şükela:  tümü | bugün
  • hipertiroidi hastalarının bu hastalıktan kurtulmaları için cerrahi müdahale dışındaki tek yol.

    hastalara, tatsız ve kokusuz olan, radyoaktif iyot içeren bir sıvı içirilir. bu sıvı hastahanede, kurşun plakalarla kaplı bir odada hazırlanır ve yine böyle bir odada içirilir.

    ardından bu iyotlar vücuttaki tüm organları es geçerek tiroit bezine ulaşır ve burada, gereğinden fazla büyük ve etkin olan tiroit bezlerinin içinde kalır. böylece, iyot atomlarının yaydığı gamma ve beta ışınları tiroit hücrelerini yok etmeye başlar ve büyük olan tiroit bezi küçülür.

    bu tedaviye başlayanlar birkaç gün tek başlarına yatmalı, ayrı çatal & bıçak kullanmalı, hamile kadınlara ve bebeklere pek yaklaşmamalıdır.

    ayrıca hipertiroidi ile tiroit kanseri vakalarında kullanılan dozlar oldukça fazladır. hipertiroidi de düşük yoğunluklu bir tedavi uygulanırken tiroit kanserinde, radyoaktif iyot hastaya adeta pompalanır. bu sebepten dolayı tiroit kanseri hastaları atom tedavisinden sonra birkaç gün boyunca kurşun kaplı özel odalarda istirahat eder.

    tedaviden çok sonra gelen edit:

    evet, bazen gerektiğinden fazla küçülebiliyormuş tiroit bezleri. yani hipertiroitten kaçarken hipotiroid'e yakalanmak içten bile değilmiş.
  • tiroid kanseri teşhisi konulması durumunda ameliyat sonrasında yüksek bir olasılıkla göreceğiniz tedavidir. ameliyatta kalan tiroid dokularını işlevsiz hale getirmek için uygulanır. tedavi öncesinde atomun dokular tarafından arzu edilen düzeyde yakalanabilmesi için iyot diyeti uygulanır. diyet gereği doktorunuzun vereceği listeye göre iyotlu olduğu bilinen besin, ilaç vs. nelerin tüketilmemesi gerektiği belirtilmiştir ve arta kalan kısmen sağlıklı denebilecek şekilde beslenmeniz gerekir. her bünye bu kadar sağlıklı beslenmeyi kaldırmaz, sıkıntılı bir süreçtir. tabi ki çok daha sıkıntılı nice hastalıkları da göz önünde bulundurduğumuzda çok da gözünüzde büyütmemeniz gerekir.
  • gebelik sırasında uygulanmıyor. bu nedenle, tedaviden 48 saat önce gebelik testi yapılmalı ve tedavi uygulandıktan sonra da 6 ay gebe kalınmamalı.
  • yaklaşık 3 hafta önce benim de aldığım tedavi. tiroidimin ürettiği nodülcüğü kontrol amaçlı gittiğim hastanede tamamen tesadüfen öğrendim. rai *tedavisi total tiroidektomi ve boyun diseksiyonu operasyonu da dahil olmak üzere başlayan serüvenin belki de en acısız, sancısız ve basit olanı. elbette 2 gün bir insan evladı görmemek insanı psikolojik olarak yıpratıyor ama sabırlı olarak geçici ne de olsa mantığı ile hareket etmek işi kolaylaştırır.
    tedavi şu şekilde cereyan eder:
    efendim öncelikle sizin için hazırlanan kurşun kaplı odaya 3 farklı kapı geçtikten sonra hemşire hanımla birlikte girersiniz. hemşire hanımefendi size yatağın nasıl ayarlandığını, acil durumda nasıl irtibata geçileceğini ve her gün en az iki defa duş almanız gerektiğini anlatır. ayrıca tükürük bezlerinde minimum etkilenme olması için bol limon ve sıvı tüketilmesi gerektiğini söyler. biraz bekledikten sonra nükleer tıp görevlisi elinde termosa benzer kurşun kapla gelir ve hapı yutturur. 1 saat içinde bir şey yenilmemesi söylenir. sadece su içilir. zaten hiç bir şey hissetmezsiniz. ben havai fişek gösterisi falan yapabileceğimi sanmıştım ama olmadı. * boyun bölgesinde bir hareketlenme olduğunu yaklaşık 3-4 saat sonra hafif acı hissi duyarak anladım. yemek konusunda çok şanslı olduğunuzu söyleyemeyeceğim. tamamen tuzsuz yemekler ile birlikte bol limon ve elma gelir. zaten bu tedavi için belli bir süre yaptığınız iyot diyetinin üzerine altın vuruşu hastane yemekhanesi yapar ve suda haşladıkları tavuğu tatsız çorbayla birlikte servis ederler. odadan iki günün sonunda ilk dışarı çıktığımda kendimi oğlu tarafından 8 zindan kapısı geçildikten sonra kurtarılan battal gazi gibi hissettim. yaydığım radyasyon miktarı ölçüldü ve vücut taramasına alındım. yaklaşık 20 dk. süren taramadan sonra nükleer tıp doktorum tarafından tutulumun boyun bölgesinde yoğunlaştığını ama ağızda, tükürük bezlerinde ve az da olsa mesanede de olduğunu ve tam sonucu öğrenmek için bir hafta sonra tekrar gelmem gerektiğini öğrendim. bir hafta sonraki taramada radyoaktif maddenin tamamen boyun bölgesinde olduğunu ve bu maddenin kalan hücresel tiroid dokusunu parçalayacağından bahsetti. 6 ay sonrası için tekrar taramaya gireceğimi de ekledi. fakat o konuşmanın benim için en önemli tarafı iyot diyetinin tamamen bitmiş olmasıydı. ömür boyu kullanacağım levotironun dozlarını belirleyip 1.5 ay sonra kan tahlili yaptırmam gerektiğini öğrendikten sonra hani kuşlar ağaçlar modunda hastaneden çıktım.
  • tiroid kanseri ya da bazı tiroid fonksiyon bozukluklarının tedavisi için uygulanır. iiab sonrası tiroid kanseri olduğunuz tespit edildikten sonra tiroidin tamamıyla birlikte komşu lenflerde bir şüphe görünüyorsa oradan da bir kısım lenf çıkarılabilir. bende öyle oldu. çok şükür ki metastaz yoktu.

    ameliyattan 35 gün kadar sonrası için radyoiyot tedavisi planlanıyor. radyoiyot alıp almamanız ameliyat sonrası patoloji raporuna göre değişen bir şey. tümör boyutu ya da tümör küçük ama invazyon benzeri bir durumun oluşması vs. benim tümörüm 1 cm den küçük ama tiroid kapsülüne invazyon yaptığı için alacağım. 35 günün son 15 günü iyot diyetine girmeniz gerekir ki işte bu aşamada ne yiyeceğinizi şaşırırsınız. zaten moral olarak kötü olduğunuz bu dönemde tedavinin faydasını arttırmak için iyotsuz beslenmek eh haliyle pek kolay olmuyor. çünkü bu iyot denen madde neredeyse her besinin içine çöreklenmiş :/ yine de çekilmeyecek kadar büyük bir sıkıntı değil.

    yememeniz gerekenler için belli başlı bazı bilgiler verilir ama bu durum listede olmayan her şeyi serbestçe yiyebilirsiniz anlamına gelmiyor. zaten yiyebilecekleriniz sınırlı onları da en aza indirgeyerek yiyorsunuz. iyotlu tuz, süt ve süt ürünleri, deniz ürünleri, hazır gıdalar, dışarı yemekleri, bazi ilaç ve vitaminler yasakların başını çekiyor.
  • gun itibariyle malum hapi yuttum. su an yutkunmada hafif problem yasiyorum ve biraz da midem bulaniyor. kusmamak onemli oldugu icin eger basta mideniz bulaniyorsa doktorlara soyleyip size mide bulantisi icin ilac vermelerini isteyebilirsiniz. 125 mci aldim ben, yarin aksam cikacagim hastaneden ve 1 aylik tecrit donemime girecegim.
  • alinan radyasyonun derecesi ile bilgi vermem gerekirse soyle; gecenlerde sintigrafi icin nukleer tipa gittigimde icerideki radyoaktif bekleme salonunda benim gibi farkli farkli dozlarda tedavi almis insanlar vardi. konusuyoruz oyle aramizda. biri telefon konusurken telefonun cok isinip eline yapistigini soyledi, digerinin de yuzunu yakmis. ben de evde dusunuyorum bu telefon boyle isinmiyordu hayirdir diye. o yuzden alinan doz ve olay cok tehlikeli. doktorlar ne diyorsa yapilmasi gerek en kisa surede vucuttan atmak icin.

    bir de bu tedaviyi alan hastalara 1 ay insan icine karisma diyorlar. radyasyonun insanlara zarar vermemesi adina. bizim cehalet yuvasi teyzelerden biri iftar yemegine katildigini anlatiyordu orada. ben boyle curet boyle vebal gormedim. nasil odeyecek o kadar insana maruz biraktigi seyi? doktorun dedigi hicbir seyi dinlemedin, verdigi brosuru okumadin ve gotu basi sallaya sallaya iftara gidiyorsun. cahilde curet aranmiyor gerci.
  • radyoaktif maddeden tespih yapan çocuğu okuyunca aklıma gelen tedavi.

    radyasyon elle tutulmaz, yenilmez bişe olduğu için çomarlara izolasyonun önemini anlatamazsın. anlatırsın da, bir kulağından girer öbür kulağından veya g.tünden çıkar. içinde "ya ne olacak amg" der. sonra çıkar, her türlü ortama karışır, çocuklara, gebelere, herkese radyasyonu verir. ghoul gibi dolanır ortada.
  • halk dilinde atom tedavisi

    5 cm boyutundaki, biyopsi sonucu temiz nodülü olan hipertiroid sorunum nedeni ile önümüzdeki pazartesi günü bana da yapılacak bu uygulama. devlet hastanesindeki endokrin doktorumun "ameliyat olacaksın" ısrarı ile yaptığım araştırmalarda keşfettim bu yöntemi. hemen doktorumla paylaştım. "hayır ameliyat olacaksın" ısrarı devam etti. doktorum konuşmayı pek sevmezdi.

    ameliyat deyince adettendir. sorunu başka doktorlarla paylaşmak ve aynı sonuç mu yoksa atom tedavisi mi önereceklerini öğrenmek, merakımı gidermek amacı le izmir medical park hastanesi'ndeki endokrin doktoruna gittim. o ana kadar yaptırdığım tüm tetkikleri gösterdim. önce aç sonra tok karnına 2 tahlil yaptırdı. şekerim de biraz yüksekti çünkü. adam 1 saat boyunca bana durumumu anlattı, sorularımı yanıtladı. sonuç olarak ameliyat olmama gerek olmadığını, atom tedavisi ile yüksek bir başarı oranı ile tedavi olabileceğimi söyledi ama t3 ve t4 değerlerim biraz yüksek olduğu için 1 ay süre ile tirodi ilacımın günlük dozunu 2 katına çıkardı. 1 ay sonra tekrar gittim. bu kez t3 ve t4 değerlerim normal seviyenin altına düşmüştü. bunun normal olduğunu söyledi ve tiroid ilacımı yarı doza düşürdü. atom tedavisi için süreci başlatabileceğini, kararın bende olduğunu söyledi. doktor öyle güven veren bir doktor ki tereddütsüz kabul ettim ve süreci başlattım.

    beni nükleer tıp uzmanına yolladı. oradaki doktor da son derece ilgili, her şeyi anlatan, her soruma cevap veren bir doktordu. 1 aya yakın sürecek olan, bol yasaklı bir diyet süreci başlattı. tuz evet zaten yasak... çay, kahve, süt, peynir, domates ve türevleri, kalın yapraklı sebzeler ile başlayan bir sürü yasaklı yiyecek... of ki ne of. yiyecek bir şey kalmamıştı.

    uyguladım bu diyeti ama müthiş zor bir süreçti. sürekli evde olsam çok sıkıntı yoktu. bir şekilde yiyecek uygun bir şey bulunurdu ama sürekli seyahat edip yemeğimi çoğunlukla dışarıda yemek zorunda olduğum için neredeyse hep aç kaldım.. domatesin ne kadar muhteşem bir sebze olduğunu keşfettim. neredeyse her yemekte var bu... günlerce, serbest olan sade et ve tavuk eti yemek zorunda kaldım. bazen bunları da bulmakta zorluk çektim.

    sürecin tamamlanmasına az kaldı. 2 gün sonra nükleer hapı yutup 5 gün tecrit sürecinden sonra artık atomun etkisini bekleyeceğim. umarım o yüksek başarı oranı beni de içerisine alır.

    atom sonrası editi: uygulamanın üzerinden 2 ay geçti. son tahlillerimde sadece t4 değeri normalin biraz altındaydı. t3 ve tsh değerlerim normal seviyede. doktorum tiroid ilacımı günde 1 den günde yarıma düşürdü ve "atom tedavinizin başarılı olduğunu söyleyebiliriz." dedi.

    atom sonrası editi 2: uygulamanın üzerinden 4 ay geçti. son tahlillerimde bütün değerlerim normal çıktı ve artık ilaç kullanmıyorum. tedavi başarı ile sonuçlandı.
  • mekanizması tiroidin iyotu diğer dokulara göre daha yoğun olarak tutmasına dayanır. verilecek iyot miktarı öyle bir ayarlanır ki diğer dokular iyot tutarken alacakları doz minimumda tutulurken tiroid işe yarayacak miktarda tutar.

    benzer bir teknik de kemik strontium'u diğer dokulara göre daha iyi tuttuğu için kemik kanserlerinde kullanılır.

    alınan her doz tehlike arz eder. yalnız günlük hayatta da doğadan deli gibi radyasyon alıyoruz ama bu kabul edilebilir dozdadır ama yine de etkisi vardır. bu tedaviler ile çevrenize ışıyacağınız doz yüksek değildir. yine de çok az bile olsa bir risktir ve doktorlar bu riskten dolayı uyarır. gelin görün ki bu tip tedavileri alan kişilere radyoaktif atık muamelesi yapmanızı gerektirecek bir tehlike yok. sonuçta sizin yanınızda 15 dakika duracak insana çok büyük tehlike arz edecek dozda iyot izotopunu vücuda alsanız canlıyken çürümeye başlarsınız.

    peşinen not: bu tip yazılar yazdığımda genellikle bana "çok biliyorsun tabiee" diye mesajlar gelir. evet, çok biliyorum.

    edit: imlâ