şükela:  tümü | bugün
  • kişinin, bir süre sonra başkalarının (özellikle şu veya bu sebeple kendinden üstün gördüğü insanların) ona ilişkin beklentilerine denk düşen davranışlar sergilemesi. öğretmenin bir öğrencinin başarılı veya başarısız olacağı yönündeki beklentisinin, o öğrenciyi başarılı veya başarısız kılması bir örnek olarak verilebilir.
    (bkz: kendi kendini gerçekleştiren kehanet)
  • birnevi ominius grief sayılabilir
  • bu konuda örnek verebileceğim bir tanıdığım var... kendisi oss sınavına girmeden önce tek düşündüğü şey bu kadar basit bir sınavdan geçemezse nasıl rezil olacağı yönündeydi, kaç puan alacağı yada kazanacağı yerden bile önemli olmuştu bu kişi için... oss'ye girdi ve 1-2 puan ile barajı geçememişti.
  • pygmalion adlı oyunda da bu etkiyi ifade eden dialoglar vardır.oyundaki karakterlerden profesör higgins çiçekçi kız mis doolittle a her zaman bir çiçekçi gibi arkadaşı pickering ise bir hanımefendi gibi davranırlar.ve mis doolittle şu sözü söyler:" bir hanımefendi ile çiçekçi kız arasındaki fark nasıl davrandıkları değil, onlara karşı nasıl davranıldığıdır."
  • self fulfilling prophecy olarak da bilinir.
  • kişinin neyi beklerse onun gerçekleşmesi olasılığının yükselmesidir. yani bireylerin düşünceleri davranışlarına yön verir, sonuçta ön yargımız ya da beklentimiz sonucu etkiler.
  • mite göre kıbrıslı yalnız heykeltraş pygmalion, fildişinden yonttuğu heykele aşık olur. galatea ismini verdiği heykele duyduğu saplantıyı fark eden tanrıça aphrodite galatea'yı canlandırır ve yontucusuyla aşk yaşamasını sağlar. ''kendini gerçekleştiren kehanet'' olarak literatüre geçen bu terim beklenti yansıması olarak da tanımlanabilir. bir nesne, kavram ya da kişiye olan beklenti ve tutumlarınız eğer algıya dönüşürse kesinlikle gerçekleşecektir. bir ip cambazı bir gün ipten düşer ve ölür. karısının anlattığına göre son üç ayı hep bu korku içinde geçmiştir. bir kişiye üstün gözüyle bakılır ve kişi bunun farkına varırsa, o doğrultuda davranışlar geliştirecek ve kehaneti sağlayacaktır. peki beklenti sonrası oluşan algının kadere dönüşmesini engellemek mümkün müdür? minority report filminde prekognitif (haber verici) rüyalar kanıt olarak kabul edilip, suç öncesi olaya müdahale ediliyordu. şuçlu, daha kehanet gerçekleşmeden yakalansa bile suçu işlemiş bir katil olarak yargılanıyordu. kendini gerçekleştirmeyen kehanet ise başrol oyuncusunun algı ve tutumunu kontrol etmesiydi. hayata dair beklentilerimizin yüksek ya da düşük tutulduğu ve bunu davranış, tavır, bedensel ve ruhsal yönden sezdirdiğimiz andan itibaren denklemi sağlayacak platform kendiliğinden gelişecek ve özneyi içine çekecektir. doğu felsefesindeki karma inancına göre evren çok istediğimiz bir şeyi biz vageçtiğimiz an bize sunar. zamanlama senkronizasyonu kişiden kişiye mutluluk çıktısı olarak tatmin edici olmasa da böyle bir mistik inanış var. psikolojideki pygmalion etkisi ise dönütlerini organizmanın hamlelerine göre senkronlar. sokrates geometri hakkında hiç bilgisi olmayan birine problem çözdüreceğine inanır ve bunu başarır. kader yap-bozu tamamlanırken belki de elimizde olmayan kısmı, bizim oluşturabileceğimiz parçaları biraz düzenleme yolunda etkisi olan bir kavramdır. kim bilir? bir şeye bakmanın onu değiştireceğini söyleyen belirsizlik ilkesi yan odada sırıtırken, kişinin kehanetleri ne zaman gerçekleşir, gerçekleşir mi? o belirsiz.