şükela:  tümü | bugün
  • açın google map'i bakın: 710 yılında 400 adamıyla avrupa'ya ayak basan ilk müslüman olan tarif bin malik'in karaya çıktığı yer olan ve kendi adıyla anılan ispanya tarifa ile 732 tarihli puvatya savaşı'nın gerçekleştiği fransa poitiers arasındaki mesafe tamı tamına 1488 km. yani müslüman araplar 22 yıl gibi kısacık bir sürede bu mesafe içindeki bütün ispanya'yı ele geçirip fransa'nın göbeğine kadar ilerlemiş ve bordeaux'yu, narbonne'u falan yağmalamışlar.

    işte puvatya savaşı'nın ve avrupa ordusuna komuta eden belçikalı general charles martel'in önemi, asla yenilmez gibi duran bu savaş makinesi arapları durmuş olmasında. bu savaşı da kaybetselerdi muhtemelen avrupalıların komutanı brüksel merkez camii imamı hacı cavid marteloğlu falan olacaktı. şimdi benim şakalar, komiklikler yaptığımı düşünenleri ingiliz tarihçi edward gibbon'un büyük bir ciddiyetle yazdığı şu cümleleri okumaya davet ediyorum:*

    "cebelitarık kayalığından loire nehri'nin kıyılarına kadar 1000 milden falazla bir mesafe boyunca zaferden zafere uygun adımla yürünmüştü; aynı mesafenin iki katı sarazenleri [müslümanları] polonya sınırlarına ve iskoçya'nın highlands'ine ulaştırırdı. ren nehri, nil ya da fırat'tan daha geçilmez değildir ve arap donanması belki bir deniz savaşı vermeksizin thames nehri'nin ağzına yelken açardı. muhtemelen bugün oxford'daki fakültelerde kuran'ın tefsiri okutulur, vaizleri sünnetli bir halka muhammed'e inen vahyin kutsallığını ve doğruluğunu kanıtlamaya çalışırlardı."

    gibbon amca adeta bugünkü siyasal islamcıların hayallerini dillendirmiş ve elbette abartmış. abartmış çünkü puvatya savaşı müslümanların avrupa'daki ilerlemesine son vermiş falan değil. 734 yılında, yani puvatya savaşı'ndan çok değil iki yıl sonra avignon'u ele geçirdi araplar. yetmedi 735'de lyon'u da aldılar. ee hani puvatya savaşı ile arapların avrupa'daki ilerlemesi durdurmuştu?!

    arapların fransa'dan bütünüyle çıkışları, puvatya savaşı'ndan 27 yıl sonra, yani 759'da narbonne'dan ayrılmalarıyla gerçekleşir. gerçi buna da çıkış denemez. zira 850'lerde dahi arapları provence civarlarında görebilirdiniz. geçerken uğrama kabilinden de değil hani bu görünürlükleri; 80 yıl boyunca müslüman şehri olarak kalmış provence, 80 yıl!

    şimdi yukarıdaki yazdıklarıma bakıp da puvatya savaşı'nın önemini inkâr ettiğim düşünülmesin. elbette önemli ama arapların gözü kulağı o sıralar puvatya'da (poitiers'te) değil, konstantinopolis'ten gelecek gol haberlerinde. zira avrupa'yı kurtaran puvatya savaşındaki zaferlerinden ziyade, arapların konstantinopolis'i alamayışları olmuş. tarihçi david levering lewis'in ifadesiyle* "doğu ve batı'daki hristiyan aleminin ayakta kalmasını sağlayan tours ve poitiers'deki çapulcu tayfasının yenilgisi değil, arap ordusunun konstantinopolis'i fetfedemeyişidir."

    başka bazı tarihçiler, mesela warwick ball, puvatya savaşının asıl kaybedeninin araplar değil, avrupalılar olduğunu ve bu galibiyetle avrupa'nın, islâm'ın uygarlaştırıcı vasfından mahrum kalarak kendi karanlık çağ'ını birkaç yüz daha uzattığını iddia ediyor. şimdi içinizden "hasssiktirrrr lan ordan" dediğinizi duyar gibiyim ki yalan yok ben de aynı tepkiyi verdim. yalnız bunu söyleyen kişinin siyasal islamcının önde gideni falan değil, kafayı fenikelilerle, ortadoğu'nun antik medeniyetleriyle kırmış bir tarihçi olduğunu hatırlatayım. yani lafına sözüne itibar edebilirsiniz. zaten adam verilerle konuşuyor: avrupa'nın müslümanlar tarafından ele geçirilmiş bölümü olan ispanya endülüs bölgesinin 9 ve 10.yylar boyunca batı avrupa'nın geri kalanından kıyas kabul etmez bir şekilde ileride olduğunu, gerileme sürecindeki kurtuba'nın bile aynı dönemin paris'inden daha üstün olduğunu söylüyor. halen iknâ olmadığınızı biliyorum. neticede üstümüzden halen silindir gibi geçmekte olan islamcı heyula, bütün şiddetiyle ümüğümüzü sıkarken islam'ın avrupa'yı aydınlatan uygarlığı gibi laflara karnınızın tok olduğunu biliyorum. ama kulağına kar suyu kaçanlar belki şurayı eşelemek ister: (bkz: arabistan'dan öteye) hatta bu kitabın arkasından belki şunu da okumak isteyebilirsiniz (bkz: müphemlik kültürü ve islam)
  • bu savaşın aslında ne oldugu ve hrıstıyan avrupa ıcın ne ıfade ettıgı hala tartısmalıdır.
    gunumuze kadar hemen hemen her batılı tarıhcı ıcın frankların puvatyada arapları yenmesi tarihteki en onemli olaylardan biriydi ve muslumanların batı avrupa'yı fethetmesını sonsuza kadar onlemıstı ama artık tarıhcılerın cogu savasın hıc te oyle makro olcekli bır zafer olmadıgından emındır.zaten burada yenilen emevi ordusu bu bolgeye akın yani esir ve ganımet ıcın gelmıs orta buyuklukte bır orduydu yanı galyayı fethetme amacıyla gelmıs kusatma sılahları olan tam tesekkullu bır ordu degıldı. elındeki esırler ve ganımetlerle ıspanyaya donmek uzere olan bu ordunun yolu franklar tarafından kesılmıs cıkan catısmada bazı frank kuvvetlerının emevı karargahına saldırıp esırleri ve malları kurtarmasıyla, emevi askerlerının bır kısmı ganımetı korumak amacıyla savas alanın terketmıs, bu cekılmeyı onlemek ısteyen komutan abdurrahman ul gafıkı ılerı atıldıgı esnada franklar tarafından oldurulmus, ordunun gerı kalanı da savas meydanından cekılmıstır. arap ordusunun tamamı yok olmadıgı gıbı kalanlar gerı donmusler, charles martel onları takıp etmemıs ve pıreneler hattıyla guney fransa hala emevılerın elınde kalmistir. nıtekım sonrakı yıllarda da emevı akınları devam etmıs ama bu olcude bır catısma yasanmamıstır. savasla ılgılı bılgılerın hepsı ortacag kronıklerınden kalmadır ve gunumuz tarıhcılerı tarafından yanlıs oldugu belgelenmıstır. mısal bu savasla ılgılı resım ve gravurlerde frank sovalyelerı ıle arap atlılarının mucadesı betımlenır ama o donemde frank ordusu tamamen pıyadelerden olusuyorsu ve asıl sılahları savas baltası ıdı. o dönemde üzengi batı ve kuzey avrupada kullanılmıyordu. bundan evvelki emevi akinlarinda bu piyadeler pek cok defa arap atlari karsisinda ezilmisti. yine ortacag kroniklerinde verilen ordu sayilari da korkunc abartilidir. emevi ordusunun 50 ila 80 bin arasinda olmasi imkansizdir. emeviler zaten bu akini galyayi toptan fethetmek icin degil ganimet icin yapmisti. zaten o olcude bir orduyu fransanin ortasina kadar getirmeleri imkansizdi. ornegin 711 de yeni musluman olan berberilerden olusmus vekomutani berberi asilli tarik bin ziyadin ispanyaya ayak basan ordusu 12000 civarindaydi. bu ordu tarikin efendisi olan afrika valisi musa bin nusayr tarafindan fetih icin degil oncu olarak gonderilmis ayrica tarik'a kendisini yani asil emevi ordusunu beklemesini emretmisti. gerci tarik karsisindaki vizigotlarin tırt bir ordu oldugunu anlayinca elindeki az sayida adamla isi halletmistir ama galyadaki ordu kesin fethe gelen bir ordu degildi ki 10binlerce askerden olusmasi mumkun degildir. eger puvatya savasini da emeviler kazansa idi fransa da ayni ispanya ve portekiz gibi arap-musluman egemenligine girerdi gibi bir durum yoktur. emeviler o donemde fransayi toptan fethetmek icin esasli bir girisimde bulunmamisti. zaten bu savastan yaklasik 20 yil sonra abbasiler emevileri yikti endulusteki emevi devleti de bir sure sonra merkezden kopup bir emirlik olarak yasamina devam etti. dolayisiyla fransayi toptan fethetmek gibi bir sart niyet olusmadi.

    batili tarihciler savasin hristiyanligin kurtulusu olup olmadigini yada basit bir akindan donen muslumanlarin kilictan gecirilmesinden mi ibaret oldugunu tartisa dursun arap-musluman tarihciler boyle bir olasili hic bir zaman dile getirmemistir. hicbir dogulu belgede bu yenilginin korkunc bir felaket oldugu yada islamin durmasina yol actigi gibi bir ifade yok olmaz. yani araplar bu savasi hic siklememistir.

    ama bu savastan 15 yil once yasanan ve emevi ordusu ile donanmasinin bizans-bulgar kuvvetleri tarafindan yok edildigi basarisiz istanbul kusatmasi cok daha buyuk bir felakettir. hem askeri hem de politik olarak. cunku koca bir ordu ve donanma yok edilmis bizans yok edilemedigi gibi istanbul ve egenin alinamamasi ilerki donemde islam imparatorlugunu bir nevi kara devleti yapmistir.
  • musluman arap lar ispanya dan fransa ya,meroven krallarının yonettigi franklar ın ulkesine gecmeye karar verirler.frankların komutanı charles martel dir,nam ı diger cekic karl.bu cekic karl 732 yılında,yani hz. muhammed in olumunden 100 yıl sonra fransa nın tours kenti yakınlarındaki poitiers adı verilen yerde musluman arapları yener.
    bu savas hıristiyan avrupa nın en onemli kader anlarından biridir.cunku burada yenilmeyen musluman arapların tum fransa yı ele gecirmesi,oradan almanya yı fethetmesi işten bile olmayabilirdi.
    bugun butun avrupa musluman degilse bunun en onemli nedenlerinden biri de poitiers adlı yerde musluman arapların cekic karl a yenilmesidir diyebiliriz.
  • avrupamerkezci tarihyazımının şişirdiği bu muharebe aslında müslümanların galya içlerine yaptığı düzenli akınlardan biraz büyükçe olan bir tanesinin dönüş yolunda yolunun kesilmesinden ibarettir. gaziler zengin bir ganimeti terketmek istemedikleri için önlerini kesen frank çetesinin etrafından dolaşmak yerine yarıp ortasından geçmeye karar verince bu arbede medana gelir. netice ne belirleyici ne de büyük çaplıdır: taa 11. yüzyıl'a dek müslüman güçleri güney fransada kaleler tutacak ve düzenli razzialar yapacaklardır. islam fetihlerinin gerçek sınır noktası hazreti eyüp'ün de şehit olduğu 717/18 konstantinopolis kuşatmasıdır.

    edit: muharebenin yeri ve tarihi bile tartışmalıymış hatta böyle bir savaş olmadığını düşünenler bile varmış !
  • 732 yilinda bugunku fransa'da poitiers kenti yakinlarinda meydana gelmis, endulus araplari ile franklar arasinda cikan muharebe. araplarin kaybetmesi ile, avrupa'daki ilerleyisleri son bulmustur.
  • ingilizce literatürde "battle of tours" ya da "battle of poitiers" diye geçer.
  • bu savaşın olduğu tarih 732 endülüs'ün* düştüğü tarih 1492. varın iberya'daki arap egemenliği için önemini siz hesap edin.

    puvatya daha çok psikolojik bir üstünlüğün kırılmasını ifade eder. emeviler iber'e 711'de ayak basarlar. bu savaş 732'de iber yarım adasında değil güney fransa'da vuku bulmuştur. yani arapların tüm iber'i fethetmesi epi topu 20 yıllık bir süreçten ibarettir.

    tarık bin ziyad, endülüs'e çıktığında 20 yaşında olan bir taşra asilzadesini düşünecek olursak aynı adam moriskoların güneyde deniz kenarındaki bazı kaleleri yağmaladığı haberini aldıktan sonra sürekli ilerlediklerini gördü. gün be gün kuzeye çıkan ve hiç yenilmeyen bir inançsızlar kitlesi bu varsayımsal taşra aristokratımızda dehşet yaratmış olsa gerektir. bu adamın dönemi için oldukça ileri bir yaş olan 40'ı gördüğünde ilk defa frankların moriskolar karşısında zafer kazandığını duyunca yaşadığı sevincin boyutunu düşünebiliyor musunuz?

    bugünden geçmişe bakıldığında pek de dönüm noktası olmayan emevileri iber'den kovmayı geçtim güney fransa'da kale tutmalarını bile önleyemeyen küçük bir zafer olsa da o günün hıristiyan kamuoyu için çok daha büyük bir anlam ifade ediyordu muhtemelen. bu bizim ilerleyen süreçte ırak'ı kaybettiğimiz kut'ül amare savaşı'na yüklediğimiz anlama benzetilebilir.

    o dönem avrupa'sı da çok tehlikeli bir yermiş vesselam. 732 yılı itibariyle emeviler güneyde iber üzerinden yürüyor, vikingler zaten hiç sektirmeden sürekli kuzey denizlerinden geliyor, doğuda avarlar doğu avrupa diye bir kavramı işlevsizleştirip avrupa'nın doğu sınırını macaristan'a kadar itmişler. biri kalkıp da iberyalı aristokratımıza bin yıl içinde sizin torunlarınız dünyanın istediği her yerine el koyacak güce erişecek demiş olsa inanası gelmezdi herhalde.
  • fransızlarla fransa'da yapıldı falan diye biliyordum ama resmen fransanın ortasında falan olmuş savaş, konumu ile beni dumur etti. o kadar içerde ki, fransanın kuzey batısındaki paris'e ispanya (tabi o zamanlarda bugünün ülkeleri ve sınırları yok ama) sınırından daha yakın.
  • 732 yilinda bugunku fransa'da poitiers kenti yakinlarinda meydana gelmis avrupa kaynakli tarih yazımının şişirdiği bu muharebe ziya pasanin yazdigi endulus tarihi kitabına gore aslında müslümanların galya içlerine yaptığı düzenli akınlardan biraz büyükçe olan bir tanesinin dönüş yolunda yolunun kesilmesinden ibarettir. gaziler zengin bir ganimeti terketmek istemedikleri için önlerini kesen frank çetesinin etrafından dolaşmak yerine yarıp ortasından geçmeye karar verince bu arbede medana gelir. endulusler bir cok kayip verir. akabinde surekli isyanlar ve ic catismalarla ugrasan endulus devleti, bundan sonra daha ileri gidememis ve 11yy. a kadar toprak kaybetmeyi surdurmustur.
  • islam tarihinden çok basit bir hadise olarak tarihe kaydedilen bu muharebe avrupa tarihi için bir dönüm noktası olarak algılanmış ve müslümanların avrupa'da önlerinin kesildiği savaş olarak tarihe kayıt edilmiştir. aslında bataklık olan bu bölgeyi endülüs emevileri fethe değer bulmamışlardır.

    versay sarayı'nda fransa tarihinin önemli anlarını gösteren tabloların bulunduğu önemli bir salon bulunuyor. burada sol tarafta 10 ekim 732 senesinde endülüs emevileri ile franklar arasındaki gerçekleşen puvatya muharebesini konu alan bir portre ile başlıyor. tarih sırasına göre devam ediyor.