başlıyorsunuz. 2 mbit bağlantı ile filmleri dizileri takılmadan izliyoruz anacım, öyle 8 mbit filan gerekmiyor sandığın gibi.

    mesela dün gece, canım little britain izlemek istedi, evde bir yerde var ama kim dvd arayacak? torrent tracker linkini ekledim, birkaç dakika sonra izlemeye başladım.

    rapidshare, put.io'nun eteğindeki taşları asıl döktüğü kısım. rapidshare linklerini veriyorsunuz, indirip, parçaları birleştirip, şifresini girip, birkaç dakika sonra izlemeye hazır ediyor,..

    indirdiğiniz dosyaları, iphone'dan da izlettiriyor mp4'e çevirip.

    streaming meraklısı değilseniz, çatır çatır indirttiriyor da. bu durumda, seeder, leecher sayısına bakma, az kaynaklı dosyalar için günlerce bekleme sorunu olmadan, bant genişliğinizi son raddesine kadar kullanıp indirebiliyorsunuz.

    üstelik arkadaşlarınızın paylaştığı dosyaları izleme, yeni diziler keşfetme gibi süpersonik bir durum da var.

    son olarak, bir pilli network ürünü olduğunu belirtmek elzem.
  • insanlarin senelerdir dusundugu ve sonra gelecegi olmayacagini fark ederek vazgectigi seyi yapmaya heveslenmisler.

    klasik yasal konulari milyon $ vererek cozduklerini varsayarsak, dusunmedikleri bir sey var bunu yapanlarin.

    birkac sene icerisinde her sey online izlenebilir oldugunda, download gerekmeyecegi icin download kavrami diye bir sey olmadiginda ne edeceksin? ki oyle olacak zaten torrent siteleri kapatiliyor yavas yavas en son mininova'da temizlik operasyonu yapildi. yakinda patlayacak olan aylik belirli bir ucretle sinirsiz film izleme sitelerinin kullanimini arttiginda download edilecek bir sey de olmayacak ortada.

    herkes gider mersine, bizimkiler gider caprazina.
  • seedbox'ın varlığından haberdar olan her zat'ın ne kadar mantıklı bir servis olduğunun farkına varabileceği servis.

    insanlar yıllardır dedicated server alıp seedbox olarak kullanıyor, rapidshare'deki dosyalarının silinmesine karşın yedekleme olarak kullanıyor vs. adamlar da bu işi daha web2.0'ımsı, daha legalimsi, daha basit bir şekilde ortaya çıkarmışlar. sorun nerede anlamak güç. sanırım sorun, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmuş hatta yetmemiş kendini bu işin ustası olarak addetmiş kişilerin entry girebilme yetkilerinin olması.

    servise dönecek olursak, görüldüğü üzere bir elin parmaklarını bile geçmeyecek sayıda üye potansiyeli olan türkiye değil, daha gelişmiş ülkeler hedefleniyor. türk kullanıcısı için uygulamanın gerekliliği tartışılır, zira bunca yıldır olan alışkanlıklarımız, tech-savy oluşumuz vs. bu servisi gereksiz kılmakta. fakat amerikada onlarca mbit bağlantıya sahip olup da geceleri fan gürültüsü çekmek istemeyen, torrentleri verimli indirmek için bilgisayarını kurcalamaktan hoşlanmayan, filmleri televizyonunda değil de 3g'si ile iphone'unda izlemek isteyen insanlar için idealdir.

    türkiye'den çıkan gelecek vadeden ilk uluslararası girişimlerden olduğu için bile kucaklanmalıdır. varsın 3 günlük ömrü olsun, varsın türk kullanıcısına hitap etmesin.
  • "uzak gelecekte her şey online olacak, download ortadan kalkacak" savıyla bok atılan "şimdiki zamanda her şeyi online kılan, download kavramını ortadan kaldıran" site. ulan zaten senin öngörünü gerçekleştirmiş adam, internet teknolojisinin seyrine uygun ilk adımları atmış. dünyada birebir örneği falan da yok, hala ne konuşursun? işte bu kıskançlığın ayak sesleri, başka bir şey değil.

    gözden kaçırılan bir diğer husus ise bu sitenin aynı zamanda sosyal oluşu. arkadaşlarınızın kendi disklerine de tıpkı kendi diskiniz gibi erişebilir, atıyorum x kullanıcısının nostaljik türk filmleri adını verdiği klasöre dalarak canım kardeşim'i, süt kardeşler'i falan anında izlemeye koyulabilirsiniz. yani öyle hayli tematik arşivler oluşturma hedefleriniz haricinde verim alabilmek için sanıldığının aksine siteyi boyna -saniyelik- download'lara yönlendirmek durumunda da değilsiniz. şu an çok az beta tester bulunduğu halde paylaşılan diskler terabaytlara varıyor, her dizi karşımda.

    yani put.io bir nevi 1 gbit bağlantı hızıyla download yapabilen birer harici disk dağıtıyor kullanıcılarına, gibi görünse de arkadaş sayınız kadar da içi dolu harici diske sahipsiniz bir yandan da. bir de sitenin resmi olarak açıldıktan sonraki halini düşünebiliyor musun?

    hayır düşünemezsin. sen hala araya neden bu siteyi sokayım ki diye söylenedur. önce filmi aşağı yukarı filmin kendi süresi boyunca indir, sonra rar dosyalarını falan aç, sonra bir film süresi boyunca da filmini izle. e noldu ben o arada 2 tane film seyrettim? senin filmin yeni indiğinde ben izlemeyi bitirmiştim zaten? bu arada rapidshare premium hesabımı da iptal ettiğimi söylemiş miydim?

    bir de olayı bloggerlar, bilhassa -ben de bir ferdi bulunduğum için- müzik bloggerları tarafından ele alalım. bir müzik blogger'ının takip ettiği kaynaklar vardır. naparsın bunları, rss adreslerini alır google reader'a eklersin. bu beslendiğin kaynaklar güncellendikçe albümleri veya şarkıları tek tek indirir, içini açar, dinler ve yorumlarsın. zaten bu albümler şarkılar inene kadar aklın ötekilerine kaymıştır, konu dağılmıştır, rakip blog o albümün kritiğini çoktan yazmıştır, vs.

    peki put.io napıyor, subscribe olduğum blogları saat başı kontrol edip istediğim uzantılı materyali hop 10 saniye sonra önceden kategorize ettiğim klasörlerde biriktirerek daha leb demeden leblebinin tadına bakmamı sağlıyor. sonra istersem site üzerinden stream ederek dinlerim, istersem hepsini bilgisayarıma indirir veya sadece ilgilendiğim şarkıları alırım. bu kadar basit.
  • iki şey kaçırılıyor eleştiri yapılırken.

    ilki herkesin kendiniz gibi torrent manyağı olduğunu sanıyorsunuz, herkes doğuştan torrent nedir, nasıl indirilir, indirilen film hangi programla seyredilir gibi konuları biliyor olduğunu varsıyorsunuz. fakat ortalama bir bilgisayar kullanıcısı için bu iş sizin sandığınız kadar kolay değil. bu insanlara torrentin ne olduğunu bile zar zor anlatırsınız ki kalksın kullansın.

    ikincisi ise sitenin sosyal bir ağ olması, yani aslında yeterli sayısa arkadaşınız varsa torrent morrent takip etmenize de gerek yok, mutlaka bir indiren çıkmıştır.

    şimdi bu ikisini bir araya getirirseniz internetten bir şey indirmek konusunda hiç bir bilgisi olmayan birinin sadece isim ve şifre girerek ulaştığı bir siteden istediği çoğu şeyi seyredebileceği gibi bir sonuç çıkıyor.
  • iş modelindeki olası problemlerden dolayı eleştirilmesi doğal olan servis.
    internette bir şey bedava ise insanlar onu bulurlar.
    ister youtube'den, ister (atıyorum) diziizle.com gibi yerlerden, ister de (en nihayetinde, ne kadar zor gelirse gelsin) torrent'tan..
    yani başta ne kadar süper görünüyor olursa olsun, bir noktada kullanıcı "ee bunu zaten ben bedava indirip izleyebiliyomuşum.. boşa mı para veriyorum?" diye kendine soracaktır. bahsedilen meblağ az ise kullanıcı kalır, meblağ çok ise kullanıcı gider.
    ölçeklenebilirlik ve bağlantı problemleri ucuza hallolan işler olmadığına göre, bahsedilen ücretin düşük olmayacağını tahmin ediyorum.
    kısıtlı sayıda üyenin kullanacağı bir sistemin de, milyonlara ulaşma hedefine hiçbir zaman sahip olmayacağını düşünüyorum. (yani bundan dolayı eleştirmiyorum, zaten başta böyle yola çıkıldığını ifade etmeye çalışıyorum)

    yine de herkes servisin güzel çalışmasını, ucuz olmasını ve kullanmayı istemez mi? herkes ister.
    sonuçta eleştiri yapılmalıdır. haksız olan eleştiri zaten uçar gider, haklı olanlar kalır, pilli network problemleri çözer.
  • denedim, onayladım. 1 yıldır bulup da indiremediğim belgeseli cart diye 4 dakikada kendi sunucusuna indirip anında stream etmeye başladı. diğer bir belgeseli de arkadaşımın paylaşması üzerine buldum. olağanüstü bir damar yakalanmış, çok önemli bir proje. iş ki telif sahiplerinin şimşeklerini üzerine çekmesin.
  • çektiğiniz filmleri dizileri vlcplayer, mplayer üzerinden altyazılı izleyebilmeniz için stream linki de veriyor. ilk erkek çocuğumu kendisine kurban etmek istemekteyim, o derece süper bir servis.

    edit: bazı kullanıcıların yaşadığı tavsiye edilenler listesiyle ilgili bug'ı da gidermişler. ana sayfada yer alan bug report linkine çok hızlı (hiç) geri dönüş olmuyor ama bilgi@pilli.com adresine çakılan bir maile anında geri dönüyorlar. pek $ukela.