şükela:  tümü | bugün
  • osmanbey deki verdil dil kursunun karisi vera ile birlikte sahibidir. ayni zamanda bu kursta ispanyolca dersleri de verilir. eski bir italyan kultur hocasidir.
  • italyan kültür merkezi'nce tavsiye edilen sözlüğün yazarı olan kişi. ayrıca adını ralfi sanmaktaydım ben.
  • halen en kaliteli italyanca - turkce sozlugun yazaridir kendisi.

    ve yine ayni sozlugun onsozunde, sozlugun turkce - italyanca hali uzerinde de calistigindan bahsetmis ve bizi mutlu etmistir.
    zira fono nun ve diger sacma firmalarin sozlukleri cok kalitesiz.
  • içerik olarak en iyi italyanca-türkçe sözlüğü yazmış yazar. lakin, bu sözlüğün basımı da o kadar kalitesizdir ki, kullana kullana 2 ayda dağılır gider bu güzel eser. üzülür insan.
  • istanbul üniversitesi italyan dili ve edebiyatı'nın adı neredeyse bölüm ile birlikte anılan hocası.
    kendisinden geçemediğiniz müddetçe sınıf geçmenin sizin için hayal olması, hakkındaki dedikoduları bir hayli körüklese dahi, esasında ziyadesiyle adaletli sınav sistemi ve öğrencileriyle olan sıcak ilişkisi bölüme girilmeden evvel duyulmuş olanları çürütür nitelikte. tabi native speaker olan hocalarınızdan aldığınız notlar 80 civarlarında seyreder iken raffi demiryan'dan aldığınız derslerin notlarının 50-60 arasında seyretmek zorunda oluşu şu sarfettiğim cümlelerin ardından kulağa biraz ironik gelse de kendisi dahi 65'i iyi bir not olarak betimlemektedir. bu noktada curve hayat kurtarır zira her daim 5, 10 alanlar olacaktır bu sınavlardan.
    bunun dışında da arada sinemada ve televizyonda da kendisine rastlayabilirsiniz. "o.. çocukları" isimli filmde italya konsolosunu oynadığına dair rivayetler dolanmakta olup, geçtiğimiz haftalarda da bir kadın bir erkekte italyanca hocasını canlandırdığı, aynı dizinin önümüzdeki haftalarında da yine bir büyükelçiyi canlandıracağı tarafımca bilinmekte.
  • italyancayı sevme nedenim olan kurs hocam
  • "zigstematik çalışmessanız olmez. olmez ya!" atasözünün sahibi.
  • cok saglam italyanca-turkce sozlugu bulunan, öğrencileriyle iletisimi harikulade, kendine has konusma tarziyla dunya tatlisi bir italyanca hocasidir.
  • şu an kendisi italyan kültür merkezi'nde ders vermeye devam etmektedir. benim kendisini tanıma hikayem çok farklı olsa da hem hoca olarak hem de insan olarak çok iyidir. tam bir sene boyunca bekledim raffi ilk kuru alsın diye ve beklediğime değdi. kendisi derste inanılmaz bir enerjiye sahiptir. hani bıraksak 5-6 saat daha anlatır aynı konuyu. biraz fazla ödev verir ama kesinlikle işe yarar bu ödevler. çünkü ödevleri yapa yapa kafama kazınıyor desem yeridir.

    bu arada kendi yayınevini kurararak tekrardan kitap yazmaya başladı. şu an başlangıç kurları için bir hikaye kitabı yazdı. eğer sipariş vermek istiyorsanız link burada.

    şimdilerde bir gramer kitabı yazmaya başladı. tamamlandıktan sonra tekrardan editleyeceğim.

    iyi ki seni tanımışım raffi hocam. pandayla beraber hep mutlu olun.
  • başlamadan önce, yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermemek adına şunu üzerine basarak belirtmek isterim: bu yazı istanbul italyan kültür merkezi’ndeki diğer hocalara bir eleştiri niteliğinde değildir asla. buradaki amacım, tamamen raffi demiryan’ın kendine has tarzını vurgulamak.

    hayatta en çok 2 alanda inisiyatifin önemine inandım: askerlik ve eğitim. mareşal emmanuel de grouchy, waterloo savaşında, yalnız kendisinin değil, napoleon’un ve aslında koca bir ulusun da yazgısını değiştirdi. napoleon’a, imkânı olduğu halde vaktinde yardıma gitmek yerine, kendisine daha önceden verilmiş olan, prusyalıları takip etme emrini kati bir şekilde uygulamayı seçti, son ana dek bu inadından vazgeçmedi ve sonuçta kaybetti.

    yarbay mustafa kemal, arıburnu’na çıkarma yapan anzak askerlerine karşı, çekilmekte olan türk askerlerine mevzi aldırdı. bu manevra karşısında karşı tarafın da mevzi alması sağlandı ve 57. alay öncü bölüğünün, conkbayırı’na ulaşması için gereken süre kazanılmış oldu. bu, çanakkale savaşının dönüm noktasıydı. zweig’in nefis deyişiyle; "savaş sırasında kurallarla alay eden, klasik savaş yöntemlerinin yerine kendi buluşlarını uygulayan dehalar her zaman görülmüştür. "

    raffi ile tanışmam da tamamen bir tesadüf eseridir. 2007’nin sonu ve 2008’in başlangıç kısmında italyanca öğrenmeye çalışıp, o dönemki çeşitli koşullar nedeniyle yarıda bırakmış bir kursiyer olarak, 2015'in başında italyan kültür merkezi’ne giderken, nasıl bir hocayla ve yöntemle karşılaşacağımı elbette bilmiyordum. talih, belki de bu kez şanslı bir oyun oynamıştı bana.

    insanlar, çok değerli olan vakitlerini harcayarak, kurslara belli bir konuda bir takım bilgiler edinmek için giderler. öğrencisine bir şeyler vermek için çırpınan, klasik yöntemlerin, alışılmışın tamamen dışında bir yerlerde duran raffi’yi ve derslerini, bu yüzden başlangıçtan itibaren giderek daha çok sevmeye başladım. henüz birinci kurda, riflessivi öğretti mesela, diğerleri come ti chiami, di dove sei ile haftalarca cebelleşirken, kurun sonuna geldiğimizde dişe dokunur, işe yarayabilecek, günlük hayatta kullanılabilecek cümleler kurabiliyorduk.

    bu yüzdendir ki, 3-4 aylık italyancamla gittiğim italya’da, zaten ingilizceleri yerlerde sürünen italyanlarla, biraz da mecburen italyanca anlaşmaya çalışmak durumunda kaldım. fakat ilginçtir, konuşurken bir paolo maldini olmadığım kesin ama çok kısıtlı bir sürede raffi’nin verdiği italyanca kabul gördü, bilhassa konuşma kısmında hiç sırıtmadı. hatta bu 3-4 aylık süre zarfında, non devo svegliarmi presto domani mattina tarzı cümleler kurabilmeme onlar da şaşırdılar. taramalı tüfek gibi konuşulanların çoğunu anlayamasam da, raffi, etkisini kısacık bir zaman diliminde dahi göstermişti.

    gerekli gördüğü yerde, kur müfredatında olmayan konuları anlattı, çünkü eğitim-öğretimde anlam bütünlüğü olduğuna inanıyordu raffi. ingilizceyi kurslarda öğrenmiş biri olarak, koca bir ülkenin neden ingilizce/yabancı dil öğrenemediğini çok daha iyi anladım. italyanca konuşmak gibi bir saplantısı yoktu bir defa. yeri geldikçe, sonraki kurlarda öğrenilecek bir kavramı/konuyu bunun şimdi sırası değil diyerek geçiştirmedi, kıyısından da olsa anlattı. ve bu, sonra göreceğimiz birçok şeyi daha rahat kavramamıza, en azından tanımamıza yardımcı oldu.

    ödevler verdi. daha ilk derste; “ben biraz fazla ödev veririm yalnız.” diye uyardı. dediğini de yaptı, her hafta, üstelik sayfalarca ödev verdi. yetmedi, derslerde, öğrendiğimiz konuları içeren sayfalarca alıştırma çözdürdü. bir süre sonra fark ettik ki, bize istanbul üniversitesi italyan dili ve edebiyatı bölümünde okuyan öğrencilerin sorularını getiriyor. hatta kimisinde, ileri seviye italyanca notları göze çarpıyor... ve yine fark ettik ki, şaka maka, oldukça fazla şeyi, fark etmeksizin öğrenmişiz. dersler yorucu ama bir o kadar akıcı ve zevkli geçti. zamanın nasıl geçtiğini, dersin nasıl sona erdiğini anlayamadık. ezcümle, biz raffi’yi çok sevdik.

    ilk kez tanışacaklar için şunu söyleyebilirim; hızına ayak uyduramaz, hele hele çalışmaz, ödevleri yapmazsanız tutunamazsınız. laylaylom modunda takılıp, arada bir uğrayıp, çok ders kaçırırsanız yetişemezsiniz. böyle yapanların çoğu, kendiliğinden bırakır zaten. ama kursa gidiş amacınız öğrenmekse, gerçekten bir şeyler öğrenmekse ve bunun için esaslı bir mücadeleye hazırsanız, raffi ile geçen her an dolu doludur, öğrettikleri yalnızca gramer değil günlük hayatın ta kendisidir diyebilirim. bir ders düşünün ki; ristretto, lungo, espresso yapımı ve bunların günlük hayatta italyanlar için ne ifade ettiği de tartışılıyor/anlatılıyor olsun.

    bu yüzden italyan kültür merkezi’ndeki hocalar basitçe ikiye ayrılır: raffi ve diğerleri. amici per la pelle isminde bir kitabı vardır. ilgilenenler için mutlaka tavsiye ederim. sadece bu kitabı okuyup çalışırsanız bile rahatlıkla birçok şey, gündelik kullanım kalıpları öğrenebilirsiniz. gramer ağırlıklı öğretim yaptığı nedeniyle eleştirenleri, kepaze kapalıçarşı esnafı ingilizcesiyle başbaşa bırakıyorum.

    uzun yıllar önce, ta ortaokuldayken, ortodonti tedavisi kapsamında, dişlerime tel takılması için mustafa ülgen'e gittiğimde söyledikleri hala aklımdan çıkmaz: "bu tedaviye başlayacağız ama dişine takılan telden ziyade senin ağız ve diş bakımın çok daha önemli." demişti. dişler düzelip teller çıktığında da eklemişti: "bu başarının yüzde 70'i senin, geri kalan yüzde 30'u benim."

    ancak ben, şöyle bitirmek istiyorum: bugüne bugün italyanca bir şeyler öğrendiysem, kendi çabamdan ziyade daha çok kendisi sayesindedir.

    sono molto contento di conoscerti. grazie mille raffi!

    raffi demiryan