*

şükela:  tümü | bugün
  • jean cocteau'nun 1934 tarihli " le sang d'un poete" ve jean genet'nin 1950 tarihli "le chant d'amour" filmleri gay imajinin farkli bir perspektiften kurgulandigi bu turun ilk ornekleri kabul edilir. 1960larda avant-garde ya da underground kapsaminda degerlendirilen ornekleri abd'de kenneth anger'in ve andy warhol'un filmleridir. 1991 toronto festival of festivals'de filmlerdeki gay imajinin tarihcesi tartisilir ve queer cinema terimi ilk kez kullanilmaya baslanir. daha once mainstream olarak kabul edilen metinler ve filmler orijinallerinde atlanmis ya da devre disi birakilmis olan escinsellik unsurlari yeniden dusunulerek ya da eklenerek islenmistir. derek jarman'in edward ii (1991), tom kalin'in swoon (1992) adli filmleri buna ornektir. 1990larda aids trajedisinin tirmanmasiyla queer sinemasi da daha gorunur hale gelmis ve artik new queer cinema olarak etiketlenerek populer kultur endustrisinde yerini almistir. queer sinemanin abd'deki en onemli isimlerinden biri de gus van sant'tir: my own private idaho (1991); even cowgirls get the blues (1993).
    amerikali diger yonetmenler todd haynes, jennie livingstone, gregg araki, laurie lynd ve tom kalin'dir. derek jarman ve isaac julien gibi avrupali yonetmenler de pioneer kategorisinde sayilir.
    queer sinema belli bir estetik gorusu degil farkli estetiklerin ayni kulvarda toplanmasini ifade eder. bunun icin 'new queer cinema" terimini one suren ruby rich tarafindan "homo-pomo" olarak adlandirilir.
    kaynak: susan hayward - key concepts in cinema studies
  • filmografi kaynaklarını barındıran bir diğer kaynak ise;

    (bkz: the celluloid closet)
  • ibnelik, sevicilik, travestilik, transeksüellik, biseksüellik gibi eğilimleri, herhalde tek tek anlaşılması zor olduklarından, bir başlık altına toplayan, egemen cinsiyet kavramına baş kaldıran eleştirel sinema teorisi. cinsel eylem ve kimliklerin doğasının toplumsal olarak inşa edildiğini iddia eder ve buna uyuz olurlar. yani sadece kadın ve erkek yoktur derler; ama kadın olabilmek için çüklerini keser, erkek olabilmek için yapay penis kullanırlar. adı üstünde acayip teori. acayip; çünkü kadın ya da erkek dayatma değil organik cinsiyetlerdir. lgbt açımlanıp tek tek tanımlandığında daha kolay anlaşılıyor.

    lezbiyen: erkeklere vermeyen kadın ya da kadınlarla sevişen kadın.
    gey: kadın davranışlı erkek ya da erkek görünümlü kadın.
    biseksüel: hem erkek hem de kadın işlevinde erkek ya da kadın.
    travesti: kadın işlevli erkek ya da erkek görünümlü kadın
    transeksüel: pipisini kestirmiş erkek ya da pipisi olmayan kadın