şükela:  tümü | bugün
  • key distribution sorununu cozmek icin kullanilan bir yontem. klasik cryptography de amac key distribution sirasinda cozulemeyecek sifreler kullanmakken, quantum cryptography de amac kanaldaki diger dinleyicilerin varligini tespit etmektir. tek maddeye dayanan yontemleri test edilmistir ve photonlarin polarizasyonu onemli bir rol oynamaktadir su anki yontemlerde. yakin gelecekte dolanikliga* bagli yontemlerin denenecegi umuluyor.
    kisaca acikliycak olursak her zamanki kahramanlarimizdan bob, alice'e rastgele secilmis bir polarizasyona sahip photon yolluyor. kanaldaki diger eleman eve, bunu olcunce, eger dogru polarizasyona sahip bir olcer kullanmissa dogru polarizasyonu, yanlis polarizasyonlu olcer kullanmissa da 1/2 ihtimal yanlis polarizasyonu olcuyor. bu transferler baya bir photon icin yapiliyor ve hersey bittikten sonra bob, sectigi kaynak polarizasyonlarini yolluyor alice'e. daha sonra da yolladigi photon polarizasyonlarini yolluyor. kaynak polarizasyonlarinin tuttugu photonlarda ayni polarizasyonlari olcmeleri gerekiyor. eger ki eve kanala atladiginda yanlis polarizasyonla olcum yapip, olctugu photon'u alice'e yollamadiysa *. dolayisiyla eger alice ve bob farkli photon polarizasyonlari olctulerse, "he ulan biri bizi gozetliyor" diyor ve akabinde key guvenlikli olmadigi icin asil mesaj gonderimini de yapmiyorlar. tabii pratikte kanalda attenuation ve gurultu olacagindan bu kadar kolay olmuyo hayat ama naparsiniz.
  • herhangi bir gizli bilginin gönderilmesinde alıcı ile verici arasındaki anahtar degi$imini aes ve des'e göre daha güvenilir kılan bir $ifreleme yöntemidir..
  • bu olayın amacı yollanacak mesajların şifrelenmesi değil, bu mesajların okunmasını sağlayacak key'lerin sağsalim karşı tarafa gitmesini sağlamaktır. bunu yaparken de kuantum fiziğinin birçok özelliği kullanılır. * **
    normal mesajlar klasik matematik yöntemleriyle şifrelenip bildiğimiz normal ağlardan yollanırken, key'ler kuantum kanallarından yollanmaktadır. bu kanallar ya fiber optik kablolardan ya da uydulardan oluşmaktadır.
    geçtiğimiz mart ayında 148.7 km uzunluğunda bir network üzerinden key exchange başarılı ile yapılmıştır.
    (bkz: quantum key distribution)
    başlıca kullanılan protokoller:
    (bkz: bb84)
    (bkz: ekert 91)
    (bkz: b92)
  • devletlerin guvenlik departmanlarinin odenek sorunlarini cozerek insanliga katkida bulunan bir teknoloji. ki bu da yadsinabilir bir sey degil bence.

    benim tercihim (bkz: public key cryptography).

    ha bir gun gelirler, bu olay sadece diffie-hellman'daki key exchange'de olusan man-in-the-middle tehdidi sorununu cozmuyor, bak soyle sifreleme algoritmalari mumkun, boyle performans kazanimlari, soyle guvenlik arttirici carpanlar isin icine giriyor der, ben de o zaman google dan bakarim neymis ne degilmis.

    o gune kadar tanim: odenek donergeci.
  • sonuçları olasılığa dayalı olduğu için, kuantum mekaniğine özgü ölçümler kriptosistemler geliştirilmesine uygundur. örneğin ölçüm yapılacak özellikle ilgili operatörün iki özdurumu olsun (la>, lb>). bir parçaçık ölçüm yapılmadan önce bu iki durumun herhangi bir lineer kombinasyonunda (c1la>+c2lb>) bulunabilir. ölçüm yapıldığı zaman parçacığın lc1l^2 ihtimalle la> durumunda, lc2l^2 ihtimalle de lb> durumunda olduğu bulunacaktır. mesela c1:0,6 ve c2:0,8 ise 0,36 ihtimalle parçacığın la> durumunda, 0,64 ihtimalle de lb> durumunda olduğu bulunur. başka bir deyişle 100 özdeş parçacık üzerinde aynı ölçün yapılırsa 36 tanesi la> durumunda 64 tanesi lb> durumunda çıkacaktır. daha ilginç olanı ise, parçacığın ölçümden sonra hangi durumda olduğu bulunursa o duruma çömesidir. yani ölçümden önce c1la>+c2lb> durumunda olan parçacık, ölçümden sonra ya la> ya da lb> durumunda olacaktır. dolayısıyla sistemde etkide bulunmadan kuantum mekaniğine özgü bir ölçüm yapılamaz. bu durum şifrelenmiş bilgileri dinlemeye çalışan birisi olup olmadığının kolayca belirlenmesine yardımcı olur. eğer veri transferi sırasında sisteme herhangi bir müdahalede bulunulmuşsa bu bir dinleyici olduğuna işaret eder. önce gönderici alıcıya anlamsız bir veri gönderir, daha sonra gönderici ve alıcı ellerindeki verileri açıkça karşılaştırır. veriler arasında makul olmayan bir uyumsuzluk varsa, sisteme müdahale edilmiş yanı ''konuşma'' dinlenmiş demektir. bu durumda gönderici alıcıya anlamlı herhangi bir veri göndermeden iletişim sonlanır. böylece gizli bilgilerin istenmeyen kişilerin eline geçmesi engellenir.

    (bkz: bb84) (bkz: charles bennett) (bkz: gilles brassard)
  • (bkz: post-quantum cryptography)

    aynı şey değiller.
  • bundan 2000 yıl önce sezar’ın mesaj şifreleme için kullandığı 3 harf kaydırmalı kripto tekniği kullanılan ilk şifreleme tekniği olmasa da günümüzde kullanılan şifreleme tekniklerine benzerliğiyle bir ilk sayılabilir. o tarihten bugüne çok şey değişti ama insanoğlunun gizli mesajlarını saklama duygusu değişmedi, değişmeyecektir de. her dönemde farklı şifreleme teknikleri kullanılsa da kriptografi alanındaki asıl gelişmeler süper bilgisayarların icat edildiği son dönemlere dayanmaktadır. ama halen uygulanabilirliği kolay fakat çözülmesi imkânsız olan bir şifreleme tekniği geliştirilememiştir. 3des,aes, rsa gibi popüler algoritmaların çözülmesi her ne kadar evrenin yaşı kadar yıl gerektiriyorsa da matematiksel olarak çözülebilir durumdadır. kuantum kriptografisi şifrelemede kullanılan anahtar değişim protokolü ile ön plandadır. yani kuantum kriptografi tekniği mesajın iletilmesinden çok mesajın şifrelenmesinde ve şifrelenmiş mesajın çözülmesinde kullanılan anahtarın(tek kullanımlık-on time pad-) güvenilir bir biçimde alıcı ve verici arasında değişimi ile ilgilenir. zaten günümüzde kullanılan birçok şifreleme algoritması herkes tarafından bilinmektedir. örneğin aes ve des gibi simetrik şifreleme algoritmaları ile şifrelenmiş metinler ters yönde çalışan fonksiyonlarla birbirine bağlı ve paralel çalışan on binlerce bilgisayarla çözülebilmesi teknik olarak mümkündür. günümüzde kullanılan bu şifreleme algoritmalarındaki temel hedef şifreli metni çözmeyi geciktirmek ve dolayısıyla değersiz hale getirmek. söz gelimi 2000 yılında askeri amaçlarla şifrelenmiş gizli bir metnin 1 milyon yıl sonra çözülmesinin bir değeri olmayacaktır. bu yüzden bu tür şifreleme algoritmalarında mümkün olduğunca büyük şifreleme blokları, fazla sayıda bit içeren anahtarlar ve karmaşık matematiksel fonksiyonlar kullanılır. görüldüğü üzere şifreleme algoritması ne kadar karışık olursa olsun şifrelemede kullanılan anahtar ele geçirildiği zaman şifrenin hiçbir önemi kalmamaktadır. bu yüzden kriptolojinin en önemli inceleme konusu anahtar iletimi ve anahtar iletiminde kullanılan protokollerdir. şifrelemede kullanılan anahtar iletimi ile ilgili son zamanlarda çok sayıda algoritma geliştirilmiştir. ancak bu algoritmalar %100 güvenli değildir. %100 güvenlikten kasıt, alıcı ve verici arasına giren bir kişinin kendisini fark ettirmeden anahtarı tamamıyla elde etmesinin önüne geçilmesidir.

    kuantum kriptografi %100 güvenliği şimdilik sağlamaktadır. yani alıcı ve verici arasındaki anahtar değişim kuralını güvenli hale getirir. kuantum kriptografi tekniği temel bir fizik kanunu olan heisenberg’ün belirsizlik ilkesine dayanmaktadır. bu ilkeye göre kuantum mekaniğinin temel ögesi olan bir foton’un aynı anda iki özelliği bilinemez. bu da iletişim kanalındaki bir fotonun klonlanmasını (kopyalanmasını) imkânsız hale getirmektedir. kısacası günümüz teknolojisinde fiber optik ağ üzerindeki bir fotonun yeni bir kopyası çıkarılamaz. işte kuantum kripto tekniği fotonun bu özelliğinden faydalanarak güvenli bir anahtar iletimi sağlar.