şükela:  tümü | bugün
  • kişisel bir entry olacak ama değil çünkü aslında buradan toplumsal çıkarımlar da yapacağım. neyse. efendim, mesela ben de bazen bakıyorum, gazete almışım, hem de radikal. duruyo öyle, okuyorum, bir yandan da cnbc e nin teletexini açmışım akşama ne var diye bakıyorum. ve bu arada inanamazsınız elimde de bir fincan kahve var! evet kahve. oh my god! lan diyorum, galiba kaliteli bir insanım. ondan sonra telefon çalıyor. ortaaam arıyor, diyor ki; 'ortaam gel batak oynayalım.' ben:'olmaz ortaam birazdan film başlıycak, onu seyredicem' ortaam:'siktirtme filmini, batak oynıycaz işte' ben:'ehehe tamam lan dürrük, gelirken kola da alayım mı lan?' o sırada kendime bakıyorum: altımda rengi gitmiş, diz yapmış, kalitesiz aşortman, üstümde utandığım için dışarıda giymediğim adi polar var. ondan sonra ne kalite kalıyor, ne yaşam. toplumsal çıkarım: böyle olmuyor bu işler, insanda da olması lazım azcık.
  • kimmiş yahu bunu diyen anlamadım ki nedir bu kime bu öfke? bu şekilde bir laf eden olmamış, böyle bir görüş bildiren olmamış ama insanlar "cnbce izleyip radikal okuyan insan işte böyle snob böyle burnu havada bir kişidir, gitsem yanına kesin beni küçümser" diye mi düşünüyorlar nedir. nereden çıkmış bu cümle belli değil.

    açalım başlığın altına bakalım kimse ben şu kanalı izliyorum sizlerden daha iyiyim dememiş, kimse ben en güzel duygunun insanıyım çünkü dünyanın en tarafsız ve en kapsamlı gazetesi olan radikali takip ediyorum dememiş. ama bir sürü insan çıkmış ne yanı kendilerini benden daha mı iyi sanıyorlar diye çemkirmiş durmuş. kimsenin söylemediği bir cümleden yola çıkıp, kim olduğu belli olmayan bir grup insana hayal hayatlar yaşıyorsunuz, zaten sistemin maşasısınız, evinizde hizmetçi de vardır sizin, farklı olduğunuzu mu sanıyorsunuz falan diye bir öfke hali.

    kaliteli filmleri ve dizileri (popüler amerikan dizileri hepsi ıyy. sanırsın ki nip tuck kadar ahlaki sorgulama yapan bin ayrı memleket dizisi, carnivale kadar hayal kurduran çeşit çeşit seçeneğimiz var hayatta da bu cnbce insanları ille de amerikan ille de amerikan olsun diyorlar) hem de dublajsız izleyebildiği için tercih etmiş olamazlar bu kanalı. zaten radikal okuyanlar o kadar salaktır ki gazetenin doğan grubuna ait olduğunu, haberi taraflı verebileceğini birileri onlara "salaklar o doğan grubunun gaztesi bikerem" demeden de anlayamazlar. televizyondaki mevcut seçeneklerden en iyisini, gazetedeki mevcut seçeneklerden en düzgününü seçmek, ehven-i şeri bulmak mıdır suç olan? hiç etmedikleri bir laf yüzünden hiç tanışılmamış bütün bir güruh insanı şuursuzlukla yaftalamak nedir ki bilemedim.
  • bu eylemleri gerçekleştiren insanlara ait olmayan bir slogandır. kaliteli yaşamak kavramı subjektif olduğundan dolayı zaten kimsenin tekelinde olamayacağı açıktır. bütün bunların yanında hepsi birbirinden ayrı iradelerle hareket eden bu insanlar, muhtelif kanallarda yayınlanan ibo show, gurbet kadını, çocuklar duymasın, gelinim kaynanam gibi programları seyretmek yerine seinfeld, married with children, 24, csi:ny, six feet under gibi kaliteli yapımları tercih eden insanlardır. ama bu tercih onları diğerlerinden daha kaliteli yapmaz.

    yine aynı insanlar filmleri orjinal dillerinde izlemek istediklerinden de bu seçimi yapıyor olabilirler. muhtelif kanallarda filmler istisnasız dublajlı yayınlandığından filmin ruhunu kaybetmek istemiyorlardır belki dublaj yüzünden. zaten bağımsız filmlerde pek yayınlanmaz diğer kanallarda. bu insanlar ayrıca ntv, cnntürk, cnn ve bbc izliyor da olabilirler ve internetin de yaygınlaşmasıyla artık kendilerine sunulan her saçmasapan dizi, haber ya da programı seyretmek zorunda olmadıklarını ve seçim yapabileceklerini öğrenmişlerdir. böylece avrupa yakası gibi başarılı bir sit-com başladığında bunu diğer ucuz sit-comlardan çabucak ayırt edebilirler. ama alacakaranlık gibi türk televizyonculuğunun zirve noktalarında bir dizi, uğur yücel, tuncel kurtiz gibi tv'de yer alması bile bir lütuf olan insanları yok sayarak ansızın yayından kaldırılırsa, yine cnbce izlemek zorunda kalırlar. gazetelerdeki içiboş habercilik anlayışı da bunun bir yansımasıdır.

    tabi yukarıda bahsedilen ve diğerlerinden daha kaliteli ya da daha kültürlü diye genellenemeyecek bu insan grubu bütün bunları yapmak yerine televizyonunu kapatıp, gazetesini bir kenara bıraktıktan sonra, işe yarar bir şeyler okusa ya da kendi seçtiği filmleri seyretse ya da bir enstruman falan çalsa insanlığa çok daha yararlı bir grup olur, o ayrı konu...
  • radikal'in kapanma kararı alması ile artık 5 sene sonra hiçbir şey ifade etmeyecek olan söz.

    radikal ne abi, cnbc-e ney? :(

    yaşlanmayaydık iyiydi.
  • adı (bkz: radikal) olan bir gazeteyi okuduğunuzda ne herkesten daha radikal, ne herkesten daha kültürlü, ne herkesten daha açık fikirli olmuş olmuyorsunuz. sadece bir gazete okuyucusu oluyorsunuz. sadece bir gazete okuyucusu olarak bile bu ülkede aslında farklı oluyorsunuz, çünkü okumayı muteber görmeyen bir ülkenin vatandaşıyız. radikal, (bkz: hürriyet,) (bkz: posta), (bkz: milliyet): bu dört gazetenin ortak noktası aynı yayın grubuna ait olmalarıdır. bu tıpkı bir süt firmasının tam yağlı, light, yüksek kalsiyum katkılı ürünler sunması gibi bir durumdur. sonuçta hangi ürünü seçerseniz seçin, aslında aynı firmanın ürününü kullanmış olursunuz. aynı gruba ait dört "farklı" gazete, ne kadar "farklı" olabilirse, siz de onlardan herhangi birini okuduğunuzda o kadar "farklı" sayılabilirsiniz. görünüşte dört farklı "duruş" sözkonusuymuşcasına olsa da, aynı grubun "dört farklı duruş" sergileyebilmesi bile yeterince sorgulanma konusudur.

    ama siz yine de istiyorsanız cnbc-e izleyin, radikal okuyun. okumak iyi olduğu, program "seçmek" iyi olduğu için.