şükela:  tümü | bugün
  • link

    03.04.2017 tarihli haberdir.

    buse özel / istanbul, (dha) türk bilim insanları radyasyon içermeyen tomografi cihazı geliştirdi. mesanenin görüntülenmesi için geliştirilen cihaz, türk patent ve marka kurumu’nun düzenlediği uluslararası yarışmada altın madalya ödülü kazandı.

    prof. dr. yunus söylet, doç. dr. elif ince, prof. dr. cenk büyükünal, prof. dr. mehmet eliçevik, prof. dr. haluk emir'in birlikte çalışarak geliştirdiği cihazın ticari olarak üretimine geçilmesi için çalışmalar başladı.

    cihazla ilgili bilgi veren istinye üniversitesi öğretim üyesi ve nükleer fizik uzmanı doç. dr. elif ince geliştirdikleri “alt üriner sistem elektrik empedans tomografi” cihazı ile mesane görüntülenmesi gereken durumlarda hamilelere, bebeklere ve çocuklara radyasyon almadan görüntüleme yapılabileceğini hem de tomografi ve pet için harcanan paradan ülke olarak yüzde 80 tasarruf edilebileceğini söyledi.

    "dünyanın en çok radyasyon alan 3. ülkesiyiz"

    türkiye'nin, dünya çapında pet ve tomografi ile en çok görüntüleme yaptıran 3. ülke olduğunu belirten doç. dr. ince, "altın madalya kazanan çalışmamızın ticarileşme sürecine geçtik ve uygun yatırımcılarla görüşme safhasındayız" dedi.

    doç. dr. ince, mesane için geliştirdikleri cihazı şöyle anlattı:

    “elektrik empedans tomografide hiç radyasyon olmadan, günümüzde kullandığımız tomografi ve pet cihazlarını içerdiği radyasyon vücuda girmeden, sadece elektrik sinyalleri kullanılarak 3 boyutlu görüntüleme sağlamakta ve çok daha yüksek çözünürlükte görüntü elde edebiliyoruz. çocuklarda, hamilelerde, bebeklerde çok rahatlıkla kullanılabiliyor. bir de ülke olarak tomografi ve pet kullanımında dünyada 3. sıradayız ve çok fazla radyasyon alıyoruz. bu cihazın avantajı radyasyondan uzak durmamızı sağlayabilecek.”

    uluslararası yarışmada altın madalya

    doç. dr. ince; altın madalya kazanma hikayelerini de anlattı ve şunları söyledi:

    “türk patent kurumu, 2016 yılında patent tescili alan uluslararası patentleri, fuar kapsamında sergiledi ve daha sonra uluslararası bir jüri değerlendirerek bilim ve sanayi bakanlığı himayelerinde altın madalyaya layık görüldük. altın madalya kazanan madalyamızın ticarileşme sürecine geçtik ve uygun yatırımcılarla görüşme safhasındayız. şu anda aynı şekilde tescillenmesini beklediğimiz 2 patent başvurumuz daha var. biz akademisyen olarak misyonumuzu yerine getiriyoruz ve ülkemiz ekonomisine katkıda bulunmayı amaçlıyoruz.

    bu cihaz alt üriner sistem bozukluğu olan çocukların mesanelerinin görüntülenmelerinde kullanılabilir. bu organa özel bir görüntüleme sistemi. yurtdışında akciğer organı için yapılan çalışmalar var. ilk defa mesane için biz bunu geliştirdik. özellikle çocuklar tomografi ve pet cihazında çok fazla durmak istemezler. kapalı alanda korkarlar ve huysuzlanırlar, ağlarlar. bu cihaz ile basit bir düzenek ile onların vücutlarına dışarıdan yerleştireceğimiz elektrik sinyallerini algılama yöntemimiz ile çok rahatlıkla mesanelerinin görüntülerini alabiliyoruz.”

    “bilimin ülkeye ekonomik olarak katkısı yüzde 90”

    patent başvurularının ve ardından ticari olarak üretilmeye ve satılmaya başlanan ürünlerin ülke çapında mali olarak büyük katkıları olduğunu belirten doç. dr. ince, şöyle konuştu:

    “bir ülkenin üretiminin mevcut ekonomiye sağlayabileceği katkı yüzde 10 ise bilimin sağlayacağı katkı yüzde 90'dır. üretim potansiyeli bellidir ve bunun üzerine çıkmak mümkün değildir. fakat bilimin ticarileşmesi ülke ekonomisini yüzde 90 kalkındırır. insanların patent başvuruları yapması ve bunun da ticarileşmesini sağlamaları gerekir. ticarileşme misyonu sağlayacak kısım ise üniversitelerimizdir. bu nedenle tüm araştırmacıların ve öğrencilerin, üniversiteleri kullanarak patent başvuruları yapmalıdır.
  • devlet yardımı gelse doğru bir ar-ge ile mükemmel bir şekilde geliştirilebilir. ancak türkiye’de su an bu imkansız

    bir de kemik görüntülemesi asıl olması gereken şey sadece mesane icin yapılması yetersiz ama bu da sonuçta cok büyük bir adim.
  • yatırım yapılıp büyüme sağlanması için çok güzel bir fırsat. eğer desteklenirse dallanır budaklanır ve hem ekonomik hem sağlıksal faydalar sağlar.
  • ne dedigi anlasilmayan iki insan

    (bkz: ust iki entry)
  • ülkelerin gelişimi için orjinal ürünleri diğer ülkelere pazarlayabilmek, gelişmişlik ve gelişme için bir yapı taşıdır. bu ürün bilim içeren ve insanlığın bir sorununu çözen bir araç olduğunda bu aynı zamanda medeniyete yapılan bir katkıdır, onu çıkaran ülke için kültürel bir değerdir. fakat gelişmekte olan ekonomilerde bu örnekteki ve buna benzeyen pek çok fırsat; değer, bu ülkelerin girişimciliği zorlaştıran koşulları sebebiyle değerlendirilememekte, bir kenara atılmaktadır. bu sebeple bu tip teknolojik araçların ülkemizden çıkmasına bir değer gözüyle bakılmalı ve desteklenmelidir.
    proje eğer desteklenirse cihazı geliştiren firma/kurum/kuruluş cihazı daha farklı alanlarda kullanmak için şevklenir. cihazın bugün mesane olan kullanımı zamanla bütün vücuda uygun olacak şekilde genişletilir. fakat bunun olması için daha fazla personele, daha fazla kâr'a ihtiyaç vardır.
    bu durumun olmasıyla çok pahalı olan tıbbi cihazlardan birisi yerli bir ürünle değiştirilebilir. dolayısıyla daha az para ödenir, yurt dışına para çıkmadığı gibi diğer ülkelere satışı yapılarak girdi sağlanır.
    ayrıca bugün röntgen, mr gibi gibi tıp ile ilgili olarak bildiğimiz cihazlar, belirli bazı değişiklerle tarihi eserleri, fosilleri incelemek için de kullanılmaktadır. nasa ve esa gibi kuruluşların marsı izlemek için kullandığı araçlardan bazıları röntgen cihazı gibi ışınlar göndererek çalışmaktadır.
    bugün bu aracın geliştirilmesi aynı zamanda bu sistemden anlayan daha fazla insan yaratacak, aynı sistemin daha çok alanda kullanılabilmesi ve geliştirilmesi için fırsatlar yaratacaktır.
    o yüzden bu tip basamak taşı olabilecek unsurlara, gelişmiş medeniyetlerin birçok faydalı unsurun zamanla yığılması ile oluşabileceği düşünülerek sahip çıkılmalıdır.