şükela:  tümü | bugün
  • %100 yerli fashion blogger. takip etmek için blogundan ziyade instagram profilini tercih etmenizi öneririm.

    [http://instagram.com/rachelaraz http://instagram.com/rachelaraz]
  • https://www.youtube.com/…l/uccshipy2uan0wsr_qmcblag

    buradan da incelemenizi öneririm. farklı ve güzel içerikler mevcut.
  • kendisi lüks hayatını göstermek için content adı altında ufak bir espri bulup sürekli insanların gözüne sokuyor. eskiden severdim ama sürekli bu tarzı baymaya başladı ve takip etmekten çıkardım.
  • diğerleri gibi ağzında gümüş kaşıkla doğmuş gayrimüslim bir kızımız. türkiyede gayet zengin ve arkalı olurlar malumunuz. yani çevre desen sosyete, para desen para, koca desen koca, bebe desen yolda.

    ne iş yaptığını da pek anlamadım. en baba markalar yılboyu beleş ürün yağdırıyo buna. bu ürünleri instoşundan ‘kendince’ esprili bir dille yayınlıyor, giyiniyor süsleniyor poz veriyor, geziyor tozuyor yiyor içiyor. bu yani.

    hayır anlamadığım bu arsızlık neden? günlerdir doğumgünüm geliyor aman çok yaklaştı 4 gün kaldı yok 3 yok 2 gün kaldı... şişirdin be kızım. dünyayı aldın yetmedi, bağır daha çok bağır da markalar beleş ürünleri bol göndersin. tek derdimiz o hediyelerin senin doğumgününe yetişmesi çünkü!

    ha bu arada yüzüne bakınca nedense aklıma beygirler geliyor.

    edit büdüt: kadın en az 38 gösteriyor ama 30 yaşındaymış. şaşkınım sözlük!
  • ben bu hanımefendiyi balenciaga beymen brand representative'i olduğu günden beri beğenerek takip ederim, fakat ne zaman soğuduğumu anlatayım.
    kendisi ayakkabılığının 5 rafını koymuştu instagrama, yaklaşık 7 çift louboutin ayakkabısı vardı. maddi durumun ne kadar iyi olursa olsun, kendi maaşıyla alamayacağı bir mebla diyeyim. "e alsın parası var demek ki" diyebilirsiniz, ama benim takıldığım tarafı şeyma subaşı'ndan farkı olmaması.
    üçüncü ve ikinci dalga feministlerin ve averaj bir kadın hakkı savunucusunun en büyük derdi olan ekonomik bağımsızlık ve koca parası yememeyi yere atıp üstünde zıplayarak çiğnemiş, çünkü kocası santa farma'nın sahibi, ve alım gücü kocasına dayanıyor. tamam, evlilikte senin paran benim param olmaz, ama 6-7 çift aldırmak niye? bir ayakkabının on farklı rengini aldırınca bir yeriniz mi çatlıyor nedir yani? şu dakikada belli bir eşikten sonra zaten şeyma subaşı ya da asena erkin'den farkın kalmıyor. üzücü.
  • isi gucu yetegengi olmayan 'blogger'lardan biri. evlenene kadar calisanlardan ayrica. koca parasiyla aldigi seyleri gostere gostere bir yerlere gelebilmistir instagram'da. kendisini baya itici buluyorum.
  • sülalesi raat insanlardan birisi gördüğüm kadarıyla; çünkü orta halli bir insanın bir aylık maaşı kadar bir günlük üst baş tutarı var, ne diyelim allah daha çok versin.. versin de arkadaş bu kadar göze göze sokmak niye? mesleği ne çabası ne daha çok tüketin mesajı dışında dünyaya katkısı ne? haa bana göre tek faydası bu dünyada adaletin olmadığının kanlı canlı kanıtlarından biri olması, sen eşekler gibi çalış didin, sessiz bir yerde ayağını uzatarak bir beş dk dinlenmek sana lüks olsun, senden kmlerce uzakta başka bir adem evladı bir eli yağda bir eli balda yaşasın sırf zengin bir babası ya da zengin bir kocası olduğu için..
    peki kendisini hiç takip etmediğim halde, ben buraya nasıl geldim. severek takip ettiğim kollektif bir instagram hesabında kendisinin yediği bir halt ballandıra ballandıra anlatılmış ben de kim len bu gösteriş budalası diye tıkladım ve kendimi bunları yazarken buldum.
    sözde annelerin yardımcısı hesabın anlattığına göre bu sülalesi rahat arkadaş, iki aylık bebeğiyle çıktığı ilk uçak yolcuğunda yolcular bebeden rahatsız olacak diye, uçuş öncesinde özür mesajı yazan bir notla küçük hediyeler dağıtmış herkese.
    çüşş ulan o daha bebe be; tabii ağlayacak tabii sesi çıkacak. sen koskoca yetişkin halinle basınç değişikliğini kaldıramıyorken minnak bebe ne yapsın? rahatsız olan az öteye kaykılsın hostesten kulaklık istesin sen bu tutumunla bebeğin ağlamasına laf edenleri meşru kılmış olmuyor musun? kusura bakmayın da bu mükemmel annelik işinin bokunu çıkardınız, maddi imkanı olmayan diğer anneleri eksik ve ezik hissettirmekten başka işiniz yok, keşke topunuz aynı anda azalarak bitseniz.
  • sözlükte bu kadar yerdiklerini görünce kendisine sarılmaya geldiğim kadındır kendileri. magazin hattından bildiriyorum *

    kadın haklarını savunmak için sabo terlik giyme zorunluluğu mu geldi arkadaşım, neymiş ayakkabıyı kocaya aldırıyormuş. hesabını mı tuttunuz cidden ‘ayakkabı şu kadar, maaş şu kadar olsa bu ayakkabıları kendi alamaz’ şeklinde? yuh

    kadının işi moda. senin rüyanda göreceğin ürünler tabii ona gidecek, tabii kıyafetlerini paylaşacak. doğumdan sonra çalışmayan kadına koca parası yiyor falan diyen var, ilk işlerinden biri balenciaga tr temsilciliği olan kadına niye kıyafetini atıyorsun diye kızmışlar ya * unfollowlasan/engellesen bir daha görmeyeceğin kadına bu hırslanmanız niye, az sakin olsanıza?

    neyse sonuç olarak evlenemeyen ablalarımız, zengin erkek arayan kardeşlerimiz üzülmesin diye mutlu ve samimi kadınlar sosyal medyayı bıraksın lütfen. paylaşmayın kendinizi güzel güzel. sonra seni beni görüp sinirleniyor bunlar.
  • ispanyol kökenli moda bloggerı desek sanırım yanlış olmaz.

    şunu kabul edelim artık, sizin o her aldığını insanların gözüne sokuyor diye şikayetlendiğiniz, lüks içinde hiç kimseye bir hayrı dokunmadan tüketmeyi övüyor diye dertlendiğiniz şey artık resmi olarak bir pazar. üzerinden legal anlaşmalarla para kazanılan işbirliklerinin gerekleri ve bu işbirliklerini gerçekleştirmek için yapılması gereken reklamlar var. kimse sizin gözünüze sokmuyor inanın, takip etmemeyi tercih eder ve farklı içerikler üzerine yoğunlaşırsanız instagram bunları size önermiyor bile. lüks bir hayatı var ve bunu sergiliyor diye kendi kendinize dellenmeniz ve dahası dellenmek için bunları bilinçli olarak takip etmeniz sizin sorununuz.

    rachel özelinde ise bence en dikkat çeken şey paylaşım stilinin farklı olması. her zaman iyi yürekli, hassas, dikkatli bir portre çiziyor ve bunu yaparken her daim komik olmak gibi bir misyon edinmiş. kendisini tanımıyorum, öyle bir insan mıdır bilemem ama sosyal medyadaki personası böyle olduğu için sanırım en az sinir olunan moda blogger'ı da kendisi. karşılaştırmak adına, aynı kulvarda zevkli ve başarılı gördüğüm bir diğer örnek olan maritsa için bu sıfatları kullanmam. maritsa, yalnızca paylaşımının cool ve iyi durması üzerine odaklanıyor mesela, takipçilerinin onunla ilgili ne düşündüğü önemli değil. ancak rachel içeriğin yanında kendi karakterini de sunuyor ve artı puan topluyor.

    en az sinir olunanlardan biri olmasının bir diğer sebebi de seksi olmaya çalışmaması. sosyal medyada bir kadını en gülünç duruma düşüren şey sanırım seksi değil seksi olma çabasında görünmesidir. bu duruma da en çok kadınların sinir olduğu ve moda bloggerlarını da büyük oranda kadınlar takip ettiği için rachel buradan da geçer not alıyor. "tatlı ve komik biriyim, lütfen bana sinir olmayın?"

    stilini çok da zevkli bulduğumu söyleyemem ancak profilini eğlenceli buluyorum ve bu yüzden takip ediyorum.
  • ispanyol kökenli blogger mı puhahahahaha. bilmemek çok zavvallı yapıyor insanı. mardin ermenisi, işşiz ve bilinmeyen günlerindeki kıvranışlarına şahit olmuştum. sessiz ve çekingen birisiydi, modacı geçinenlere bayağı saydırmıştı içimden ne kadar kıskanç birisi demiştim, sanal dünya kağıttan yapılmış kale gibidir gözünüzde büyütmeyin insanları...