şükela:  tümü | bugün
  • yıl m.ö. 62, roma konsülünü seçecek. tam bir seçim havası, herkes heyecan içinde. konsül, romada demokrasinin olduğu dönemde en yetkili kişi...

    bir yanda lucius sergius catilina, huysuz ve iflas etmiş bir soylu. halka göre devlet adamlarının öldürülmesini ve kentin yakılıp yıkılmasını öngören bir düzenin mimarı. diğer yanda politikacı, şair, filozof, kimilerine göre ilk avukat, hatip ve öykücü cicero.

    siyasi hava oldukça gergin. ortalıkta tam bir seçim havası var. devrim vaatleri havalarda uçuşuyor. komplo söylentileri halkı tedirgin ediyor. bir milyonu aşan nüfusuyla antik bir metropol olan roma, teror belasını deneyimliyor.

    cicero ortaya çok tartışmalı bir iddia atıyor: "catilina, bir komplo peşinde. kenti yakıp yıkarak, yeni bir düzen kuracak. halkın egemenliği tehlikede. demokrasi elden gidecek". catilina, soylu bir ailenin oğlu. nüfusu hayli geniş ancak cicero kadar sözü dinlenmiyor. cicero'nun iddiaları kuvvetli. evinden bir yığın silah çıkan biri bile var. tabi bu biri, kendini "koleksiyoncuyum ben" diye aklamaya çalışsa da, halk görüyor bunları.

    halk o zaman tabi ki perişan halde, her yerde hastalık, her yerde yoksulluk. hatta dönemin doktorlarından biri sıtma hakkında yazılanları artık okumayı bıraktığını her yerin sıtma olduğunu söylüyor. halkın tek sığınağı, spqr diye bilinen tarihin ilk kısaltmalarından olan "senatus populus que romanus" yani mealen "roma senatosu ve halkı". demokrasiye güven var. umutlu yarınlara olan güven. ama büyük bir komplo söylentisi içinde derginlik yükseliyor. bir yanda halkın içinden gelen cicero, bir yanda adı komplo teorileri ile anılan catilina. kim haklı? kimi seçmeliler?

    tarih 8 kasım. yer jupiter tapınağı. (ressam : cesare maccari)

    (elinde notlar ile geliyor, cicero. senato burada toplanmış. başlıyor yağdırmaya, hitabet yeteneği tam olarak orada devreye giriyor. biz bunu birinci catilina söylevidiye biliyoruz. bu söylev içerisinde bir laf geçiyor ki, günümüze kadar geliyor ve bir slogan oluyor. "quo usque tandem", mealen "daha ne kadar" "artık yeter" "t a m a m".

    resimde de aslında öyle tasvir etmiş cesare maccari, dışlanmış, senatonun güvenini kaybetmiş artık catilina.

    cicero o gün, senatoyu ikna ediliyor. kendisi tüm yetkiyi eline alıyor. halk gayet mutlu ona "vatanın babası" deniyor artık. ataerkil bir toplumda fazlasıyla önemli bir ünvan. bu sırada casilini ise şehrin dışında topladığı derme çatma ordunun yanına kaçıyor. cicero, senatoya danışmadan, ordu yollayıp casilini'yi öldürtüyor.

    hatta komploya bulaşan herkesi katlediyor. "yasalar bu insanlar için geçersizdir, çünkü onlar artık yurttaş değildir" diyor. halka bunu "vixere" (içimizde yaşıyorlar) diyerek lanse ediyor, öldüklerini. tek kelimeyle, laf arasında. senato, kelle koltukta olduğunu anlıyor. evet terörle mücadele başarılı oldu ama yasalar? demokrasi?

    bir yıl sonra cicero görev süresi dolunca, gelenek gereği halka veda konuşması yapacak ancak senato izin vermiyor. "yasalara uymayan bir devlet adamı, halka veda edemez" tarzı bir gider yapıyorlar.

    gelelim, "quo usque tandem" söylevine, hikayesi kısaca böyle. uzun hali "que usque tandem, casilini, patientia nostra?" "daha ne kadar, sabrımızı sınayacaksın casilini?" günümüzde çok popüler bir slogan haline geldi. twitter'da bile zamanla görebiliyoruz. son zamanlarda ülkemizde de benzeri olan bu popüler deyiş aslında antik romaya kadar uzanmakta.

    kaynak : spqr a history of ancient rome

    not : siz de latince sloganınızı böyle yaratabilirsiniz, "que usque tandem, x, patientia nostra?"