şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: new age)
  • (bkz: bu ne be)
  • su ana kadar okunan birkac celse'den anlasildigi kadariylan, birtakim basit kavramlarin abuk terimler ile suslenerek ra adli birsey tarafindan subuk bir sekilde sunulmasi, soru'nun da hep anlamis gibi davranip, garip terimler kullanarak bir soru sormasi, ra'ya da "evet" veya "hayir" demek du$mesi olarak aciklanabilir.

    burada bir oeh cekilmelidir, cunku kitabi aciklamak, kitabin kendisini aciklamaktan daha cok aci cektirmistir insana.

    "soru : kusura bakmayin, ama cok tuvaletim geldi."

    "ra : dogrudur."

    "soru : musaadenizle tuvalete kadar gidip gelecegim."

    "ra : neptun'un sizi herhangi bir sekilde sicmaktan alikoyacagini dusunmuyoruz. yeteri kadar konsantre olursaniz, ikinci yogunluk derecesinden bir bok sicabilirsiniz."

    "soru : peki, yogunluk derecelerinin de uzerine cikip benedictus halini alabilir mi?"

    "ra : hayir. benedictus halini alabilmesi icin once orion grubu'nun yogunluk derecesinden gecip, ilk isiklardan saga sapmasi gerekmektedir ki, bu da bokunuzun yolu uzerinde degildir."

    "soru : boyle birseyi gerceklestirmek istiyorum diyelim. tuvalete degil de, orion grubunun oraya kadar gidip, pluton'un guclerini kullanarak bokuma bir yon verirsem, ardindan ra'ya secde eder, iki rekat namaz kilarsam, bunu basarabilir miyim?"

    "ra: boyle bir durumda bokunuz uzay zaman ikilemi icerisinde kaybolacaktir."

    "soru : yani, bu soylediginizden, x duzlemindeki herhangi bir sayinin 53 ile carpilmasini, pi sayisina bolersek cikacak olan rakam ile ayni oldugunu savunabilir miyiz?*"

    "ra : evet."

    (nata$a yayinlari, gotunden sallamanin en guzel ornegi, 7 mart 2003 - celse 1'in ta kendisi)
  • cok afedersiniz amdan gotten bir takim ne$riyati marifet gibi yazmakla adam olunmuyor. ilahi dinlere saygi bir yana, deli sacmasi ossuruktan tayyare misali $eyler, spincrusun soyledigi gibi*** (bkz: gotunden sallamanin en guzel ornegi)
    eger ki dogru yol bunlarin yazdiklariysa, ben raziyim onlar gibi olana dek cehennemlerinde yanmaya.
  • internette rahatca ingilizcesi bulunabilecek, i am ra ve we communicate now silsilesi.
  • ayrica turkcesinde neden i am ra ve we communicate now bolumlerinin atlandigini anlamadigim hayali iletisim sureci dokumani.
  • "soru : bir şey sormak isterim yüksek müsaadenizle. bizler herhangi bir "doğru yol" göstermek hevesinde değilsek ne diye kitabın adın birin yasası koyuyoruz? amacı doğruyu göstermek olmayan bir anlatının adının mesela birin tavsiyesi olması daha uygun değil mi sizce de? hem daha üstün'e doğru bir ilerleyiş öngörmediğinizi söyleyip n. yogunluk derecesi gibi tamlamalar kuruşumuzu neye bağlarız?"

    "ra : titreşimlerinizde girişim yaptı, bellek bileşimi sinyallerinizde pozitif geri besleme oldu, komunal yaşam ignisyon parasentaksı arızalandı, ngc 3131'de supernova patlaması var, sorunuzu duyamadık, sizinle tekrar iletişime geçeceğiz. "

    ra doğru yolu göstermiyor olabilir lakin ben bir yol gösterebilirim sanırım:
    (bkz: ra gibi konusma rehberi)
  • (bkz: ramtha) (bkz: kryon) (bkz: oneness university) (bkz: deeksha) (bkz: reiki) ve digerleri gibi bir para tuzagi.

    (bkz: topunuzun kokune kibrit suyu ulan)

    ne olduklarini anlamak icin (bkz: new age dini).
    (bkz: karanlik bir dunyada bilimin mum isigi)
    (bkz: gotunuzden element uydurmayin)
  • --- spoiler ---
    işe, üç öğretinin ilkiyle başlayalım.

    sonsuz zekâ ile temas kurabilmek için gerekli olan akli öğrenme süreciyle başlayacağız. aklî çalışmanın vazgeçilmez koşulu, benliğin talebi üzerine, mutlak bir sessizlik halini sürdürebilme yeteneğidir. zihin bir kapı gibi açılmalıdır. bunun anahtarı ise sessizliktir.

    bu kapının arkasında hiyerarşik bir yapı bulunur; bunu coğrafyaya ve bazı bakımlardan geometriye benzetebilirsiniz, çünkü hiyerarşi çok düzgündür, kendi içinde ilişkileri (düzeni) vardır.

    zihinsel disiplin kavramını öğrenebilmek için insanın kendi benliğini incelemesi şarttır. sizin boyutunuzun kutbiyeti (çift kutupluluğu) içselleştirilmelidir. aklınızda sabrı bulduğunuz yerde, bunu karşılayan sabırsızlığı da bilinçli olarak (aynı yerde) bulmalısınız, ya da bunun tam tersi. bir varlığın her düşüncesinin bir de karşıtı mevcuttur. akıl disiplininin ilk adımı da, kendi benliğinizdeki onayladığınız ve onaylamadığınız şeyleri tanımlamak, sonra da her pozitif ve negatif yükü kendi karşıtı ile dengelemektir. akıl her şeyi içerir. bundan dolayı, kendi benliğinizdeki bu bütünlüğü keşfetmelisiniz.

    ikinci aklî disiplin ise bilincinizdeki bütünlüğü kabullenmektir. fiziksel (madde) bilinç alemindeki kutuplaşmış bir varlığın, nitelikler arasında bir tercih yapması ve bu suretle zaten karmaşa içinde olan aklını büsbütün karışıklığa ve kalıplaşmaya itecek roller yaratması doğru değildir. her kabulleniş, yargılama hassanızın doğurduğu birçok çarpıtmayı biraz daha düzeltir.

    aklın üçüncü disiplini, birincinin bir tekrarıdır; ancak bu, aklın dışa dönük ve rastladığı diğer varlıklara bakışıyla ilgilidir. her varlık bir bütünlüğü sergiler. bunun için de her bir dengeyi anlayabilme yeteneği önemlidir. sabra baktığınızda, aklî anlayışınızda sabrı/sabırsızlığı yansıtmakla sorumlusunuz. sabırsızlığa baktığınızda da akli anlayışınız, sabırsızlık/sabır dengesi şeklinde olmalıdır. bunu basit bir örnek olarak kullanıyoruz. aklın çoğu kavramı çok yönlüdür, yani kendi kutbiyetlerinizi ya da başkalarının kutbiyetlerini anlamak çok ince bir iştir; bu nokta iyice anlaşılmalıdır.

    bundan sonraki adım başkalarının kutbiyetlerini kabul etmektir, bu da ikinci adımı aynen yansıtır. işte aklî disiplinin ilk dört adımı bunlardır. beşinci adım, kendi aklının, öteki akılların, kütle aklının ve sonsuz aklın coğrafi ve geometrik ilişkilerini ve oranlarını gözlemlemektir.

    öğrenme/öğretme sürecinin ikinci çalışma alanı, bedenin incelenmesi/anlaşılmasıdır. bedeni iyi tanımak zorunludur. bu aklınızı kullanarak, duyguların, önyargıların, heyecanların bedenin çeşitli kısımlarını nasıl etkilediklerini araştırmaktır. bedensel kutbiyeti hem anlamak hem de kabul etmek gerekli olacaktır. böylece, akıl üzerinde bilinçle ilgili olarak yaptığınız işi bu kez kimyasal/fiziksel bir plânda tekrarlamış olacaksınız.

    beden, aklın yarattığı bir eserdir. onun da kendi eğilimleri, önyargıları vardır. önce biyolojik eğilim bütünüyle anlaşılmalı, sonra tam tersi eğilimin idrakinizde bütünüyle ifade bulmasına, anlaşılabilmesine izin verilmelidir. o zaman, bedenin kutbiyete sahip ama aynı zamanda dengeli bir birey olarak kabul edilmesi süreci tamamlanabilir. ondan sonra da bu idraki, karşılaşacağınız başka varlıkların bedenlerine doğru genişletmek gerekir.

    bunun en basit örneği, her biyolojik erkeğin aynı zamanda biyolojik bir dişi olduğunu idrak etmektir; her biyolojik dişi de biyolojik bir erkektir. bu basit bir örnektir. aslında kendinizin veya başka varlıkların bedenlerini anlama girişiminde bulunduğunuz hemen her durumda, yer alan komplekslerin kutbiyetini bütünüyle kavrayabilmek için çok ince bir seziş, muhakeme ve idrak gerektiğini göreceksiniz.

    üçüncü alan ruhsal bileşimdir. bu, akıl/beden/ruh bileşiminizin en az çarpıtılmış kısmı olan güç alanlarını ve bilinci kapsar. ruhsal bileşimin araştırılması ve dengelenmesi gerçekten de öğrenme/öğretme sürecinizin en uzun ve en incelikli bölümüdür. aklı bir ağaç olarak düşünüyoruz. akıl bedeni yönetir. eğer akıl tek bir noktaya yönelik, dengede ve farkındalık içindeyse, beden de bu ortama göre uygun şekilde dengelenmesi için hangi eğilimlere bürünmesi gerekiyorsa onlara bürünmüşse, artık ortam daha yüksek bir çalışma için hazır demektir.

    bu ateşin ve rüzgârın işidir. ruhsal bedenin enerji alanı bir patika ya da bir kanaldır. beden ve akıl açık ve almaya hazır durumda ise ruh da o varlığın yukarı doğru uzanmak isteyen enerji/iradesi ile yaratıcı ateşin ve rüzgârın aşağıya doğru akışı arasında bir iletişim aracı ya da ileri geri gidip gelebilen bir mekik gibi fonksiyon görebilir.
    --- spoiler ---

    ra bilgileri, 1. kitap, celse 5-6*, sf. 90-93.