şükela:  tümü | bugün
  • george bernard shawin 1913'te yazdigi, cicek satan bir kizin ve ona dogru ingilizce konusmayi ve adabi muasereti ogretmeye calisan bir profesorun hikayesini anlatan elestirel komedi oyunu. daha sonra my fair lady adiyla bir muzikal versiyonu yapilmis, ayni adla filmi de cekilmistir.
  • oyun ismini bir kadin heykeli yapip sonra ona asik olan eski kibris krali pygmaliondan alir. bu heykel daha sonra afrodit tarafindan canlandirilmis, galatea adini almistir.
  • yunan mitolojisinde yaptığı heykele aşık olan birinin adı.
  • julia roberts ve richard gere li pretty woman filminin ciktigi yer...
  • bernard shaw'un pygmalion oyunundan uyarlanan my fair lady muzikalinin film versiyonunda, bas karakterlerden profesor henry higgins'i rex harrison, cicekci kiz eliza doolitle'i ise audrey hepburn canlandirmistir. oyuna ilham kaynagi olan yunan mitolojisinden alinma hikayedeki, tum kadinlarin kusurlu oldugunu dusunup, onlara ornek olmak uzere kusursuz bir kadin heykeli yapmaya girisen, sonra da ona asik olan heykeltras pygmalion, henry higgins karakterinde yansitilmistir. henry higgins, orta yasli, biraz huysuz ve snob bir fonetik bilimcidir, kimsenin ingilizceyi duzgun konusmadigindan surekli yakinmaktadir. londra'nin salas, serseri yatagi mekanlarindan birinde gece vakti dolasirken gordugu cicekci kiz eliza doolitle'in basta konusmasi olmak uzere her seyini cok acimasiz bir sekilde elestirir ve kizcagizi fena halde asagilar. birkac gun sonra, eliza, kendince en cici ve temiz giysilerini giymis olarak, elinde de yeterli oldugunu dusundugu bir miktar para ile profesorun kapisini calip, diksiyon dersi almak ve kibar bir hanim olmak istedigini, bunun bedelini odeyecek parasi oldugunu soyler. profesor once bunu ciddiye almasa da, kankasi albayin da tesvikiyle, eliza'dan duzgun ingilizce konusan, mukemmel bir lady yaratma isine girisir. epey zor olur ama, filmin sonunda sadece bunu basarmakla kalmaz, rakipsiz bir sarlatan avcisi oldugunu iddia eden ve aristokratlarin bulundugu bilumum mekanlarda surekli boy gosteren sevimsiz bir macara eliza'yi bir prenses olarak yutturmayi bile basarir. eh, orijinal pygmalion hikayesinin ask mesk boyutu da atlanmamistir, film bu acidan da mutlu sonla biter. cok sevimli, karanlik, kasvetli gunlerde neselenmek icin izlenebilecek bir filmdir bence.
  • pygmalion adıyla filme çekilmiştir bir de başrollerde leslie howard ve wendy hiller vardır. daha mütevazi bir filmdir. wendy hiller süper aksan yapmıştır.
  • yunan mitolojisinden gelen bu efsane ile (bkz: pygmalion/2) (bkz: pygmalion/4) erkeğin bir kızcağızı ele alıp ondan bir kadın yapması ve ardından bu yaratığı kadına aşık olması (bkz: my fair lady) (bkz: pretty woman) teması için uygulanan şemanın isimi. bir başka şema örneği için (bkz: oedipus kompleksi)
  • (bkz: s1m0ne)
  • antik yunan'da işini seven bir heykeltraş.
    birgün bir kadının heykelini yapar ve yaptığı heykele aşık olup ona "galatea" (uyuyan aşk) ismini verir, giysiler ve mücevherlerle donatır. bu sırada sık sık afrodit'in tapınağına gidip tanrıçaya dua etmektedir, evindeki heykele benzeyen bir karısı olsun diye.
    afrodit sonunda heykeltraşın dualarını duyar ve heykel biraz da kendine benzediğinden dolayı heykeli canlandırmaya karar verir. bundan sonraki kısım iki şekilde anlatılır:
    1- pygmalion eve döndüğünde heykeli canlanmış bulur ve ayaklarına kapanır, galatea'da ona bakarak gülümser.
    2- pygmalion heykeli öperken heykel birden canlanır ve onun öpücüğüne karşılık verir.

    sonra evlenirler, afrodit'e şükranlarını sunmayı unutmazlar ve afrodit de karşılık olarak onlara mutluluk, sevgi ve sıcak bir yuva bağışlar.